Facebook İçin Bedava Çalışıyormuşuz!

Facebook İçin Bedava Çalışıyormuşuz!
Facebook'a giren her kullanıcı veri havuzuna düşüyor ve dünya devini dünyanın en nüfuzlu şirketlerinden biri yapıyor. "Facebook bir ülke olsaydı Çin'den...

Facebook'a giren her kullanıcı veri havuzuna düşüyor ve dünya devini dünyanın en nüfuzlu şirketlerinden biri yapıyor. "Facebook bir ülke olsaydı Çin'den daha büyük olurdu" sözü tam da bunun için söylenmiş olabilir. Aslında Facebook’ta güvende miyiz? Hemen herkesin kullandığı sosyal paylaşım ağı Facebook araştırmacıların yakın takibinde. Sahip olduğu veri havuzuyla dünyanın en nüfuzlu şirketlerinden biri olan Facebook hakkında bilinmeyenler gün yüzüne çıkıyor. Birkaç yıl önce Sırbistan'ın başkenti Belgrad’da, Vladan Joler ve arkadaşları Facebook'un nasıl çalıştığını merak edip araştırmaya başladılar. Joler, Facebook hakkında bilindik ama şaşırtıcı rakamları şöyle açıklıyor: Silikon Vadisi'nin sembollerinden Facebook, 300 petabaytlık bir veri havuzuna sahip, 2 milyar kullanıcısı olan şirketin 2016 yılı cirosu ile 27 milyar dolardı. Joler'in ilgisini çeken ise Facebook hakkında bilmediklerimiz. Şirket veri havuzundaki içeriği tamamen kullanıcılarından ücretsiz olarak tedarik etse de, şirketin bu verilerle ne yaptığı tam bir sır. Siteye herhangi bir dosya yüklediğimizde, fotoğraflarda insanları etiketlediğimizde, yorum yaptığımızda, hepimiz Facebook için bedavaya çalışmış oluyoruz. Facebook'un ara yüzüyle girdiğimiz etkileşimler, sitenin arka planındaki algoritmayı besleyerek, Joler'in tabiriyle Facebook'un davranışlarımızı bir ürüne çevirmesini sağlıyor. Joler, "Facebook'un ara yüzüyle etkileşime girdiğimiz tüm bölgeleri ve bu etkileşimlerin hangi sonuçlara vardığını inceledik. Beğeniler, paylaşımlar, cihazlarımızın Facebook'a bizim hakkımızda söyledikleri her şeyi, Facebook'a uygulama aracılığıyla verdiğimiz izinleri inceledik ama arka planda işleyen süreci ayrıştırmak kolay değil" diye belirtiyor. Bu veriler üstünde yapılan araştırmalar, büyük resmin sadece bir kesitini ortaya çıkarttı. Bunun üzerine ekip, Facebook'un satın aldığı şirketlerini ve patent başvurularını incelemeye başladı. Sonuçlar şaşırtıcıydı. Facebook'a sağladığımız verilerin nasıl etnik kökenimizi, cinsiyetimizi, politik eğilimlerimizi, sosyal sınıfımızı, seyahat programımızı ortaya koymak için kullanıldığını gösteriyor. Başka bir tabloda Facebook'da paylaştığımız linkler ve şirketin Instagram, Whats App ya da Facebook giriş ekranı ile girdiğimiz diğer platformlardan edinilen verilerin nasıl bu dev algoritmaya dâhil edildiği gösteriliyor. Bu süreçler Facebook'un kullanıcı kitlelerini çok etkili bir şekilde hedef almasına yardımcı oluyor. Veri analizi sonucunda bir kullanıcının Kore mutfağını sevip sevmediğinden, evden işe varış süresinin ne olduğundan, çocuklarının kaç yaşına olduğuna kadar çok şeyi tahmin edebilmesine yardımcı oluyor. Facebook'un telefon uygulaması üstünden nasıl kullanıcılardan izin alarak Sms okuyabildiği, cihazlardan izin istemeden veri indirebildiği ve kullanıcıların konumuna erişme izni verdiğimizi gösteriyor. Joler, Facebook'un kullandığı bu kuvvetli araçların toplanan veri ile birleştiğinde suiistimale açık olduğunu düşünüyor. Facebook gizlilik politikasının ve kullanıcı verilerini kapsayan faaliyetlerinin güvenliğini en üst seviyede olduğunu iddia ediyor. Örneğin, programcıların Facebook'a ait veriler ile takip araçları yaratmalarına izin verilmiyor. Facebook ayrıca tüm ülkelerde özel hayatı koruyan yasalara tam olarak uyum sağladığını da savunuyor. İçeriğin denetimi için ise şirkette binlerce kişi çalışıyor. Araştırmanın sonucunda Joler, toplanan veriler karşısında kaygılı. Bu verilerin akıbetinin uzun vadede ne olacağından endişeleniyor. Nihayetinde tüm veri tek bir şirketin elinin altında toplanıyor. Şimdiki yöneticileri sorumluluk sahibi, güvenilir insanlar olsa bile, Gelecekte şirketin başında kimin olacağı bilinmiyor. Facebook'u derinlemesine inceleyen bu proje, şu ana dek Facebook hakkında yapılmış en detaylı haritalandırma çalışması olarak görülüyor. Çoğu kişi Mark Zuckerberg'in sahip olduğu sistemin iyi bir amaca hizmet ettiğini düşünse de, ortaya çıkan sonuçlar her zaman öyle olmayabiliyor. Mesela, şirket sırrı olarak nitelendirilen başka algoritmaların var olmadığına dair herhangi bir kanıt yok. Hoşça kalın..

Kaynak: Joe Miller

Bu haber toplam 1132 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.