Metin Ergun’dan Ekonomi Alarmı: “Türkiye Cari Açık Rekorlarıyla Anılıyor”

Metin Ergun’dan Ekonomi Alarmı: “Türkiye Cari Açık Rekorlarıyla Anılıyor”
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde cari açık verilerine dikkat çekerek iktidarın “ekonomi düzeliyor” söyleminin mevcut rakamlarla örtüşmediğini savundu.

Ergun, Türkiye’nin 2026 yılının ilk çeyreğinde 23,7 milyar dolar cari açık verdiğini belirterek, nisan ayıyla birlikte yılın ilk dört ayındaki toplam cari açığın 29 milyar doları aştığını ifade etti. Bu rakamla birlikte Türkiye’nin 2025 yılının tamamında verdiği yaklaşık 28 milyar dolarlık cari açığın, 2026’da yalnızca dört ay içinde geçildiğini kaydetti.
OECD verilerine göre Türkiye’nin dünyada en fazla cari açık veren ikinci ekonomi konumunda bulunduğunu belirten Ergun, bu tablonun ekonomik açıdan sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Yıl sonuna ilişkin beklentilerin de dikkat çekici olduğunu vurgulayan Ergun, cari açığın 50 milyar doların üzerine çıkabileceği, bazı tahminlere göre ise 62,5 milyar dolara ulaşabileceği öngörülerinin bulunduğunu aktardı.
Cari açığın yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığını ifade eden Ergun, bunun üretim kapasitesi, ithalata bağımlılık ve dış finansman ihtiyacı açısından önemli bir işaret olduğunu belirtti.
Ergun açıklamasında, cari açığın artmasının Türk lirası üzerindeki baskıyı artırdığını, döviz kurundaki yükselişin ise akaryakıt, elektrik, doğal gaz ve gıda fiyatlarına yansıdığını savundu. Yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların gelirlerinin alım gücünün azaldığını ifade etti.
“Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla ilgili eleştirilerini sürdüren Ergun, gelinen noktada Türkiye’de hem yüksek enflasyonun hem yüksek faizin hem de yüksek cari açığın birlikte yaşandığını belirtti.
Türkiye’nin üretim, katma değer ve ihracat odaklı bir ekonomik yapıdan uzaklaştırıldığını öne süren Ergun, ithalata dayalı modelin döviz krizleri karşısında vatandaşların ekonomik yükünü artırdığını söyledi.
Ergun, ekonomi yönetiminin başarısının yalnızca göstergeler veya söylemler üzerinden değil, vatandaşın günlük yaşamındaki refah artışı, alım gücü ve geleceğe dair güvenle ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

Bu haber toplam 83 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.