Rafting Kazasında Hayatını Kaybeden Taha’nın Annesi Konuştu: “Benim Oğlum Gitti”
15
Muğla’nın Dalaman ilçesine bağlı Gürleyik köyünde 19 Ağustos’ta düzenlenen rafting turunda yaşamını yitiren 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp’in annesi Çiğdem Katalıoğlu, yaşananları anlattı.
Fethiye’ye tatil için gelen Katalıoğlu ailesi, 14 yaşındaki Taha Emir Kayaalp’in rafting yapma isteği üzerine otel yetkililerinin yönlendirmesiyle bir firmayla anlaştı. Aile, 19 Ağustos’ta Dalaman’a bağlı Gürleyik köyündeki nehir kenarına götürüldü.
Çiğdem Katalıoğlu’nun iddiasına göre, rafting öncesinde gerekli güvenlik eğitimi verilmedi ve eski ve yıpranmış ekipmanlar kullanıldı. Turun başlangıcında botun devrilmesi sonucu kayalıklara sıkışan Taha Emir, uzun süren çalışmaların ardından sudan çıkarılarak hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.
Taha Emir Kayaalp’in cenazesi 21 Ağustos’ta Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Balçık Mezarlığı’nda toprağa verildi. Olayla ilgili 1 eğitmen tutuklanırken, aile firma yetkilileri ve sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdüğü kişiler hakkında şikâyetçi oldu.
25
“Çocuğuma taktıkları can yeleği omzundan kayıyordu”
Olay öncesinde firmayla görüşürken rafting için yaş sınırını sorduğunu belirten Çiğdem Katalıoğlu, kendisine “8 yaş sonrasına serbest” yanıtının verildiğini söyledi.
Oğlu Taha Emir’in daha önce Düzce Melen Çayı’nda rafting yaptığını ve tecrübeli olduğunu ifade eden Katalıoğlu, Gürleyik’e ulaştıklarında herhangi bir güvenlik eğitimi verilmediğini öne sürdü.
Katalıoğlu, oğluna takılan can yeleğinin omuzlarından kaydığını, kaskın da başına tam oturmadığını belirterek, rafting başlamadan önce görevlilerin para konusunda aceleci davrandığını anlattı.
Ailenin bir form niteliğinde sunulan belgeyi imzaladığını belirten Katalıoğlu, oğlunun da kendi imzasını attığını söyledi.
35
“Herkesi coşturma derdindeydiler”
Nehir kenarına çok tehlikeli ve kayalık bir yoldan indirildiklerini anlatan Katalıoğlu, bölgenin daha önce rafting yaptığı alanlardan farklı olduğunu ifade etti.
Toplam 6 bot bulunduğunu ve ailelerinin ilk bota alındığını aktaran Katalıoğlu, eşi Kadir Katalıoğlu’nun karşısında, Taha Emir’in ise eşinin arkasında oturduğunu söyledi.
Güvenlik eğitiminin bot içerisinde verilmeye çalışıldığını ileri süren Katalıoğlu, komutların kendilerine yeterince anlatılmadığını ve görevlilerin daha çok grubu heyecanlandırmaya çalıştığını iddia etti.
“Oğlum bana elini uzattı”
Rafting turunun hemen başında botun devrildiğini belirten Çiğdem Katalıoğlu, kendisinin de akıntıya kapıldığını ve o sırada oğlunu gördüğünü söyledi.
Oğlunun kendisine elini uzattığını ve kısa süreliğine elini tuttuğunu anlatan Katalıoğlu, ardından güçlü bir akıntının kendisini suyun altına çektiğini ifade etti.
Suyun altında kayalıklara çarptığını anlatan acılı anne, o an oğlunun da hayatını kaybetmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.
45
“Ayağını çıkaramıyoruz, yardım edin”
Sudan çıkarıldıktan sonra eşinin yanına götürüldüğünü belirten Katalıoğlu, kısa süre sonra Taha Emir’in ayağının kayalıklara sıkıştığını gördüğünü anlattı.
Oğlunun başının suyun altında kaldığını ve görevlilerden başını kaldırmalarını istediğini söyleyen Katalıoğlu, müdahale sırasında görevlilerin de yardım çağırdığını ifade etti.
Olay yerine daha sonra bir eğitmenin geldiğini belirten Katalıoğlu, eğitmenin Taha Emir’in can yeleğinin çıkarılmasını istediğini, yeleğin çıkarılmasının ardından oğlunun suya savrulduğunu söyledi.
Acılı anne, can yeleğinin daha erken çıkarılması halinde oğlunun ayağının kayalıktan kurtulabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
“Çocuğumla 1,5 saat canla başla uğraştılar”
Sudan çıkarılan Taha Emir’e ilk müdahalenin rafting turunda bulunan bir otopsi doktoru ile ilk yardım eğitimi olan bir turist tarafından yapıldığını anlatan Katalıoğlu, oğluyla yaklaşık 1,5 saat mücadele edildiğini söyledi.
Taha Emir’in dudaklarının mor olduğunu ve ilk etapta tepki vermediğini belirten Katalıoğlu, bir süre sonra oğlunun su çıkarmaya başladığını, burnundan kan geldiğini ve geğirdiğini aktardı.
Yaklaşık 1,5 saat sonra ambulansın geldiğini ifade eden Katalıoğlu, oğlunun kayalıklardan sedyeyle çıkarıldığı sırada durumunun daha da ağırlaştığını söyledi. Ambulans ekiplerinin müdahaleye devam ettiğini ve kendilerine doğrudan “öldü” denilmediğini belirtti.
“Oğlum ölmüş ve bana söylemiyor”
Hastaneye ulaştıklarında yaşananlara ilişkin de konuşan Çiğdem Katalıoğlu, oğlunun durumuyla ilgili kendisine net bilgi verilmediğini ve bazı kişilerin umut veren ifadeler kullandığını söyledi.
Kendisinin oğlunun öldüğünü öğrendiğini ancak çevresindeki kişilerin bunu kendisine söylemediğini belirten Katalıoğlu, hastane önünde kendisine “Oğlun yaşayacak” diyen kişinin daha sonra köy muhtarı olduğunu söylediğini aktardı.
Acılı anne, yaşananların ardından eşine rafting ücretinin geri ödenmesinin teklif edildiğini ifade etti.
“Ben çocuğumun üzerinden bir lira dahi almam”
Oğlunun ölümünün ardından tur ücretinin kendilerine iade edilmesine tepki gösteren Çiğdem Katalıoğlu, bu parayı kesinlikle kabul etmek istemediğini söyledi.
Katalıoğlu, kendisine gönderilen parayı geri gönderen kişiyle görüştüğünü ve paranın yanlışlıkla gönderildiğinin söylendiğini aktardı.
55
Daha sonra köy muhtarıyla da görüştüğünü belirten Katalıoğlu, kendisine ücretin “hizmet olmadı” ve “hizmet devam edemedi” gerekçeleriyle iade edildiğinin söylendiğini ifade etti.
Olayın yaşandığı bölgenin rafting için son derece tehlikeli olduğunu savunan Katalıoğlu, suyun altında kayalıkların bulunduğunu ve akıntının çok güçlü olduğunu belirterek, bölgenin kapatılmasını istedi.
Çiğdem Katalıoğlu, olayda sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü herkes hakkında şikâyetçi olduğunu belirterek, davanın sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.
Acılı anne, “Tek derdim oranın kapatılması. Orası can alıyor. Benim oğlum gitti” diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.