ÇÜRÜYEN ÇÖKEN MERKEZİ SİYASİ YAPILAR YERİNE MERKEZİYETSİZ ADİL YEREL SİYASET YAPILARI GELECEKTİR.

Dünya ülkelerin ve ülkemiz siyaset sistemi dâhil 20.yüzyıl Seküler Kapitalizmin bir ürünüdür. Uygulanan ve İnsanları yozlaştıran, rüşvet alan, toplumun menfaatinden çok elit ayrıcalıklı insanlara hizmet eden, yozlaşmış bir siyaset yapısı içerisinde İnsanlık yaşamaktadır.

Bugüne kadar Seküler Kapitalizmin sahiplerine hizmet eden, kendi sistemi olan parlementer yapıdaki merkezi partiler karşısında, insanlık sorunlar ve sıkıntılar karşısında çare ve çözüm üretmek yerine, elitlere hizmet etmektedir. 20.yüzyıl ürünü parlementer merkezi partiler, artık yakın gelecekte, bilinçlenen İnsanlık vijdanı karşısında artık bitecek ve değişecektir.

Günümüzde halen uygulanmakta olan parlementer yada başkanlık yapısındaki ülkelerin merkezi partileri yerini, yakın gelecekte oluşacak, merkeziyetsiz adil siyasi yapılara, yani halkın tabanında anlık karar alarak, direkt aracısız uygulanacak, yerel siyaset anlayışlarına artık bırakacaktır.

Seküler Kapitalizm bizlere halen dayattığı, 20.yüzyıl için planlanan, dizayn edilen merkezi siyasi partiler, artık miadını doldurmuştur. Siyaset anlayışına baktığımızda, makro tepeden, merkezden yerele dizayn edilmiştir. Mevcut siyasi parti yapıları yerine, artık mikro ölçekte yerelden yukarı doğru, aracısız bir siyaset anlayışı gelişerek, yakın yıllarda devreye girecektir.

Bugün hepimizin basında şahit olduğu ve gördüğü acı tablolar karşısında, küresel ölçekte siyasetin tıkandığı, meydanlardan yükselen öfkenin ve sandığa yansıyan tepkiselliğin artık gizlenemez, bir boyuta ulaştığı İnsanlığın yaşadığı acı bir dönemden geçmekteyiz.

Dünya genelinde geleneksel merkezi partiler parlamenter yapılar, halkın iradesini temsil etmekten ziyade, kendi iç mekanizmalarında yozlaşan, çıkar odaklarının ve rüşvet çarklarının esiri olmuş, hantal yapılara maalesef dönüşmüş durumdadır.

Merkeziyetsiz yeni mikro yerel siyaset yapıların, önemi gelecekte artacaktır. Siyasetin artık yerelden genele yapılacağı, altyapı açıklamalarına girmeden önce, sizlere siyasi tecrübemi özellikle bilgilendirerek aktarmak isterim.

Siyasi sahanın içinde, memleketim Muğla’da yıllarca siyasetin tozunu yutmuş, tecrübeli biri olarak, Muğlalı hemşerilerim beni çok iyi bilirler, hayatım siyasetin içinde, her zaman mücadele ederek geçmiştir.

Sizlere siyasi geçmişimi kısaca anlatırsam, her Türk genci gibi ilk siyasi hareketim, gençlik yıllarımda ilk siyasete girişim, rahmetli Alparslan Türkeş liderliğindeki, Ülkü ocaklarında başlamıştır.

Sonraki dönemlerde, rahmetli Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hocam liderliğindeki, Milli Gençlik Vakfı ve siyasi partisi içinde, aktif her kademede görev alarak o dönemlerde yoğun bir siyasi mücadele içinde aktif çalışmalar yaptım.

Ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliğinde, ilk kurulduğu yıllarda aktif görev alarak o dönemlerde, Ankara’da siyasi ve ekonomi politikalar doğrultusunda teşkilat içi eğitimler alarak, İl eğitmeni oldum.

Tüm ilçelerin teşkilat yapıları siyasi ve ekonomik politikalar temelde teşkilatlanarak, geliştirilmesi temelinde, il genelinde ve tüm ilçelerde, teşkilat içi eğitimler vererek sahada temel çalışmalar yaptım.

Siyasi anlayışımın temeli ise, Hz Muhammed (S.a.v) peygamber efendimizin sözü olan, Ahilik araştırmalarımda öğrendiğim ve kalben benimsediğim, “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” (Taberânî'nin el-Mu‘cemü’l-Evsât (6/58)) hadisi şerif düsturunu benimsedim. Ahiliğin “Halk içinde Hak yolu düsturu” Halk odaklı dürüst üretim anlayışını, merkeze alarak siyasi düşüncemin temelini teşkil etmiştir.

Siyasi yaşamın içinde, Türk Milletinin bir evladı neferi olarak, saha deneyim ve tecrübemi memleketime ve ülkeme faydalı olacak şekilde, Halk’ın sorunlarına dönük projeler üretmek derdi ile yeni akılcı çözüm üreten, bir siyaset anlayışı yapma gayreti içinde oldum.

Bu dertle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki siyasi parti içinde, hemen hemen her kademesi içinde bir nefer olarak görev alarak mutfakta çalışmak nasip olmuştur.

Siyasi parti içinde, Ahilik değerimiz düsturu temelinde, ahlaki, dürüst, üretken bir temelde, Muğla İlimizde memleketimde birçok mikro ve makro temeldeki projeler üreterek, bölgeme faydalı olma gayretinde olarak her zaman dürüstçe çalıştım.

Siyasi partinin içinde, hiçbir zaman şuraya aday olacağım, yada buraya başkan olacağım diye hiçbir zaman bir ifade, beyanlarım ve girişimim bile olmamıştır. Derdim sadece Halkımızın kendi özü Ahilik değerimizi, ayağa kaldırmak ve halkımız için üretmek mücadelesiydi.

Siyasi yaşamım boyunca birçok tecrübem oldu. Siyaset içinde hep şunu gördüm. Ahilik düsturu gereğince; “Halk içinde Hak mücadelesi” olarak öğrendiğim siyaset anlayışı, yani Halkın sorunlarına, problemlerine çözüm üreterek, yaşama geçirmek, temelde yapılmasıdır.

Ancak Seküler Kapitalizm ülkemize ve bize dayattığı çıkarcı menfaatçi siyaset anlayışı ile mazluma güçsüze sahip çıkan Türk örf adet, Töremiz ve İslami Fütüvvet değerimiz olan Ahiliğin siyaset anlayışın, bize öğrettikleri ile çatıştığı, tamamen farklı ve zıt yapılardı.

Dünyadaki tüm ülkeler ve ülkemize dayattığı bu çıkarcı ve yozlaştırıcı merkezi siyasi yapı, maalesef Seküler zihin kodu ile tüm partiler için dizayn edilen bir siyasi yapıdır. Hepimizin bildiği gibi bu siyasi yapılar, başka ülkelerde parlementer yada başkanlık adı altında, başka isimler altında halen tüm yanlışlıklar bilindiği halde uygulanmaya devam edilmektedir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Devlet Başkanımızın ve Devletimizin her daim arkasında ve yanındayım. Siyasi yaşamımda partilerin günümüzde çok ciddi sorunlar yaşandığı görüldüğü üzere ortadadır.

Siyasi yaşamımızda her ne sorun ve problem olursa olsun, objektif ve akılcı yapıcı eleştirilerimizi, Türk Milletinin bir evladı ve neferi olarak, siyasi tecrübelerimiz ışığında, yapmaya her zaman devam edeceğim.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 23 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NurHan Keleş Arşivi