Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki Araziler İçin Bakanlara Soru
13 Haziran’da Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Datça Emecik’te bulunan 19 Hazine taşınmazının özelleştirme kapsam ve programına alındığını hatırlatan Uzun, söz konusu alanın Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer aldığını belirterek kararın yalnızca ekonomik değil, çevresel boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelttiği soru önergesinde taşınmazların ada, parsel, yüzölçümü ve mevcut kullanım durumlarına ilişkin bilgi isteyen Uzun, özelleştirme kararının gerekçesini sordu. Karar öncesinde kamu yararı analizi, değer tespit raporu, çevresel etki değerlendirmesi ve sosyal etki değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının açıklanmasını talep etti.
Uzun ayrıca özelleştirmenin satış, kiralama, gelir ortaklığı, işletme hakkı devri veya ayni hak tesisi yöntemlerinden hangisiyle gerçekleştirileceğinin netleştirilmesini istedi. Taşınmazlara ilişkin yatırım talebi, ön başvuru ya da proje önerisi bulunup bulunmadığını da soran Uzun, kıyı ve denize halkın serbest erişiminin korunmasına yönelik bağlayıcı şartların getirilip getirilmeyeceğinin açıklanmasını talep etti.
CHP’li vekil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a verdiği soru önergesinde ise taşınmazların doğal sit alanı, nitelikli doğal koruma alanı, kesin korunacak hassas alan ya da kıyı etkileşim bölgesi gibi koruma statüleri içerisinde yer alıp almadığını gündeme getirdi.
Önergede, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınıp alınmadığı, bölgede endemik türler, kıyı ekosistemi, denizel fauna ve flora, su kaynakları, yangın riski ve taşıma kapasitesi açısından bilimsel değerlendirme yapılıp yapılmadığı da soruldu. Uzun ayrıca yaz aylarında nüfusu önemli ölçüde artan Datça’da yeni yapılaşma ve turizm yatırımlarının çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu olup olmadığının açıklanmasını istedi.
Konuya ilişkin açıklama yapan Cumhur Uzun, Datça’nın doğal değerlerinin ekonomik rant anlayışıyla değerlendirilmesine karşı olduklarını belirterek, “Datça’nın koyları, kıyıları, orman dokusu ve halkın ortak varlıkları ihale dosyalarına sığdırılamaz. Datça satışa çıkarılacak bir emlak değil, gelecek kuşaklara bırakılması gereken doğal bir mirastır” dedi.
Özelleştirme sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Uzun, “Bu alanların mevcut imar durumu nedir, değer tespiti nasıl yapılmıştır, hangi yatırım talepleri vardır ve elde edilecek gelir nerede kullanılacaktır? Kamu yararı ortaya konulmadan alınan kararların meşruiyeti tartışmalı hale gelir” ifadelerini kullandı.
Datça’nın doğal mirasını korumak için sürecin takipçisi olacaklarını belirten Uzun, kararın geri çekilmesi için hem TBMM’de hem de kamuoyu nezdinde mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.