Selçuk Özdağ Muğla’da İktidarı Sert Eleştirdi: “İktidar Güçlü Değil, Muhalefet Güçsüz ve Dağınık”
Gelecek Partisi Muğla İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın kahvaltısında Muğla ve Türkiye gündemi ele alındı. Programa TBMM Grup Başkanvekili ve Yeni Yol Partisi Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ da katıldı.
Konuşmasının başında parlamentodaki çalışmalarına değinen Özdağ, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile sürdürülen grup çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Özdağ, parlamentoda grup sahibi olmanın milletvekillerinin yasama faaliyetlerindeki etkinliği açısından önemli olduğunu belirterek, “Grup demek araştırma önergesi vermek, genel görüşme taleplerinde bulunmak, grup önerileri sunmak ve Türkiye gündemini parlamentoda tartıştırmak demektir” ifadelerini kullandı.
“Türkiye hukukta sınıfta kaldı”
Türkiye’nin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, hukuk sisteminin çift standartlı işlediğini savundu.
Özdağ, “Türkiye hem ekonomide ciddi şekilde sınıfta kalmıştır hem hukukta sınıfta kalmıştır hem de dış politikada sınıfta kalmıştır” dedi.
Hukukun bazı davalarda farklı, bazı davalarda ise farklı şekilde uygulandığını öne süren Özdağ, adalet sisteminin herkes için eşit işlemesi gerektiğini söyledi.
“Muhsin Yazıcıoğlu dosyası yeniden ele alınmalı”
Faili meçhul cinayetler konusunda da açıklamalarda bulunan Özdağ, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yazıcıoğlu’nun ölümünü “faili meçhul değil, faili meşhur” şeklinde nitelendiren Özdağ, helikopter kazasıyla ilgili geçmişte gündeme getirdiği iddiaları hatırlattı.
Özdağ, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün yanı sıra Uğur Mumcu ve Gün Sazak gibi isimlerin dosyalarının da yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Adalet Bakanlığına çağrıda bulunan Özdağ, Kaşif Kozanoğlu, Süleymancılar ve Muhsin Yazıcıoğlu dosyalarıyla ilgili süreçlerin kamuoyuna açık şekilde yürütülmesini istedi.
“Devlet kişinin, partinin veya cemaatin olmaz”
Konuşmasında devlet yapısına ilişkin görüşlerini de paylaşan Özdağ, devletin herhangi bir kişi, parti, cemaat, tarikat, aşiret veya mezhebin kontrolünde olmaması gerektiğini savundu.
Özdağ, “Devlet kişinin olmaz. Devlet partinin olmaz. Devlet cemaatin olmaz, tarikatın olmaz. Devlet bir aşiretin olmaz, bir mezhebin olmaz, bir etnisitenin olmaz; devlet milletin olur” diye konuştu.
Türkiye’de geçmişten bugüne devlet kurumları üzerinde farklı yapıların etkili olduğunu iddia eden Özdağ, devlet yönetiminde liyakat, ehliyet ve hukukun üstünlüğünün esas alınması gerektiğini söyledi.
Melih Gökçek ve belediyelere ilişkin iddialar
Özdağ, Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Melih Gökçek hakkında gündeme gelen soruşturma sürecine de değindi.
Mansur Yavaş döneminde gündeme getirildiğini söylediği çok sayıda dosyanın akıbetinin açıklanmasını isteyen Özdağ, ilgili dosyalarda kamu zararının bulunup bulunmadığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili geçmişte incelemeye alınan dosyalara da değinen Özdağ, söz konusu dosyaların akıbetinin şeffaf biçimde açıklanması çağrısında bulundu.
“Otoyollar ve köprüler darphanedir”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi gündemine dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin ekonomik olarak zor durumda olduğunu ileri sürdü.
Özdağ, “Otoyollar darphanedir, çevre yollar darphanedir” diyerek, söz konusu altyapıların uzun süreli kullanım haklarının devredilmesini eleştirdi.
Özdağ, bu uygulamaların Türkiye’nin sıcak paraya duyduğu ihtiyacı gösterdiğini savunarak, özelleştirme süreçlerinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Mehmet Şimşek’e de çağrıda bulunan Özdağ, geçmişte finans ve altyapı yatırımları alanında faaliyet gösteren Fransız bir şirketle bağlantılı görevler yürüttüğünü iddia ettiği Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in olası özelleştirme sürecinde hassas davranması gerektiğini söyledi.
“İktidar güçlü değil, muhalefet güçsüz”
Türkiye’de güçlü bir muhalefete ihtiyaç olduğunu belirten Özdağ, mevcut siyasi tabloyu da değerlendirdi.
“İktidar güçlü değil, muhalefet güçsüz ve muhalefet dağınık” diyen Özdağ, muhalefet partilerinin Türkiye’yi yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapılması gerektiğini savunan Özdağ, bir milletvekilinin seçildiği partiden istifa ederek başka bir partiye geçmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Özdağ, milletvekillerinin istifa ettikten sonra bağımsız kalabilmesi gerektiğini ancak başka bir siyasi partiye geçmeleri halinde milletvekilliklerinin düşmesi gerektiğini savundu.
“Türkiye’nin yeni bir anayasa değişikliğine ihtiyacı yok”
Anayasa değişikliği tartışmalarına da değinen Özdağ, mevcut iktidarın anayasa değişikliği yapmaması gerektiğini söyledi.
Özdağ, bunun yerine Siyasi Partiler Kanunu’nun değiştirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.
Siyasi transferlerin siyasi ahlak açısından sorun oluşturduğunu savunan Özdağ, muhalefet partilerine de “ahlaki üstünlüğünüzü kaybetmeyin” çağrısında bulundu.
Terör ve çözüm süreci mesajı
Konuşmasında terörle mücadele ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, silahların bırakılması yönündeki adımlara destek verdiklerini ancak Türkiye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini ifade etti.
Özdağ, Türkiye’de Kürt, Zaza, Laz, Çerkes, Türkmen ve diğer toplulukların eşit vatandaşlık temelinde demokratik haklardan yararlanması gerektiğini belirterek, meselenin etnik kimlikler üzerinden bir çatışma olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
“Türkiye’de 2 milyon kişi uyuşturucu kullanıyor” iddiası
Özdağ’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de uyuşturucu kullanımı oldu.
Türkiye’de uyuşturucuyla mücadelenin yetersiz olduğunu savunan Özdağ, resmi rakamlara göre 2 milyon kişinin uyuşturucu kullandığını, gayriresmi rakamın ise 10 milyona kadar çıktığını iddia etti.
Cezaevlerindeki hükümlü ve tutukluların önemli bir bölümünün uyuşturucu bağlantılı suçlardan bulunduğunu belirten Özdağ, uyuşturucunun Türkiye’ye hangi güzergâhlardan girdiğinin daha etkin şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
Özdağ, “Gençleri baronlara kaptırmayacağız” şeklindeki açıklamaları da eleştirerek, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca sonuçlarla değil, uyuşturucunun ülkeye giriş yolları ve dağıtım ağlarıyla da mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de reçeteli ilaç kullanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, gençlerin ve ailelerin uyuşturucudan korunması için daha kapsamlı politikalar uygulanması çağrısında bulundu.
“İktidarın istifa etmesini gerektiren sorunlar var”
Konuşmasının sonunda iktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Özdağ; işsizlik, enflasyon, yoksulluk ve yolsuzluk başlıklarının yanı sıra otoyolların özelleştirilmesi, siyasi transferler ve belediyelere yönelik gelişmelerin Türkiye’nin temel gündemleri olduğunu söyledi.
Özdağ, Türkiye’nin ekonomik, hukuki ve siyasi sorunlarının çözümü için daha güçlü, dağınıklıktan uzak ve ilkeli bir muhalefete ihtiyaç bulunduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.