TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Muğla: “Gıda Güvenliği Ancak Gıda Mühendisi ile Mümkündür”
15
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Muğla İl Temsilcisi Süreyya Kalkan, yaptığı basın açıklamasında gıda güvenliğinin ancak yeterli sayıda gıda mühendisiyle sağlanabileceğini belirterek hem kamu denetimlerinin güçlendirilmesi hem de meslektaşlarının özlük haklarının korunması gerektiğini ifade etti.
Muğla’nın yılın büyük bölümünde milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan, gıda üretimi ve toplu tüketim işletmelerinin yoğun olduğu önemli bir turizm merkezi olduğunu belirten Kalkan, yaz aylarında gıda güvenliğinin yalnızca halk sağlığı açısından değil, Türkiye’nin turizm itibarı bakımından da büyük önem taşıdığını söyledi.
25
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre denetim sayılarının arttığını ancak taklit ve tağşiş gibi halk sağlığını tehdit eden uygulamaların da artış gösterdiğine dikkat çeken Kalkan, ALO 174 Gıda Hattı’na yapılan başvuruların yükseldiğini ve toplumun gıda güvenliği konusundaki endişelerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Gıda enflasyonu nedeniyle üretim maliyetlerinin arttığını, bunun da hem üreticiyi hem tüketiciyi zorladığını dile getirdi.
Muğla’da güvenli gıda konusunda yaşanabilecek en küçük ihmalin, yaz döneminde katlanan nüfus nedeniyle binlerce kişiyi etkileyebileceğini vurgulayan Kalkan, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak dört temel çağrıda bulundu.
35
Bu kapsamda; denetimlerin yalnızca sayısının değil niteliğinin de artırılması için üretim ve denetim süreçlerinde yeterli sayıda gıda mühendisinin görev alması, etkin, bağımsız ve bilimsel kamu denetiminin güçlendirilmesi, taklit ve tağşişe yönelik yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi ve kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kalkan ayrıca, Çalıştırılması Zorunlu Personel uygulamasının ve meslektaşlarının özlük haklarının korunmasını, küçük ölçekli işletmeler için ise Yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı Sistemi’nin hayata geçirilmesini istedi. Gıda üretim, satış, depolama ve turizm tesislerinde görev yapan gıda mühendislerinin Çalıştırılması Zorunlu Personel statüsünde bulunduğunu hatırlatan Kalkan, bu uygulamanın güvenli gıda sisteminin en önemli güvencelerinden biri olduğunu söyledi.
Basın açıklamasında ikinci önemli gündem maddesinin ise gıda güvenliği ve halk sağlığının mühendisler üzerinden tehdit edilmesi olduğunu ifade eden Kalkan, uzun yıllardır TMMOB Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odaları arasında ortak protokolle belirlenen Çalıştırılması Zorunlu Personel taban ücretine karşı, Danimarka merkezli ISS Hazır Yemek Üretim ve Hizmet A.Ş. tarafından “Odalar taban ücret belirleyemez” gerekçesiyle dava açıldığını belirtti.
45
Danıştay 8. Dairesi’nin mevcut uygulamada yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Kalkan, bunun nihai bir karar olmadığını, hukuki sürecin devam ettiğini ve Çalıştırılması Zorunlu Personel uygulaması ile buna bağlı belgelendirme süreçlerinin kesintisiz sürdürüleceğini kaydetti. Ancak bu süreçte ÇZP maaşlarının işveren ile mühendis arasında belirleneceğini söyledi.
ÇZP taban ücret uygulamasının yalnızca ücret meselesi olmadığını dile getiren Kalkan, bunun meslek onurunu, kamu yararını ve gıda güvenliğini koruyan önemli bir güvence olduğunu ifade etti. Gıda mühendislerinin yalnızca evrak üzerinde imza atan kişiler olmadığını belirten Kalkan, “Bir gıda mühendisi sadece bir kâğıt parçası değil, bir güvencedir.” dedi.
Serbest piyasa koşullarının işsizlik baskısının yoğun olduğu bir ortamda gerçek anlamda pazarlık imkânı sunmadığını savunan Kalkan, denetimsizliği maliyet avantajı olarak gören anlayışın ÇZP taban ücretini hedef almasının yalnızca mühendislerin maaşlarını değil, halk sağlığını da riske attığını belirtti.
55
ISS Hazır Yemek Üretim ve Hizmet A.Ş.’nin aynı davayı Almanya, Fransa, Hollanda veya İskandinav ülkelerinde açamayacağını ifade eden Kalkan, bu ülkelerde mühendis emeğinin piyasa koşullarına terk edilmediğini ve mesleki yetkinliğin hiçe sayılamayacağını söyledi.
Kalkan, ÇZP taban ücretinin hedef alınmasının yalnızca gıda mühendislerinin maaşlarıyla sınırlı bir konu olmadığını, gıda güvenliğinin piyasa mantığına teslim edilmesi anlamına geldiğini belirterek, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası’nın 12 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde başlattığı imza kampanyasının 25 Eylül’e kadar devam edeceğini açıkladı. Muğla halkını e-imza kampanyasına katılmaya ve yürütülecek eylemlere destek vermeye davet eden Kalkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Emeğin onuru pazarlık konusu edilemez. Halk sağlığı şirketlerin kâr hırsına teslim edilemez.”
Haberin son bölümüne veya kutu bilgi olarak şu ifadeyi ekleyebilirsiniz:
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası'nın 12 Temmuz'da başlattığı imza kampanyası 25 Eylül'e kadar devam edecek. Kampanyaya destek vermek isteyenler, https://c.org/wkN2Fg2WBC linki üzerinden kampayaya katılabilir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.