Ahmet Aras’tan Akbelen ve Kamulaştırma Çıkışı: "Mesele Sadece Zeytin Değil"
Bölgedeki sorunun yalnızca zeytin ağaçlarının taşınması olmadığını belirten Aras, “Asıl mesele köylünün yaşam alanlarının yok edilmesi” dedi.
Milas’taki madencilik faaliyetlerinin bölge halkını göçe zorladığını ifade eden Aras, “Zeytin taşınır, bunu biz de biliyoruz. Taşırsın, dikersin, bazıları tutar bazıları tutmaz. Ama mesele zeytin meselesi değil. Hafriyat, kamyonlar, toz, patlatmalar, gürültü ve su kaynaklarının yok olmasıyla birlikte orada yaşam bitiyor” diye konuştu.
Kamulaştırma kapsamında köylülere verilen bedellerin yeni bir yaşam kurmaya yetmeyeceğini savunan Aras, “İnsanlara dönümüne 1 milyon lira, evine 2,5 milyon lira teklif ediyorlar. Ama bugün Milas merkezde o paraya ev almak bile mümkün değil. Köylü üretim yaparak geçiniyor; zeytini, hayvanı, tavuğu, sütüyle yaşamını sürdürüyor. Şimdi insanlara ‘Paranı al, nereye gidersen git’ deniliyor” ifadelerini kullandı.
Köylülerin gelecek kaygısı yaşadığını aktaran Aras, kendisine gelen vatandaşların “Biz şimdi nerede yaşayacağız?” diye sorduğunu belirtti. Deprem bölgelerinde olduğu gibi yeni iskân alanlarının dahi gösterilmediğini söyleyen Aras, “İnsanlara 200 metrekarelik bir arsa bile verilmiyor. ‘Git kendi evini yap’ denmiyor. Adeta kaderine terk ediliyorlar” dedi.
Bölgedeki ekonomik yaşamın yalnızca kömüre dayalı olmadığını vurgulayan Aras, Milas, Ören ve Yatağan ilçelerinin tarım, zeytincilik, hayvancılık ve doğal kaynaklarıyla öne çıktığını söyledi. Termik santrallerin desteklenmesini de eleştiren Aras, “Üç termik santralin ürettiği enerji, tarım alanları yok edilmeden kurulacak güneş enerjisi tarlalarıyla da üretilebilir. Ancak burada amaç büyük sermayenin daha fazla kazanması” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.