Muğla Kadın Platformu isyan etti: “Bir Kişi Daha Eksilmeye Tahammülümüz Yok”
Muğla’nın Menteşe ilçesinde kaybolduktan günler sonra ormanlık alanda üzerine beton dökülmüş varilin içinde yakılmış vaziyette bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin (27) için Muğla Kadın Platformu Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleşti. 6284 yasasının hayata geçmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istediklerini söyleyen Kadın Platformu, açıklamada “Bir Kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” dedi.
Sinem Karakaya
Muğla Kadın Platformu, Muğla'nın Menteşe ilçesinde kaybolduktan 5 gün sonra ormanlık alanda cesedi bulunan Pınar Gültekin için Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleşti. “Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok” diyen Kadın Platformu, basın açıklamasının ardından slogan eşliğinde kısa süreli tepki yürüyüşü yaptı.
Öte yandan Pınar Gültekin’in yakın arkadaşı Selver Gür ve Selin Bileği, açıklama esnasında gözyaşlarına hâkim olamadı.

Muğla Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan Selin Bileği, “24 Mayıs’ta Zeynep Şenpınar Ahmet Selim Kemaloğlu tarafından katledildi, 6 Temmuz’da Milas’ta Nazife G. Mehmet Salih G. Tarafından katledildi, 21 Temmuz’da Pınar Gültekin Cemal Metin Avcı tarafından katledildi. Bunlar sadece Muğla’da son aylarda yaşanan katliamlar. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verdiği bilgiye göre sadece haziran ayında 23 Kadın erkekler tarafından katledilirken yine aynı ayda şüpheli şekilde 27 kadın katledildi. Günde neredeyse 3 kadın katlediliyor. Muğla’da kadınların kadın öğrencilerin maruz kaldıkları şiddet tesadüf değil, kaza değil, namusla özdeşleştirilecek bir durum değil, cinnet geçerdim öldürdüm denilecek bir durum değil her zaman söylediğimiz gibi politiktir. ‘O evde ne işi varmış’, ‘Kendi isteğiyle gitmiş’, ‘Saçlarımı örer misin anne?’, ‘Kahkaha atan kadın iffetsizdir’, ‘Kadınlar için tek kariyer anneliktir’ gibi sapkın söylemlerle bizi kısıtlayan ve katillerimize davetiye çıkaran eril zihniyeti reddediyoruz. Kadınları mülk gibi gören, kısıtlayan ve sahiplenen zihniyeti kabul etmiyor, 6284’ün ve İstanbul Sözleşmesi’nin hemen şimdi uygulanmasını istiyoruz. Bizleri ev işlerine, düşük ücrete mecbur bırakan hiçbir kararı, erk sistemi temsil eden iktidarı ve toplumu kabul etmiyoruz” dedi.

“KADIN KATLİAMLARINA KARŞI SUSMUYORUZ, ERK ZİHNİYETİ REDDEDİYORUZ”
Açıklamayı okuyan Bileği, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bizler daha birkaç ay önce Pınar’ın yürüdüğü sokaklarda aynı güvencesiz kanunlar altında baskılanan kadınlarız. Buradan yargıya ve adalete sesleniyoruz. Cesede işkence etmek bir insanlık suçudur. Şiddet kimden gelirse gelsin karşısındayız. Bu katliamların sorumlusu İstanbul Sözleşmesini uygulamayan, kaldırmak isteyen ve bu katliamlara sessiz kalan herkestir. Katiller ve destekçileri yargılanıp cezalandırılana kadar durmayacağız. Öfkemiz diri sessiz kalmayacağız. Burdan Muğla kadın Platformu olarak yetkililere sesleniyoruz; Devlet, kadına yönelik şiddetle bütüncül bir mücadele için kurumsal, mali ve eşgüdümlü yapılar kurmalı; etkili, kapsamlı ve birbiriyle koordineli politikalar oluşturmalı, Kadına yönelik şiddet için önleyici tedbirlerin alınmamasının hemen ardından gerçekleşen kadın katliamlarına karşın, mahkeme heyetlerinin caydırıcı cezalar uygulamaması tedbirlerin alınmamasının devamı niteliğindedir. Eril zihniyet tarafından eğitimden yaşam hakkına kadar tüm insani hakları çalınan biz kadınlar, yüzyıllardır katlediliyoruz. Bizler özgür ve eşit yaşamın mücadeleci meşaleleriyiz. Tüm dünya ve insanlık bilsin ki, yitirdiğimiz tüm kadın arkadaşlarımıza bu ateşin sönmesine asla izin vermeyeceğimize dair söz veriyoruz. Toplumsal eşitsizliğe ve kadın katliamlara karşı biz kadınlar susmuyoruz erk zihniyeti ve sistemi reddediyoruz. Her bir kadının sokaklarda özgürce koşabildiği, kahkahalarla dans edebildiği güne kadar alanlardan, meydanlardan, kampüslerden ve kürsülerden asla çekilmeyeceğiz. Ve tüm bu yaşanan olaylar karşısında sürece sahip çıkması ve tüm hukuki süreci takip etmesi için Muğla Barosuna çağrıda bulunuyoruz. Bir kişi daha eksilmeye tahammülümüz yok.”
Açıklamanın ardından slogan eşliğinde kısa süreli tepki yürüyüşü yapıldı.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.