Sakin Kent Akyaka’da Teknecilerin Büyük İsyanı: “Bu Liman Bizim Ekmek Kapımız”
117
Muğla’nın Ula ilçesine bağlı “Sakin Şehir” unvanlı Akyaka’da liman krizi büyüyor. Kadın Azmağı’nda yıllardır faaliyet gösteren tekne esnafı, limanın işletme hakkının eski adı MUÇEV olan Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredilmesi ve ardından alt sözleşmeyle S.S. Akyaka Deniz Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi’ne bırakılması sonrası tepki gösterdi. Tekneciler, kendilerine dayatılan sözleşmelerin adil olmadığını savunurken, sürecin hem küçük esnafı hem de Azmak’ın doğal yapısını tehdit ettiğini ileri sürdü.
217
Azmak’ta tekne turu yapan tekne esnafından, teknelerin boylarına göre yıllık 400 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL arasında ücret talep edildiği öğrenildi. Bölgedeki tekne sahipleri, bu rakamların mevcut ekonomik şartlarda karşılanmasının mümkün olmadığını savunurken, uygulamanın hayata geçmesi halinde birçok küçük işletmenin faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalacağını ifade etti.
317
Akyaka’da yaşanan gelişmeler yalnızca teknecileri değil, bölgedeki turizmcileri, restoran işletmecilerini, pansiyon sahiplerini ve vatandaşları da yakından ilgilendiriyor. Çünkü Kadın Azmağı’nda düzenlenen kısa tekne turları, yıllardır bölgenin en önemli turizm gelir kaynaklarından biri olarak görülüyor. Yaz sezonunda binlerce yerli ve yabancı turist, Azmak’ın berrak suyunda yapılan tekne turlarına katılmak için Akyaka’ya geliyor. Bölge halkı ise yaşanan krizin turizm sezonu öncesi çözülmesini istiyor.
417
“Bize Hiçbir Resmi Bilgilendirme Yapılmadı”
Kadın Azmağı’nda günübirlik tekne turu düzenleyen ve balıkçılıkla geçimini sağlayan tekneciler adına açıklama yapan Şadi Durmaz, süreçle ilgili resmi bir bilgilendirme yapılmadığını söyledi. Durmaz, limanın işletme hakkının önce bakanlık tarafından Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredildiğini, ardından ise bu yetkinin alt sözleşmeyle kooperatife bırakıldığını şifahen öğrendiklerini ifade etti.
Durmaz açıklamasında, “Bizler yıllardır bu bölgede çalışan, Akyaka turizmini ayakta tutan insanlarız. Buraya gelen turistlere Azmak’ı tanıtan, Akyaka’nın doğal güzelliğini dünyaya gösteren bizleriz. Ancak bugün gelinen noktada, bizlere danışılmadan alınan kararlarla ekmeğimiz tehlikeye atılıyor” dedi.
517
Tekneciler, önlerine konulan sözleşmelerin ağır maddeler içerdiğini ve tamamen tek taraflı hazırlandığını savunurken, özellikle bağlama ücretlerinin gerçekçi olmadığını dile getirdi. Bazı esnaflar ise yıllardır kullandıkları alanların yeni düzenlemeyle ellerinden alınabileceğini öne sürüyor.
617
“Akyaka Marina Değil”
Tekne esnafının en sert tepki gösterdiği konuların başında yüksek bağlama ücretleri geliyor. Tekneciler, kooperatifin büyük marinaları örnek alarak fiyat belirlediğini, bunun ise Akyaka’nın gerçekleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
Yapılan açıklamada, “Bize söylenen şu: ‘Bütün marinalarda böyle.’ Ancak Akyaka bir marina değil. Burada milyonluk yatlar yok. Burada küçük teknesiyle ailesine ekmek götürmeye çalışan insanlar var. Marina şartlarıyla bizi değerlendirmek kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
717
Esnaf, talep edilen ücretlerin ödenmesi halinde bölgede faaliyet göstermelerinin imkânsız hale geleceğini savunurken, bunun küçük işletmeleri sistemin dışına iteceğini belirtti. Tekneciler ayrıca bağlama ücretine ek olarak elektrik, su, atık alımı, güvenlik, bakım ve teknik destek gibi birçok hizmet için de ekstra ücret talep edildiğini öne sürdü.
Bazı tekne sahipleri ise yıllardır aynı bölgede faaliyet göstermelerine rağmen kendilerine hiçbir güvence verilmediğini ifade ediyor. Esnafa göre, yüksek maliyetler nedeniyle birçok teknenin sezon açılmadan faaliyet dışı kalma ihtimali bulunuyor. Bu durumun yalnızca tekne sahiplerini değil, teknelerde çalışan personelleri, tur rehberlerini ve bölgedeki diğer küçük işletmeleri de olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
817
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Perihan Ceviz Turasay ise kooperatif tarafından öne sürülen şartların kabul edilemez olduğunu belirterek, tekne esnafından teknelerin boylarına göre yıllık ortalama 400 bin TL ile 2 milyon 500 bin TL arasında ücret talep edildiğini vurguladı. Turasay, “Tekne esnafı bağlama bedelleri revize edilse de sözleşmeyi kesinlikle imzalamayacak. Çünkü dayatılan sözleşmenin şartları teknecilerin faaliyetlerini bitirecek boyutta. Ortada bir hukuksuzluk söz konusu” dedi.
917
“Haklarımız Yok Sayılıyor”
Teknecilerin tepkisi yalnızca ücretlerle sınırlı kalmadı. Açıklamada, yıllardır kullanılan bağlama alanlarının garanti edilmediği, sözleşmelerde yoruma açık maddeler bulunduğu ve kooperatifin istediği durumda esnafı limandan çıkarabilecek yetkilere sahip olduğu iddia edildi.
Esnaf ayrıca tekneler üzerinde “hapis hakkı” oluşturulmasına yönelik maddelerin hukuka aykırı olduğunu savundu. Tekneciler, yıllardır sahip oldukları hakların bir anda yok sayıldığını öne sürerek sürecin şeffaf yönetilmediğini dile getirdi.
1017
Açıklamada, farklı kişilerle ayrı ayrı görüşmeler yapıldığı ve çeşitli ayrıcalıklı tekliflerin gündeme geldiği iddiası da yer aldı. Tekneciler, bunun bölgedeki birlik ve dayanışmayı bozmayı amaçlayan bir yaklaşım olduğunu savundu. Tekne esnafına Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Slow Food Gökova, Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve Akyaka Kültür Sanat Derneği üyeleri de destek verdi.
Bölgedeki bazı vatandaşlar da sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda, Akyaka’nın doğasına zarar verecek her türlü uygulamaya karşı olduklarını belirtti. Vatandaşlar, Azmak çevresinin yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, korunması gereken doğal bir miras olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.
1117
Azmak Nehri’nin Geleceği İçin Endişe
Kadın Azmağı, yalnızca Akyaka’nın değil Türkiye’nin en özel doğal alanlarından biri olarak gösteriliyor. Yer altı kaynaklarından beslenen Azmak Nehri, yıl boyunca berraklığını ve serinliğini koruyor. Yaz aylarında bile yaklaşık 8-10 derece sıcaklığa sahip olan nehir, özellikle sıcak havalarda serinlemek isteyen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.
Azmak’ın cam gibi berrak suyu sayesinde nehir tabanındaki bitkiler ve balıklar teknelerden rahatlıkla görülebiliyor. Bölgedeki kısa tekne turları Akyaka’nın en popüler aktiviteleri arasında yer alırken, kano ve paddle board gibi doğa dostu sporlar da son yıllarda yaygınlaşmış durumda.
1217
Nehir çevresindeki sazlık alanlar ve doğal yaşam ise çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Özellikle ördekler ve su kuşları, Azmak’ın doğal atmosferinin ayrılmaz bir parçası olarak görülüyor. Ancak bölge esnafı ve çevreciler, plansız yapılaşma ve rant baskısının Azmak’ın hassas ekosistemine zarar verebileceği görüşünde birleşiyor.
1317
Çevreciler, Azmak çevresindeki yoğun insan hareketliliğinin kontrolsüz şekilde artmasının uzun vadede ekolojik dengeyi bozabileceğini belirtiyor. Özellikle yaz sezonunda artan tekne trafiği, atık yönetimi ve kıyı kullanımı konularında daha hassas bir planlama yapılması gerektiği ifade ediliyor.
1417
NASA’nın Paylaştığı Görüntülerle Dünya Gündemine Gelmişti
Geçmiş yıllarda NASA tarafından paylaşılan uydu görüntülerinde Gökova Körfezi’nin turkuaz renkleri ve doğal yapısı uluslararası ölçekte dikkat çekmişti. Akyaka ve çevresi, sahip olduğu eşsiz doğa sayesinde dünya çapında tanınan turizm merkezlerinden biri haline geldi.
Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar küçük bir balıkçı kasabası görünümünde olan Akyaka, bugün hem doğa turizmi hem de su sporlarıyla öne çıkan önemli bir destinasyona dönüştü. Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nda düzenlenen tekne turları her yıl milyonlarca turistin ilgisini çekiyor. Rüzgar sörfü, kano, kiteboard ve doğa yürüyüşleri de bölgedeki turizm çeşitliliğini artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.
1517
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da bölgede faaliyet gösteren gezi teknelerinin çevre dostu elektrikli sistemlere dönüşümü için çalışma yürüttüğü biliniyor. Amaç ise Azmak’ın doğal yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarılması olarak gösteriliyor.
1617
“Bu Liman Rant Alanı Olamaz”
Tekneciler, yaşanan sürecin yalnızca ekonomik değil sosyal açıdan da ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Açıklamada, liman işletmesini üstlenen yapının bazı kişilerle husumetli olduğu ve bunun bölgede güvenlik sorunlarına yol açabileceği iddiaları da yer aldı.
1717
Esnaf, limanın tüm teknecilerin söz sahibi olduğu şeffaf bir sistemle yönetilmesini isterken mevcut yapıyı kabul etmediklerini açıkladı. Teknecilerin ortak çağrısı ise şu sözlerle dile getirildi:
“Biz kavga etmek istemiyoruz. Biz sadece yıllardır çalıştığımız, ekmeğimizi kazandığımız yerde adil şartlarda var olmak istiyoruz. Akyaka’nın doğal yapısının ve esnafının yok sayıldığı hiçbir projeyi kabul etmiyoruz. Bu liman bir rant alanına dönüşmemeli.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.