İmo Muğla Şubesi’nden 17 Ağustos’ta Kritik Uyarı: “Riskli Yapıları Biliyoruz, Ama Hangileri Riskli Bilmiyoruz”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Muğla Şubesi Yönetim Kurulu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Marmara Depremi’nde yaşamını yitiren vatandaşlar saygıyla anılırken, Türkiye’nin deprem gerçeği ve yapı stokunun mevcut durumu ele alındı.
İMO tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999 depreminin yalnızca büyük can ve mal kayıplarına yol açan bir afet olmadığı, aynı zamanda Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi ve afet politikalarının yeniden ele alınması açısından önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi.
Açıklamada, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye’nin deprem gerçeğinin değişmediğine dikkat çekilerek, 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ ve İzmir depremleri ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yapı stokunun depreme karşı kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.

“Riskli yapılar olduğunu biliyoruz, ama hangi yapıların riskli olduğunu bilmiyoruz”
İMO Muğla Şubesi açıklamasında, bugün asıl sorunun depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman gerçekleşeceği değil, mevcut yapı stokunun ne durumda olduğunun belirlenmesi olduğu vurgulandı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın resmi açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon yapı bulunduğu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu ve yaklaşık 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi. İstanbul’da ise yaklaşık 600 bin konutun çok riskli, toplam 1,5 milyon konutun ise dönüşmesi gerektiği belirtildi.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın 2025 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na da değinilen açıklamada, 2025 yılında 6306 Sayılı Kanun kapsamında Türkiye genelinde 30 bin 7 yapı için riskli yapı tespiti yapıldığı, bu yapıların içerdiği toplam bağımsız bölüm sayısının 194 bin 381 olduğu aktarıldı. Bunların 167 bin 560’ının konut, 26 bin 821’inin işyeri olduğu belirtildi.
Aynı yıl 11 bin 940 riskli yapının yıkıldığı, bu yapıların içerdiği 59 bin 329 bağımsız bölümün yıkım kapsamına girdiği kaydedildi.
2012-2025 yılları arasındaki kümülatif verilere göre ise 319 bin 551 binada riskli yapı tespiti yapıldığı ve bu yapıların içerdiği 1 milyon 272 bin 863 bağımsız bölümün riskli olarak belirlendiği ifade edildi. Aynı dönemde 291 bin 144 binanın yıkıldığı, yıkılan binalardaki toplam bağımsız bölüm sayısının ise 1 milyon 88 bin 165 olduğu bildirildi.
“Yapının yaşı, yapının geçmişi de önemli”
İMO, yapıların yalnızca yaşına bakılarak risk durumlarının belirlenemeyeceğine dikkat çekti. Bir binanın hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı, nasıl projelendirildiği, inşa edildiği ve kullanım sürecinde hangi müdahalelere maruz kaldığının da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Açıklamada, zeminin taşıma kapasitesinden kolon ve kirişlerdeki değişikliklere, kaçak kat veya eklentilerden tadilatlara kadar birçok unsurun yapı güvenliğini doğrudan etkileyebileceği ifade edildi.

“Yeni binalar ne kadar güvenli?”
İMO Muğla Şubesi, yeni yapı stokunun da güvenilir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirterek, yapı üretim sürecinin bütün aşamalarında kamusal denetimin önemine vurgu yaptı.
Açıklamada; yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamusal yarar ve güvenlik ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi, yapı üretiminde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi ve denetimin bağımsız ve etkin hale getirilmesi gerektiği kaydedildi.
İMO ayrıca yapıların risk durumlarının belirlenmesi, kentsel dönüşümün rant odaklı değil can ve mal güvenliği odaklı yürütülmesi, yapıların kullanım sürecinde güvenliğinin izlenmesi ve periyodik yapı kontrollerinin yasal ve kurumsal bir sistem haline getirilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda İMO Muğla Şubesi, 17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren vatandaşların anısını yaşatmanın en anlamlı yolunun aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek olduğunu vurgulayarak, yapı güvenliği konusunda vakit kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.