BİR NO’LU BEYİN YIKAMA ARACI
Nihayet bitiyor Türk toplumunu zehirleyen bu yarışma, en azından yenisi başlayana kadar rahatım kendi kafamca. Ne yarışmaymış be arkadaş sanki olimpiyatlar. Bacağını kolunu yarışmada bırakanlar, salya sümük ağlayanlar. Bunlar da yetmezmiş gibi yemek yemeden, sıcak uyku çekemeden tekrar ve tekrar yarışarak kendilerinin güçlü olduğunu göstermeye çalışmak. Bravo be ne kadar güçlüsün kızım alkış.
Programın yapımcısı bayılıyor egolarını tatmin etmeye. Yarışmacılar ünlüymüş, gönüllüymüş hiç fark etmiyor biat etmeye kurulu, yağ çekmenin üzerine inşa edilmiş bir kurgu var. Aman abim ver elini ayağını öpeyim e dönecek iş utanmasalar. Hepsi birer deney faresi gibi veya elinde flüt olan çobanın koyunları gibi.
Parkuru kuruyorlar kumsalın üstüne ve 5’er kişilik takımda kıyasıya kendileri yarışıyor. Yapımcı da yandan gaza getiriyor bağıra çağıra. E yapımcıda imkan var tabi 1. Sınıf parkur inşa ediyor güya. Sakatlanıp yarışmayı yarıda bırakanlarla sakatlanıp yarışmaya devam edenler…
Bir gün kumun üstünde futbol maçı yapıyorlar derbi mücadelesinden fazla reyting alıyor. Diğer gün kumda voleybol maçı yapıyorlar yine reytingler tavan. Hepsini geçtim hani arkadaşlarla toplandığımızda vakit güzel geçsin diye oynadığımız sessiz sinema, veya tabu oyunlarını oynuyorlar yine en çok izlenen program oluyor. Yani o adada büyük abdestini yapanları gösterse o bile izlenecek o kıvama gelindi. Yapımcıda akıllı tabi ne koysam izleniyor dediği için yarışmanın kalitesinde azalma oluyor. Hatta her program kendini tekrara girdi desek yanlış olmaz. TV’yi açıyoruz yarı çıplak insanlar koşturuyor, atlıyor, bağırıyor, kavga ediyor ve ne dediğini bilmiyor. Hep aynı manzara karakterler farklı. Gecenin yarısında da elinde meşale konsey günleri. Rutin 6 ay boyunca insanların akılları burada.
Biz ne kadar böyle desek de her yarışma “EN”lerin yarışması oluyor. En zor, en çetin, en güzel, en uzun, en az vs vs. Bu da tabi seyirciyi ayakta tutmak için uydurulan zımbırtı. Resmen halkın beynini yıkamaya yönelik dünyadan bihaber olmamız için desteklenen bir program. Düşünün bu 6 ay içerisinde ne olmuş ne bitmiş???
Bu programın çekici yanı ne diye kafa patlatıyorum? Tek bulduğum güzel şey Dominik Cumhuriyeti’nin Tropikal görüntüleri güzel onun için izlenebilir bu program ama o da neredeyse 5 dakika gösteriliyor 1 programda. Diğer yarışmalar bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde oynadığı oyunlar. Şimdi Akyaka sahilde aynı ekip voleybol veya futbol maçı yapsa kafamı çevirir yürürüm umurumuzda bile olmaz. Yani durup da izlemem kendilerini, bana ne oynadıkları oyundan. Ama iş TV’ye çıkmaksa ve yayınlayan kişi malum kişiyse izleniyor. Sanki büyülenmiş gibiyiz resmen. Beynimiz yıkanıyor ama yine de izlemeye devam ediyoruz.
Her evin gündeminde biraz Sabriye, biraz Ogeday var, biraz O, biraz Bu var. Yani şişme gündemlerle altı boş muhabbetlerle geçiriyoruz akşamdan gece yarısına kadar bu güzel vakitleri.
Haydi bol hipnozlar bugün eleme var,)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.