Eğitim Sen’den Okullar Açılmadan Dikkat Çeken Uyarı: “Çocukların Eğitim Hakkı Ailelerin Gelirine Bırakılamaz”

Eğitim Sen’den Okullar Açılmadan Dikkat Çeken Uyarı: “Çocukların Eğitim Hakkı Ailelerin Gelirine Bırakılamaz”
Eğitim Sen Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, Şube Yürütme Kurulu adına yaptığı açıklamada 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Enginsu, eğitim sistemindeki yapısal sorunların ve ekonomik krizin derinleştiğini belirterek, “Parasız, kamusal, bilimsel, laik ve demokratik eğitim hakkından vazgeçmeyeceğiz” mesajı verdi.

2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde eğitim sisteminin mevcut durumuna ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, açıklamayı Şube Yürütme Kurulu adına gerçekleştirdi.

Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, milyonlarca öğrenci ve eğitim emekçisinin yeni eğitim yılına ekonomik sorunlar ve eğitim sistemindeki yapısal problemlerle başladığı ifade edildi.

“EĞİTİMİN GERÇEK SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”

Eğitim sisteminin kamusal hizmetlerin tasfiyesi, eğitimin piyasalaştırılması ve eğitim emekçilerinin güvencesizleştirilmesi nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu savunulan açıklamada, okulların fiziki koşulları, hijyen, güvenlik, temizlik ve beslenme gibi temel sorunlarının devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, öğrencilerin okulda ücretsiz ve sağlıklı bir öğüne erişiminin yanı sıra temiz içme suyuna ulaşmasının da temel bir hak olduğu vurgulandı.

Eğitim Sen, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026/70 sayılı Genelgeyi de eleştirerek, Bakanlığın eğitim sisteminin ekonomik, pedagojik ve kamusal sorunlarına çözüm üretmek yerine daha çok biçimsel ve denetimci uygulamalara odaklandığını öne sürdü.

“ÖĞRETMENİN SAYGINLIĞI KIYAFETLE ÖLÇÜLMEZ”

Açıklamada öğretmenlere yönelik önlük ve kılık-kıyafet uygulamalarına da tepki gösterildi. Öğretmenin mesleki saygınlığının kıyafet üzerinden değerlendirilemeyeceği belirtilerek, mesleki özerklik, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşullarının önemine dikkat çekildi.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve Millî Eğitim Akademisi üzerinden alan değişikliğine yönlendirilmesinin de eğitim emekçilerinin çalışma güvencesini etkilediği savunuldu.

Eğitim Sen, plansız öğretmen istihdamı ve norm kadro politikalarından kaynaklanan sorunların sorumluluğunun öğretmenlere yüklenmemesi gerektiğini belirtti.

“EĞİTİM MASRAFLARI VELİLERİN OMUZLARINA BIRAKILAMAZ”

Açıklamanın önemli başlıklarından birini ise velilerin artan eğitim giderleri oluşturdu.

Eğitim Sen'in paylaştığı verilere göre 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlangıcında yalnızca kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, beden eğitimi kıyafeti ve ayakkabı gibi temel giderler dikkate alındığında ilkokul düzeyinde başlangıç maliyeti 6 bin 700 TL ile 9 bin 600 TL, ortaokul düzeyinde 8 bin 800 TL ile 12 bin 700 TL, lise düzeyinde ise 10 bin TL ile 14 bin 700 TL arasında değişiyor.

Bu rakamlara servis, ulaşım, beslenme, kantin, yardımcı kaynaklar ve eğitim yılı içerisinde ortaya çıkabilecek diğer giderlerin dahil olmadığı belirtildi.

Açıklamada, ailelerin gelir düzeyinin çocukların eğitim materyallerine, beslenmesine ve eğitim olanaklarına erişimini belirlemesinin eğitim hakkı açısından ciddi bir sorun oluşturduğu ifade edildi.

“HER ÖĞRENCİYE EN AZ BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK VERİLMELİ”

Eğitim Sen, ekonomik krizin çocukların beslenmesi üzerindeki etkisine de dikkat çekti.

Tüm öğrencilere ayrım gözetilmeksizin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, okul giderlerinin merkezi bütçeden karşılanmaması halinde okulların temizlik, güvenlik, bakım, onarım, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçları için velilerden bağış talep edilmesinin önünün açıldığı savunuldu.

EĞİTİM SEN’DEN MEB’E ÇAĞRI

Eğitim Sen, açıklamasında Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidara yönelik taleplerini de sıraladı.

Sendika tarafından yapılan çağrılarda;

Eğitim emekçilerinin ücretlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması,

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmesi,

Okullara ihtiyaçları oranında doğrudan ve yeterli bütçe ayrılması,

Temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmetler için kadrolu personel istihdam edilmesi,

Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanması,

Temel kırtasiye ve eğitim materyallerinin ücretsiz karşılanması,

Kayıt parası ve zorunlu bağış uygulamalarının sona erdirilmesi,

Servis ve ulaşım giderlerinin kamusal olarak desteklenmesi,

Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çeliştiği savunulan müfredat uygulamalarına son verilmesi,

Öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik müdahalelerin kaldırılması,

Eğitime ayrılan kamu kaynaklarının artırılması

istendi.

“PARASIZ VE KAMUSAL EĞİTİMDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Eğitim Sen Şube Başkanı Nilüfer Enginsu tarafından Şube Yürütme Kurulu adına yapılan açıklamanın sonunda, eğitim hakkının ailelerin ekonomik gücüne bağlı olmaması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, okulların temel ihtiyaçlarının velilerin cebinden değil kamu bütçesinden karşılandığı, öğrencilerin ücretsiz ve nitelikli eğitime erişebildiği, eğitim emekçilerinin ise güvenceli ve insanca çalışma koşullarına sahip olduğu bir eğitim sisteminin mümkün olduğu belirtildi.

Eğitim Sen, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrencilerin eğitim hakkı, velilerin üzerindeki ekonomik yükün azaltılması ve eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve çalışma koşullarının sağlanması için mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

Bu haber toplam 106 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.