Aslı Baş’ın Babası: “Benim Ölümümü mü Bekliyorlar?”
12
Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında yaşamını yitiren 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Yargıtay’ın beraat kararını bozmasının ardından yeniden görülmeye başlanan dava, Aslı Baş ailesinin mazeret bildirmesi üzerine 21 Ocak 2027 tarihine ertelendi. Yaklaşık 16 yıldır adalet arayışını sürdüren baba Mehmet Yavuz Baş, kızının ölümüne ilişkin soru işaretlerinin giderilmesini istedi.
Aslı Baş davası 21 Ocak 2027’ye ertelendi
2003 yılında düzenlenen Miss Model Of Turkey yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 21 Temmuz 2010 gecesi turizmci Ahmet Bayer’in Bodrum’daki tatil köyünde bulunan villasının yaklaşık 6,5 metre yüksekliğindeki balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti.
Şüpheli ölümle ilgili yargılamada verilen beraat kararının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından dava, Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlandı. Bugün yapılması planlanan duruşma, Aslı Baş ailesinin avukatı ve aile tarafından mazeret bildirilmesi üzerine 21 Ocak 2027 tarihine bırakıldı.
Antalya’da yaşayan baba Mehmet Yavuz Baş, sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirterek yıllardır devam eden hukuk mücadelesine ilişkin açıklamalarda bulundu.
“16 senedir hukuk mücadelesi veriyoruz”
Kızının telefonundaki kayıtların incelenmesi konusunda geçen yıllara rağmen istedikleri sonuca ulaşamadıklarını dile getiren Mehmet Yavuz Baş, teknik incelemelerin tamamlanmasını beklediklerini söyledi.
Baş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. O kayıtların çözülmesi, teknik sorunların giderilmesi ve telefon konuşmalarının içeriğinin ortaya çıkarılması için araştırma yapıldı. Ancak bir sonuç alınamadı. Yargıtay’ın beraat kararını bozmasının ardından üç mahkemeye girdik. Dördüncü mahkemede rahatsızlandım ve katılabilecek durumda değildim. Avukatlarımız aracılığıyla mazeret bildirdik.”
O gece yaşananlara ilişkin iddialarını anlattı
Kızının ölümünün gerçekleştiği geceye ilişkin anlatımlarda çelişkiler bulunduğunu ileri süren baba Baş, olayın ardından sağlık ekiplerinin geliş süresini ve tanıkların ifadelerini sorguladığını belirtti.
Baş, olay sırasında 112 Acil Çağrı Merkezi ile yapılan görüşmede Aslı Baş’ın merdivenlerden düştüğünün ve başının kanadığının söylendiğini iddia etti. Ambulansın yaklaşık üç saat sonra geldiğini öne süren baba, yaşananlara ilişkin şüphelerinin hâlâ giderilmediğini ifade etti.
Tanıkların olayın gerçekleşme biçimine ilişkin farklı anlatımlarda bulunduğunu savunan Baş, kızının bitkilerin bulunduğu alandan düştüğüne yönelik ifadeleri de değerlendirdi. Kızının üzerindeki kıyafette yırtık bulunmadığını ve elbisesinin kendilerine teslim edilmediğini ileri süren baba, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
“Benim ölümümü mü bekliyorlar?”
Dava sürecinin başladığı dönemde 62 yaşında olduğunu, bugün ise 78 yaşına geldiğini belirten Mehmet Yavuz Baş, geçen yıllara rağmen adalete olan inancını koruduğunu söyledi.
Baş, “Benim ölümümü mü bekliyorlar? Ben öldüğümde mahkeme sonuçlanacak mı? Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Mazlumun ahı indirir şahı. Benim ahım var” dedi.
“Yaşama sevincimizi elimizden aldılar”
Kızının hayata olumlu bakan, çevresine karşı sevgi dolu bir insan olduğunu dile getiren Mehmet Yavuz Baş, yaşadıkları acının aile üzerindeki etkisini de anlattı.
Aslı Baş’ın ölümünden birkaç gün önce doğaya ve yaşama duyduğu minnettarlığı dile getirdiğini belirten baba, kızının hayat dolu kişiliğini hatırlatarak şunları söyledi:
“Benim kızım dünya güzeli. Fiziksel güzelliğinin yanında hayata pozitif bakan biriydi. Ölümünden üç dört gün önce doğaya, yaşama ve her şeyin güzelliğine teşekkür ediyordu. Bu sevgimizi elimizden aldılar. Bize dünyayı kapkara yaptılar. Yaşama sevincimizi elimizden aldılar. En büyük acının evlat acısı olduğunu biz de tattık. Biz ateşin düştüğü yerde değil, ateş altında kaldık.”
Aslı Baş’ın ölümüne ilişkin yargı süreci, 21 Ocak 2027’de yapılması planlanan duruşmayla devam edecek.
22
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.