Muğla’da Eğitim-İş Ve Eğitim Sen’den Okul Güvenliği Açıklaması
14
Muğla’da Eğitim-İş ve Eğitim Sen Muğla şubeleri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde öğrencileri hedef alan ve 11 öğrencinin yaralanmasına neden olan silahlı saldırının ardından Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasında ilk olarak Eğitim-İş Muğla Şube Başkanı Serdar Sargın konuştu. Sargın, öğrencilerin okula giderken silahlı şiddetin ortasında kaldığını belirterek, okulun daha önce güvenlik açısından “1. derece riskli okul” olarak değerlendirilmiş olmasına dikkat çekti.
Sargın, riskli olduğu belirlenen bir okulda gerekli güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığının sorgulanması gerektiğini ifade ederek, yaşananları İçişleri Bakanlığı açısından ciddi bir zafiyet olarak değerlendirdi.
“Protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez”
Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında okullarda yaşanan saldırıların ardından iki aylık yaz tatilinin eksikliklerin giderilmesi ve riskli okullarda gerekli tedbirlerin alınması için değerlendirilebileceğini belirten Sargın, okulların açılmasının ardından yedi bakanlığın güvenlik değerlendirmeleri yapıldığı ve gerekli önlemlerin alındığı yönünde açıklama yaptığını hatırlattı.
Sargın, bu açıklamalardan yaklaşık 15 saat sonra 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının yaşandığını belirterek, “Protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Yaşanan olayın ardından Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların sorumluluklarının sorgulanması gerektiğini savunan Sargın, saldırıyı gerçekleştiren çocuğun eğitim sürecine ilişkin de sorular yöneltti.
“Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir”
Sargın, saldırıyı gerçekleştiren çocuğun daha önce açık liseye geçerek örgün eğitimden koptuğunu, yeniden okula kayıt yaptırmasına rağmen bir hafta boyunca okula gelmediğini belirterek, çocukların eğitimden kopması halinde ilgili kurumların devreye girmesi gerektiğini söyledi.
“Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir” diyen Sargın, çocukların şiddetin faili haline gelmesine kadar geçen süreçte eğitim, sosyal hizmet, sağlık ve güvenlik mekanizmalarının birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.
Sargın, çocukların eğitimden uzaklaşması, sosyal ve psikolojik açıdan risk altında bulunması veya ailelerinin desteğe ihtiyaç duyması halinde ilgili kurumların harekete geçmesi gerektiğini belirterek, “İşte biz buna çocuk güvenliği diyoruz” dedi.
Eğitim-İş’ten yedi bakanlığa çağrı
Eğitim-İş olarak protokole imza atan bakanlıklara sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini soran Sargın, Milli Eğitim Bakanlığına okullardaki rehberlik öğretmeni eksikliğini ve eğitimden uzaklaşan öğrenciler için etkili mekanizmaların neden işletilmediğini sordu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da risk altındaki çocukların olay yaşanmadan önce tespit edilebileceği güçlü bir çocuk koruma sistemi kurulması çağrısında bulunan Sargın, okullar ile sosyal hizmet birimleri arasında etkin bir erken uyarı mekanizmasının oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
İçişleri Bakanlığına ise bireysel silahlanmanın oluşturduğu tehlikeye dikkat çeken Sargın, bir çocuğun silaha ulaşmasına kadar geçen süreçte önleyici mekanizmaların neden sonuç vermediğinin açıklanmasını istedi.
“Güvenli okul yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir”
Okul güvenliğinin yalnızca polisiye tedbirlerle sağlanamayacağını belirten Sargın, yeterli sayıda PDR uzmanı istihdam edilmesi, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarıyla güçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini söyledi.
Sınıfların kalabalıklarının azaltılması, ikili eğitimin sonlandırılması, öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişiminin sağlanması, zorbalık ve sosyal dışlanmayla mücadele programlarının yaygınlaştırılması ve öğrencilerin okula aidiyetini güçlendirecek politikaların uygulanması çağrısında bulundu.
Sargın, “Güvenli okul yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir” diyerek, öğrencinin kendisini ait hissettiği, geleceğine umutla bakabildiği, öğretmenin mesleki güvencesinin korunduğu ve yardım isteyen öğrencinin sesinin duyulduğu okulların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
24
Eğitim-İş’in “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” talebini yükselttiğini belirten Sargın, üç gün boyunca siyah giyineceklerini ve yakalarında kokart taşıyacaklarını açıkladı.
Sargın açıklamasını, “Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanana kadar bu meseleyi gündemde tutmaya, sorumlulara sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz” sözleriyle sürdürdü.
Eğitim Sen: “Okullarda şiddeti sona erdirecek somut adımlar acilen atılmalı”
Eğitim-İş’in açıklamasının ardından Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Nilüfer Enginsu da basın açıklaması gerçekleştirdi.
Enginsu, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanmasının, okullarda giderek artan şiddet olaylarının münferit bir asayiş sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Okullarda yaşanan şiddetin eğitim sistemindeki yapısal sorunlar, toplumsal şiddet iklimi ve öğrencilerin can güvenliğini tehdit eden ihmallerle bağlantılı olduğunu ifade eden Enginsu, Milli Eğitim Bakanlığına eğitim ortamlarındaki güvenlik sorunlarına yönelik somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“PDR ve sosyal hizmet uzmanları eğitim sürecinin merkezinde olmalı”
Enginsu, okulların aşırı güvenlikçi denetim alanlarına dönüştürülmesinin ve öğrencilerin potansiyel birer “suç öznesi” olarak görülmesinin sorunları çözmeyeceğini belirtti.
Kalıcı çözüm için Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik hizmetleri ile sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinin merkezine alınması gerektiğini söyleyen Enginsu, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinin okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlanmasını istedi.
34
Kalabalık sınıfların azaltılması gerektiğini de belirten Enginsu, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından daha sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması çağrısında bulundu.
Müfredatın yalnızca sınava odaklı bir yapıdan çıkarılması gerektiğini ifade eden Enginsu; öfke kontrolü, akran zorbalığıyla mücadele, kültür ve sanat faaliyetleri ile sporun desteklendiği güçlü bir pedagojik yapının oluşturulması gerektiğini söyledi.
44
Enginsu, okulların güvenliğinin yalnızca polisiye yöntemlerle sağlanamayacağını belirterek, öğrencilerin sosyal, duygusal ve pedagojik ihtiyaçlarına yanıt verecek yeterli sayıda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanının istihdam edilmesi gerektiğini vurguladı.
Eğitim Sen Muğla Şubesi adına açıklamasını sürdüren Enginsu, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu, nitelikli ve demokratik okul ikliminin oluşturulması için gerekli adımların derhal atılması çağrısında bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.