Fatih Erçelik’ten Açıklama: “Emeğin Değeri Korunmalı”
12
Erçelik, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil; dayanışmanın, birlikteliğin ve ortak mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayarak, dünyanın dört bir yanında işçilerin insanca yaşam ve adil çalışma koşulları için seslerini yükselttiğini ifade etti.
Türkiye’de artan hayat pahalılığına değinen Erçelik, geçim şartlarının her geçen gün zorlaştığını, ücretlerin ise aynı hızda artmadığını belirtti. Eskiden yalnızca işsizlerin yoksul olarak nitelendirildiğini, ancak bugün çalışanların da yoksullukla mücadele ettiğini söyleyen Erçelik, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyüdüğünü kaydetti.
Asgari ücretlilerin yıl dolmadan gelirlerinin eridiğine dikkat çeken Erçelik, yapılan zamların kısa sürede etkisini kaybettiğini ve mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Vergi sistemine de değinen Erçelik, ücretlilerin yılın başında üst vergi dilimlerine girerek daha fazla kesintiyle karşı karşıya kaldığını, buna karşın yüksek gelir gruplarının çeşitli istisnalardan yararlandığını belirtti.
Sendikal haklara yönelik baskılara da dikkat çeken Erçelik, örgütlenmek isteyen işçilerin işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını, bazı işyerlerinde sendikal faaliyetlerin engellendiğini dile getirdi. Çalışma hayatında mobbing, taciz ve şiddetin de yaygın sorunlar arasında yer aldığını belirten Erçelik, işyerlerinde güven ve saygının hâkim olması gerektiğini vurguladı.
Taşeron işçilerin yaşadığı sorunların hâlâ çözülemediğini ifade eden Erçelik, aynı işi yapan çalışanlar arasında hak farklılıklarının sürdüğünü ve bunun ciddi bir adaletsizlik yarattığını söyledi. Kamuda tüm işçilerin eşit haklara sahip olması gerektiğini belirten Erçelik, bu mağduriyetin sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
Staj ve çıraklık dönemlerinin sigorta başlangıcı sayılmamasının da önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Erçelik, genç yaşta çalışma hayatına katılan bireylerin emeklerinin yok sayılmaması gerektiğini ifade etti. Engelli bireylerin istihdamında da ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Erçelik, eşit fırsatların sağlanması gerektiğini kaydetti.
22
Genç işsizliğinin arttığını ve birçok gencin güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldığını dile getiren Erçelik, nitelikli istihdam alanlarının oluşturulmasının önemine işaret etti. Çocuk işçiliğine de değinen Erçelik, ekonomik zorlukların çocukları çalışma hayatına ittiğini belirterek, çocukların eğitimden kopmaması gerektiğini söyledi.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan ve kamuoyunu sarsan cinayetlere de değinen Erçelik, eğitim ortamlarının güvenli olması gerektiğini vurguladı.
İş kazalarının hâlâ can almaya devam ettiğini belirten Erçelik, her gün ortalama 6 emekçinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Meslek hastalıklarının ise çoğu zaman kayıt altına alınamadığını söyledi.
Emeklilerin de geçim sıkıntısı yaşadığına dikkat çeken Erçelik, emekliliğin yoksulluk değil, onurlu bir yaşam dönemi olması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamasında küresel gelişmelere de yer veren Erçelik, Gazze’de süren yıkım ve İran çevresinde artan gerilimlerin emeği olumsuz etkilediğini belirtti. Savaşların üretimi durdurduğunu, insanları işsiz bıraktığını ve emeği değersizleştirdiğini ifade eden Erçelik, barışın önemine vurgu yaptı.
Erçelik, açıklamasını “Emeğin değeri korunmalı, çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmeli ve insan onuruna yakışır bir çalışma hayatı sağlanmalıdır” sözleriyle tamamladı. Ayrıca 1 Mayıs’ın önemine dikkat çekerek, emek, dayanışma ve örgütlü mücadelenin yaşatılması gerektiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.