"Altın Bilezik” Dediği Meslekte 53 Yılı Geride Bıraktı
15
Saatçiliğe çocuk yaşta başladığını anlatan Ahmet Ataolur, 53 yıllık meslek hayatında işini hiç bırakmadığını ve bugün de çalışmaya devam ettiğini söyledi. Kendisinden sonra bu mesleği sürdürecek kişilerin olup olmadığı konusunda endişesini dile getiren Ataolur, saatçiliğin gençler tarafından öğrenilmesi gereken önemli bir meslek olduğunu ifade etti.
Gençlerin mesleğe yönelik heves ve ilgisinin geçmişe göre azaldığını belirten Ataolur, saatçiliğin temiz, nezih ve kaliteli bir meslek olmasına rağmen yeterli talep görmediğini söyledi. Bu nedenle mesleğin geleceği açısından kaygı yaşadığını dile getiren Ataolur, “Benden sonra var mı? Benden sonra yok” diyerek usta yetişmemesine dikkat çekti.
25
“Gençlerin Bu Mesleğe Yönelmesini İstiyorum”
İstanbul’da gençleri saatçilik mesleğine kazandırmak amacıyla bir saat okulu açıldığını aktaran Ataolur, okula meslek öğrenmek isteyen gençlerin ilgi gösterdiğini ancak bu sayının sektörün geleceği açısından yeterli olmadığını belirtti.
Saatçilikte özellikle mekanik saat ustalığının ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini ifade eden Ataolur, kendisinin de mekanik saatler üzerine yetiştiğini söyledi. Günümüzde elektronik ve pilli saatlerin yaygınlaştığını belirten Ataolur, mekanik saat tamirciliği ile pilli saatlerin bakım ve onarımının aynı olmadığını söyledi.
Mekanik saatlerde tamir işlemlerinin ciddi bilgi, deneyim, kabiliyet ve beceri gerektirdiğini anlatan Ataolur, pilli saatlerde ise arızalanan parçaların değiştirilmesinin daha ön planda olduğunu kaydetti. Yarı mekanik saatlerin de farklı bir çalışma sistemine sahip olduğunu belirten Ataolur, zemberekli sistemlerin mekanik saatçilik açısından ayrı bir ustalık gerektirdiğini dile getirdi.
35
“Meslek Olarak Mahzun Kaldık”
Mesleği gelecek nesillere aktaracak gençlerin yeterince yetişmemesinin kendilerini üzdüğünü belirten Ataolur, saatçilik mesleğinin adeta yalnız kaldığını söyledi.
Mesleği öğrenmek isteyen gençlerden yeterli başvuru gelmediğini ifade eden Ataolur, “Meslek olarak da mahzun kaldık, garip kaldık” sözleriyle yaşanan sıkıntıyı dile getirdi.
Dünyada saatçiliğin hâlâ önemli ve popüler bir sektör olduğunu belirten Ataolur, milyon dolarlarla ifade edilen saat markalarının bulunduğunu, bu ürünlerin üretiminde mühendisler ve fabrikaların görev yaptığını söyledi. Ancak bu saatlerin bakım ve onarımını yapabilecek gerçek ustaların sayısının oldukça azaldığına dikkat çekti.
45
“Saat Olduğu Sürece Bu Meslek Ölmeyecek”
Saatçiliğin geleceği olan bir meslek, gençleri çırak olarak mesleğe adım atmaya davet ediyorum dedi.
“Mesleğimiz çok güzel, çok nezih bir meslek, tertemiz bir meslek” saat olduğu sürece bu mesleğin de varlığını sürdüreceğini belirtti. Saat sektörünün teknolojiyle birlikte kendisini sürekli yenilediğini ve değişime ayak uydurduğunu ifade eden Ataolur, gençlerin bu alana yönelmesini istedi.
Saatçiliğin kendisi için gerçek anlamda bir “altın bilezik” olduğunu, geçmişte büyüklerinden duyduğu bu ifadenin değerini bugün daha iyi anladığını söyledi.
55
Eski Saatlere Yeniden Hayat Veriliyor
Yeni saat alamayan bazı müşterilerinin eski saatlerini tamir ettirmek için kendisine getirdiğini anlatan Ataolur, bakım ve onarımdan geçirilen eski saatlerin yeniden kullanılmaya başlandığını belirtti.
Eski saatlerin kalite ve kullanım özellikleri açısından farklı bir yere sahip olduğunu kurmalı ve otomatik saatlerin yanı sıra pilli saatlerin de kendine özgü kullanım kolaylıkları bulunduğunu söyledi.
Saatçilik mesleğinin gençler için önemli bir seçenek, imkânı olan gençlerin bu alana yönelerek mesleği öğrenmelerini isterim dedi. Ataolur, saatçilikte usta sayısının azalmasının önüne geçilmesi ve mesleğin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirterek gençlere çağrısını yineledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.