Milas'taki Acele Kamulaştırma Davalarında Kritik Karar: Mahkeme Tüm Yargılamaları Durdurdu

Milas'taki Acele Kamulaştırma Davalarında Kritik Karar: Mahkeme Tüm Yargılamaları Durdurdu
Muğla'nın Milas ilçesinde acele kamulaştırma kapsamında açılan davalarda dikkat çeken bir yargı kararı alındı. Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda açılan tüm acele kamulaştırma dosyalarında, Danıştay'da devam eden iptal davalarının sonucunun beklenmesine karar verdi.

10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Milas'ta bulunan 679 taşınmaz hakkında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında acele kamulaştırma kararı verilmişti. Kararın iptali istemiyle taşınmaz sahipleri tarafından Danıştay 6. Dairesi'nde 96 ayrı dava açılırken, Danıştay bu davalarda yürütmenin durdurulmasına hükmetmişti.
Öte yandan idare, acele kamulaştırma kararına dayanarak Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bedel tespiti ve el koyma davalarını sürdürmüştü. Böylece aynı işleme ilişkin idari ve adli yargı süreçleri eş zamanlı olarak devam etmişti.

Mahkeme, 2026/5 D.İş ile 2026/680 D.İş arasındaki tüm dosyalarda, Danıştay'da görülen iptal davalarının sonucunu "bekletici mesele" kabul ederek yargılamaların durdurulmasına karar verdi. Kararda, yalnızca dava açılmış olmasının değil, Danıştay'daki iptal davalarının kesinleşmesinin beklenmesi gereken hukuki bir ön sorun olduğu vurgulandı.

Kararın dayanağını ise Anayasa Mahkemesi'nin 25 Aralık 2024 tarihli iptal kararı oluşturdu. Anayasa Mahkemesi, Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesindeki, idari yargıda açılan iptal davalarının acele kamulaştırma süreçlerini etkilemesini engelleyen düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi de bu iptal kararını dikkate alarak, Danıştay'da görülen iptal davalarının acele kamulaştırma dosyalarının hukuki dayanağını doğrudan etkileyeceğine hükmetti. Bu nedenle Danıştay'ın vereceği kesin kararın beklenmesine karar verildi.

Kararla birlikte, Danıştay'ın acele kamulaştırma kararına ilişkin vereceği nihai hükmün yalnızca idari işlemin değil, bedel tespiti ve el koyma davalarının da seyrini belirleyeceği değerlendiriliyor.
Konuya ilişkin ortak açıklama yapan avukatlar Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca, kararın yalnızca Milas'taki dosyalar açısından değil, Türkiye genelindeki benzer acele kamulaştırma uyuşmazlıkları bakımından da emsal niteliği taşıyabileceğini belirtti. Açıklamada, kararın mülkiyet hakkının korunması, hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma güvenceleri açısından önemli bir hukuki gelişme olduğu ifade edildi.

Bu haber toplam 102 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.