Coşkun Çatalkaya: “Afetler Kader Değil, Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilcisi Coşkun Çatalkaya, 13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında yaptığı açıklamada, afetlere karşı dirençli kentler oluşturulmasının önemine dikkat çekti. 2026 yılı temasının “Dirençlilik Evde Başlar” olduğunu hatırlatan Çatalkaya, afet risklerinin azaltılmasında güvenli konutların, bilimsel planlamanın ve kamusal sorumluluğun öncelikli olması gerektiğini belirtti.
“Afetler Doğal Olaylardır Ancak Yıkım Kaçınılmaz Değildir”
Afetlerin yalnızca doğa olaylarının sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Çatalkaya, yanlış yer seçimi, denetimsiz yapılaşma, bilimsel verileri dikkate almayan planlama kararları ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin afetlerin yıkıcı etkilerini artırdığını kaydetti.
Türkiye’nin deprem, heyelan, kaya düşmesi, sel, taşkın, çökme ve obruk oluşumu gibi çeşitli jeolojik ve doğal tehlikelerle karşı karşıya olduğunu belirten Çatalkaya, temel sorunun tehlikelerin bilinmemesi değil, bilimsel bilgi ve mühendislik birikiminin planlama, uygulama ve denetim süreçlerine yeterince yansıtılmaması olduğunu vurguladı.
6 Şubat 2023 depremlerinin afet risklerini azaltmaya yönelik politikalardaki eksiklikleri ortaya koyduğunu ifade eden Çatalkaya, afetlerden sonra yaşanan can kayıplarının ve yıkımların normalleştirilmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Afet Risklerini Azaltacak Düzenlemeler Hayata Geçirilmeli”
Açıklamasında yasal düzenlemelerin önemine de değinen Çatalkaya, afet risklerinin azaltılmasını kapsayan bir Afet Risk Azaltılması Kanunu ile diri faylar üzerindeki yapılaşmayı düzenleyecek bir Fay Yasası çıkarılması gerektiğini belirtti. Afet yönetimine ilişkin kurumsal yapılanmanın da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çatalkaya, risk azaltma politikalarının afet sonrası müdahale anlayışının önüne geçirilmesi çağrısında bulundu.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının rant ve yapı yoğunluğunu artırmak yerine güvenli yerleşim alanları oluşturmayı hedeflemesi gerektiğini kaydeden Çatalkaya, zemin özellikleri ve jeolojik tehlikelerin dikkate alınmasının yanı sıra güvenli barınma hakkının tüm yurttaşlar için güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Muğla İçin Afet Risklerini Azaltma Çağrısı
Muğla’da afet yönetiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çatalkaya, özellikle Muğla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Daire Başkanlığının afet öncesinde risk azaltma, afet sırasında müdahale ve afet sonrasında iyileştirme süreçlerini kapsayacak şekilde yapılandırılması gerektiğini ifade etti.
Bu yapılanmanın il genelindeki ilçe belediyelerine de örnek oluşturabileceğini belirten Çatalkaya, afet risklerinin azaltılması ve afet sonrası planlama çalışmalarında kamu kurumları, meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin önemine dikkat çekti.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilciliği olarak bu çalışmalara her türlü bilimsel ve teknik desteği sunmaya, mesleki tecrübelerini kamu yararına kullanmaya hazır olduklarını belirten Çatalkaya, afetlere hazırlığın ortak sorumluluk olduğunu kaydetti.
Zemin Etütlerinin Yerinde Denetlenmesi İstendi
Çatalkaya, AFAD tarafından hazırlanan Muğla İl Risk Azaltma Planı’nın (2027-2031) içeriğine ilişkin taleplerini de dile getirdi. Mevcut yapı üretim süreçlerinde hazırlanan zemin ve temel etüt raporlarının güvenilirliğinin artırılması gerektiğini belirten Çatalkaya, yapı denetimi mevzuatındaki eksikliklerden kaynaklanan sorunların giderilmesini istedi.
Zemin sondajları ve jeofizik çalışmaların yerinde denetlenmesini esas alan uygulamaların ilgili meslek odalarının desteğiyle acilen hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Çatalkaya, bu düzenlemenin Muğla İl Risk Azaltma Planı’nda bir acil eylem maddesi olarak yer alması çağrısında bulundu.
“Güvenli Yaşam Hakkı Kamusal Sorumluluktur”
Afetlere dirençli kentlerin afet sonrasında verilen sözlerle değil, afet öncesinde bilim ve mühendislik rehberliğinde alınan kararlarla oluşturulabileceğini vurgulayan Çatalkaya, yetkilileri afet risklerini azaltmayı ertelenebilir bir harcama değil, yaşamsal bir kamu yatırımı olarak görmeye davet etti.
Çatalkaya, açıklamasını “Afetler kader değildir! Güvenli yaşam hakkı kamusal sorumluluktur” sözleriyle tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.