Muğla’da ‘Kadının Yoksulluğu’ Söyleşisi Düzenlendi
Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Ünsal Paşalı, Ekonomist Selçuk Geçer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 8 Mart’ın bir kutlama günü olmadığını belirterek toplumsal eşitsizliklere dikkat çekti. Muğla’da bu konuda farkındalığın giderek arttığını ifade eden Köksal, kadınların yüzyıllardır süregelen eşitsizlik, adaletsizlik ve ayrımcılıktan etkilendiğini söyledi.

“Kadın Yoksulluğu Sadece Ekonomik Bir Mesele Değil”
Toplumsal rollerin hem kadınları hem de erkekleri zorlayan bir sistem oluşturduğunu dile getiren Köksal,” Bu yapının değiştirilmesi gerekiyor. 8 Mart’ta Muğla’da bir kadın cinayeti yaşandı. Sadece şiddeti değil iyi örnekleri ve rol modelleri de konuşmanın önemi çok büyük Kadın yoksulluğu yalnızca ekonomik bir mesele değil. Fırsat eşitsizliği de önemli bir faktör.” Dedi.
Kadınların iş hayatına katılmasının erkeklere kıyasla daha zor olduğunu belirten Köksal, bakım sorumluluğunun çoğu zaman kadınlara yüklenmesi nedeniyle kadınların iş yaşamında dezavantajlı durumda olduğunun altını çizdi.
Kadınların çoğu zaman emeklerinin karşılığını alamadığını, sigorta ve emeklilik gibi haklardan da mahrum kaldığını söyleyen Köksal, iş başvurularında da işverenlerin çoğu zaman erkekleri tercih ettiğini belirtti.

“Önce Sosyal Devlet Olmamız Lazım”
Söyleşide konuşan Ekonomist Selçuk Geçer ise kadınları ayrıştıran temel sorunun Türkiye’deki genel yoksulluk olduğunu belirterek,” Kuzey Avrupa ülkelerinde kadınların erkeklerle daha eşit koşullarda yaşayabiliyor. Dolayısıyla gelir dağılımındaki bozulmanın giderilmesi büyük önem taşıyor. Önce sosyal devlet olmamız lazım. Bu anlayışın pekiştirilmesi gerekiyor. Bir ülkedeki yoksulluk çarşı ve pazardaki alışveriş alışkanlıklarından da anlaşılabilir.” Diye konuştu.

“Türkiye’de Yoksulluk Sınırı 105 Bin Lira”
İnsanların alışveriş yaparken önce fiyat etiketine bakmasının ekonomik zorlukların göstergesi olduğunu belirterek, ”Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırlarının artık gündelik hayatın bir parçası haline geldi. Açlık sınırı 32 bin lira, asgari ücret 28 bin 75 lira. Kur 40–44 lira bandında. Türkiye’de yoksulluk sınırı 105 bin lira. İstanbul’da ise bunun yaklaşık 110 bin lira civarında” ifadelerini kullandı.
Ekonominin bir zincir gibi işlediğini dile getiren Geçer, sözlerini şöyle tamamladı:” Gelirler düşük olduğunda üretici ve satıcılar da olumsuz etkileniyor. Kur dengesizliği de yabancı firmaların pazara hakim olmasına yol açıyor. Kadının yoksulluğuyla birlikte kadına şiddette arttı. Bu açıkça görülüyor.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.