Muğla’da Sahilde Gölge Bile Parayla

Muğla’da Sahilde Gölge Bile Parayla
Muğla’nın Fethiye ilçesinde sahilde yaşandığı öne sürülen şemsiye ücreti tartışması, “Bu kadarına da pes” dedirtti. Şezlong kullanmadığını, şemsiyenin altında oturmadığını söyleyen tatilciden, bu kez şemsiyenin gölgesinden faydalandığı gerekçesiyle ücret istendiği iddiası gündeme bomba gibi düştü.

Tatilcinin anlattığına göre olay, Fethiye’de bir sahilde meydana geldi. Sahilde bulunan vatandaş, şezlong kullanmadığını ve şemsiyenin altında oturmadığını belirterek kendisinden şemsiye ücreti istenmesine tepki gösterdi.
Ancak iddiaya göre görevlinin gerekçesi daha da şaşırtıcıydı.
Vatandaşın, görevliye “Biz altında mıyız şemsiyenin?” diye sorduğu, görevlinin ise “Gölgesinde oturuyorsunuz” yanıtını verdiği öne sürüldü.
Bu cevap karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen vatandaş, yaşanan tartışmayı şöyle anlattı:
“Şemsiye yüzünden kavga ettim. Şemsiye parası istediğini söyledi. Şezlongda falan da oturmadık, kim oturduysa ondan isteyin dedim.”
Vatandaş, görevlinin şemsiyenin gölgesinden yararlanıldığı gerekçesiyle ücret talep ettiğini öne sürerek, uygulamaya “Saçmalığa baksana ya” sözleriyle tepki gösterdi.

“GÖLGESİNDEN FAYDALANMAK DA MI ÜCRETLİ?”

Olayın kamuoyuna yansımasıyla birlikte tartışmanın merkezine tek bir soru oturdu:
Şemsiyenin altında oturmak ücretliyse anlaşıldı da, gölgesinden faydalanmak da ücretli mi?
Sahillerde şemsiye ve şezlong hizmetleri karşılığında ücret alınması, mevzuata uygun koşullarda mümkün olabiliyor. Danıştay kararlarında da şezlong ve şemsiye gibi hizmetlerin belirli şartlarla ücret karşılığında sunulabileceğine ilişkin değerlendirmeler bulunuyor.
Ancak Anayasa’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altında ve herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık alanlar** olarak kabul ediliyor. Danıştay kararlarında da bu temel ilkeye açıkça vurgu yapılıyor.
Danıştay'ın geçmiş kararlarında, kıyılardaki şemsiye ve şezlong uygulamalarının kamu hizmeti ve mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, kıyıların vatandaşların kullanımını engelleyecek veya sınırlandıracak şekilde özel kullanıma bırakılmasının ise hukuki tartışma konusu olabileceği ortaya konuluyor.

KAMUNUN ORTAK ALANI, ÖZEL ÜCRET TARTIŞMASI
Kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması ilkesi, yıllardır Türkiye’de sahillerdeki işletmelerle vatandaşlar arasında yaşanan tartışmaların da temelini oluşturuyor.
Danıştay'ın kararlarında, kıyının tamamının her noktada ve her koşulda ücretsiz kullanılması gerektiği şeklinde mutlak bir yaklaşım yerine, kıyıdaki hizmetlerin mevzuata uygun biçimde sunulması ve vatandaşların eşit yararlanma hakkının korunması gerektiği vurgulanıyor.
Bu nedenle Fethiye'de yaşandığı öne sürülen olayda asıl tartışma, yalnızca “şemsiye ücreti” değil; vatandaşın hangi hizmet karşılığında ücret ödemek zorunda bırakıldığı ve ücret talebinin hangi hukuki veya işletmesel düzenlemeye dayandığı sorusu.
Eğer iddia edildiği gibi vatandaş şezlong kullanmadan, şemsiyenin altına oturmadan yalnızca doğal olarak oluşan gölgeden faydalandığı için ücret talebiyle karşı karşıya kaldıysa, olay sosyal medyada olduğu kadar hukuki açıdan da tartışılmaya aday.

“GÖLGE VERGİSİ” Mİ GELDİ?
Fethiye’deki iddia sosyal medyada da yeni bir tartışmanın fitilini ateşleyebilecek nitelikte.
Tatilcilerin en temel beklentisi ise açık:
Denize girmek için ücret ödemek istemeyen vatandaşın önüne bu kez “gölge” faturası çıkarılmasın.
Şemsiyenin altında oturmak ücretli olabilir mi?
Mevzuata uygun bir hizmet sunuluyorsa evet.
Peki hiçbir hizmet almadan yalnızca şemsiyenin oluşturduğu gölgeden yararlanmak için ücret istenebilir mi?
İşte Fethiye'de yaşandığı öne sürülen olayın en çok tartışılacak noktası da tam olarak burası.

Bu haber toplam 104 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.