NurHan Keleş
İSLAM’IN SANCAKTARI MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİNİN, ÖZ DEĞERİ OLAN ADİL BİR SİSTEMİ İNŞA EDECEK YİĞİTLER NEREDESİNİZ?
İslam’ın kutlu sancaktarı olan Türk Milleti, Türk İslam Medeniyeti kadim temelinden aldığı güç ile kendi özü tarihte uygulaması sonucunda, geçmişte Dünya’ya nizam veren güçlü bir millettir.
Türk Milletine günümüzde zorla dayatılan ahlaksız, çürümüş ve çökmekte olan Kapitalizm sistem yapısı ile kendimiz, ailemiz ve toplumuz ne hale geldiğimiz ve düştüğümüz acı durumlar ortadadır. Düştüğümüz acı tablo yozlaşma ortada, kendimize bile nizam veremez bir duruma getirildik.
Türk Milleti olarak, “İslam'ın sancaktarlığı”nı yapan ecdadımız, bize bıraktığı Kadim mirası yanında, Türk örf adet ve Töresine bağlı, Allah (C.C) kalpten yürekten inanan, Kuran-ı Kerim ve Görklü Peygamberimiz, Hz Muhammed (S.A.V) efendimizin Sünnetine her daim bağlıdır.
Görklü Peygamberimizin, torunları olan ehli beytini seven, onlara sahip çıkan “Kızılelma ülküsü” ile ilahi Adalet ve Hakikat temelinde, mücadele ederek Dünya’ya nizam veren, onurlu, şerefli, güçlü bir tarihi mirası olan bir millettir.
Türk Milleti olarak, göklerde şeref ve gururla dalgalandırdığımız, şanlı “Al Bayrağımız” şerefli “Hilal ve Yıldız” Türk Bayrağımıza ve kutlu sancaklarımıza yürekten bağlı, vatan sevgisi imandandır diyerek, ölümüne seven, şehit olmaktan hiç çekinmeyen, Anadolu’nun yürekli, yiğitleri serdengeçti evlatları olan güçlü bir millettir.
Türk Milleti olarak, İnsani Diriliş ateşimizi, Anadolu’nun bağrından yakmış, Adalete, Hakikate ve Liyakata yürekten sahip çıkarak, Türk İslam Medeniyetimizi yeniden “Vakıf Medeniyeti Sistemi” temelinde, ihya ve inşa edecek ve tekrar her alanda şahlanışa geçecek, güçlü bir milletiz.
Türk Milleti olarak, demir dağları ateş ile eriten, “Kartal ruhlu” ve “Bozkurt yürekli” Alp Eren yürekli, yiğit mert ve savaşçı güçlü bir millettir. Adalet, hakikat ve liyakat temelli, Adil Bir Sistem ile Dünya’ya tekrar yeniden nizam vermeye, yürümeye günümüzde güçlü şekilde devam edecektir.
Allah'ın izniyle, 21.Yüzyıl'da, Türk Bayrağımızı, göklere Adil Bir Sistem ile tekrar en üstlere dikerek, geleceğimiz şanlı yiğitlerin “Türklerin Asrı” olacaktır.
İslam’ın sancaktarı olan Türk Milleti, Allah (C.C) dini İslam’a ve Peygamberimizin, Sünnetine yürekten tam bağlı olduğunda, Dünya’ya hiç şüphesiz yeniden Adalet ile nizam verecek, güçlü bir millettir. Allah'ın izniyle İnşallah
Ancak, karakterimiz ve özümüz ile taban tabana zıt olan, bizim olmayan, bir Kapitalizm sistemle, yüzyıllarca değerimiz ve özümüzden uzaklaştırarak, bizi perişan ederek, ne hale getirdikleri ortadadır.
Türk Milleti olarak gerçekleri ve Hakikati görelim artık. Bizi ve sizleri yüzyıllarca yalanları ile uyuttular. Kalbinizin sesini duyarak, uyanın artık. Değerlerimize özümüze yeniden sahip çıkarak, yeniden her alanda artık dirilişe geçelim.
Türk Milletinin kendi özü, Adil Bir Sisteme yeniden yürekten sahip çıkılması ile İnsani Dirilişimiz, aynı zamanda sömürülen mazlum olan İnsanlığın da yeniden tekrar dirilişi olacaktır.
Türk İslam Medeniyetimizin, İnsanı merkeze alan “Eşref-i Mahlûkat” İlahi bir dengesi vardır. Bu acımasız Seküler Kapitalizm sömürü çarkının karşısında, İslam; İnsanı iktisadi çarkların bir dişlisi değil, önceki makalemde ifade ettiğim gibi “Yaratılmışların en şereflisi” olarak konumlandırır.
Günümüz Dünyasında, adına Kapitalizm denilen bu küresel sistem, insanı “Modern çağdaş insan” olarak ifade ettikleri kavramda, özgürlük ve refah vaatleriyle süslenmiş, devasa bir sömürü mekanizmasının, çarkı içinde, İnsanlık kıskaca alınarak, sistemin kölesi gibi yaşayarak çırpınıyor.
Sanıldığı gibi kendiliğinden gelişen ya da rastlantısal kusurlarla dolu bir iktisat modeli asla değildir. Aksine, yapısı gereği son derece bilinçli tasarlanmış, kurgusal ve insani değerleri, kâr hırsına kurban etmek üzere inşa edilmiş, İnsanın yaratılış fıtratına her alanda tamamen aykırı, acımasız bir düzendir.
Kapitalist sistemin gerçek amacı, insanı yaratılış gayesinden kopararak "Yaşayan ve hisseden bir varlık" olmaktan çıkarıp, üretim ve tüketim çarklarının, dönebilmesi için sıradan bir araca, kuru bir istatistiğe dönüştürmektir. İlahi sınırları her alanda ihlal ederek, İnsanı nesne yapmaktadır.
Kapitalizm, ilahi sınırları ve adaleti yok sayarak gücü ve sermayeyi belirli ellerde toplar. Küresel ölçekte derin uçurumlar ve bitmek bilmeyen vicdani acılar üretir. İnsanın yaşam hakkını ve onurunu sermayenin insafına terk ederek, İlahi hakikat ve fıtri olan her şeyi tahrip eden, köklü bir krizdir.
Bu durum, evren ve insan arasındaki yaratılışındaki ilahi bir olma bütünlüğe, dengeye ve fıtrata tamamen aykırıdır. Amacı zaten İnsanın İlahi yaratılış bütünlüğü ile her alandaki bağını koparmaktır.
Büyüme tutkusu ve kâr maksimizasyon, en üst düzeye çıkarma, hırsı uğruna, insanın bedensel, ruhsal ve zihinsel kapasitesini, son sınırına kadar her alanda emerek sömürür. İnsanları sürekli daha fazla çalışmaya, çok çalıştıkça kendi öz değerlerinden bilinçli bir şekilde koparılmakta, en yakın ailelerine, çevresine ve topluma her alanda yabancılaştırmaktadır.
İslam’ın öngördüğü, Türk İslam Medeniyetimizin tecrübesi olan Adil Bir Sistem de;
Ekonomiyi bir tahakküm ve sömürü alanı olarak asla oluşturmaz. Adaletin, yardımlaşmanın ve insani onurun korunduğu, bir vasıta olarak temelden “İnsan merkezli” olarak yeniden ihya ve inşa eder.
İnsan yaratılmışların en şereflisi olarak, asla araç değildir. Bütün iktisadi faaliyetler, insanın onurlu, huzurlu ve ihtiyacını karşılayabileceği bir temel seviye içinde, hayat sürmesi için vardır.
İslami iktisadi yapıda, sermaye asla tekelleşemez, servetin ve zenginliğin, sadece zenginler arasında dönüp dolaşan, bir güç haline gelmesi asla müsaade edilmez. Fakirin ve mazlumun hakkı, Adil Bir Sistem içinde, öncelikli olarak korunacak ve ödenecek şekilde, sermaye yapısı özellikle şekillenir.
Adil Bir Sistem yapısında, faiz ve sömürü ya da adı başka şekilde dahi olsa, sistem içinde asla yoktur. Alın terinin emeğin sömürüsüne, haksız kazanca ve muhatabını zora sokan, aldatmaya ve kandırmaya dönük ticari eylem, sömürü araçlarına asla geçit verilmez.
İnsanlığın günümüzde yaşadığı derin bunalımlardan, yoksulluktan ve ruhsal tükenmişlikten kurtulmasının yegâne yolu, insanı ekonomide araç haline getiren, yapay sistemleri her alanda sorgulayarak bırakmaktır. İnsanın yaratılış fıtratıyla uyumlu, Adil Bir Sistemi hayatımıza yaşamımıza uygulayarak geçirmektir.
Türk Milleti olarak, eğer insanlık olarak huzur, adalet ve hakiki özgürlük arıyorsak, sermayenin değil insanın merkeze alındığı, yaratılışımıza uygun, ilahi ölçülerin ve vicdanın iktisada yön verdiği, bir geleceği, Türk İslam Medeniyet tecrübemizden alarak, “Vakıf Medeniyeti Sistemi” yeniden ihya inşa etmek zorundayız.
Seküler Kapitalizm sistemi ile asıl hedeflenen, İnsan’ın yaratılış fıtratındaki İlahi düzen ile bağını zaten her alanda koparmaktır.
Seküler Kapitalist sistemin asıl sahipleri, denkleminden manevi İlahi temel ahlak yasalarını bilinçli olarak çıkarmışlardır. Fakirin hakkını gözetmeyerek özellikle vermemişler ve fakiri, mazlumu her alanda ezmişlerdir.
Manevi İlahi düzeni ihlal ederek, sermayeyi, emeği, kaynakları her alanda sömürerek, kendi bencil amaçları için bilinçli olarak tasarlamışlardır.
Günümüz finans elitlerin Kapitalizm sistemi ile manipüle etmesi, haksız kazanç sağlaması, kaynakları tekeline alması, sosyal adaleti ve fakirin hakkını yok sayarak, sistemi kendi çıkarları için, hileli bir şekilde kullanması, karşısında her alanda yozlaşmış hileli bir sistemdir.
Seküler Kapitalizm sistemin, Türk Milletine ve insanlığa yaptığı tahribatlar ortada iken, daha önceki makalelerim de belirttiğim gibi sizlere yine çağrıda bulunmak istiyorum. Aziz Müslüman Türk Milletimiz başta olmak üzere, tüm Müslümanlara ve İnsanlığa tekrar çağrıda bulunuyorum.
Sizler Allah (C.C) yaratılmışların içinde en şerefli varlıklarısınız. Ancak sizler bunu günlük yaşantınız telaşı içinde unutuyor, nefsinizin esiri oluyor ve Kapitalizm istediği çok farklı bir insan tipine bürünüyor, farkına varmadan yada bilmeden bu duruma, hata ve yanlışın içine düşüyorsunuz.
Türk Milletinin bir evladı ve neferi olarak, bu güne kadar sahada yapmış olduğum mücadelemde çok büyük tecrübeler yaşadım. Bu tecrübelerimde çok değişik insanları tanıyarak, deneyim ve tecrübeler kazandım.
Sizlere bir Ahi Vakıf İnsanı ve Alp Eren olarak, Kalben sizlere seslenen, bu yolda dertlenen bir kardeşiniz olarak diyorum ki; Her insan hata edebilir, yanlış edebilir. Kalbinizin sesini dinleyin.
Allah’a kalben severek, yürekten “Tövbe” edin İnşallah,
Kalben “Allahu Ekber” deyin, Yeniden başlangıç yapın “Bismillahirrahmanirrahim” deyin,
Gerçekleri görün ve Hakikate gönülden bağlanın. Allah (C.C)’ın ipine sımsıkı tutunun ve bir daha asla bırakmayın İnşallah.
Sizleri Allah (C.C)’ın yüce dini İslam’a, kitabımız Kuran-ı Kerime ve Hz Muhammed (S.A.V) peygamber efendimizin Sünnetini, sımsıkı yürekten sarılın inşallah. Sabırla her alanda bizleri ihya ve inşa edecek ve dinimizi yüceltecek, bizler için bir kurtuluş reçetesi olan, Adil Bir Sistem yeniden sahip çıkarak, bizi yozlaştıran ve bitiren Kapitalizm ile yürekten her alanda mücadele ediniz İnşallah.
Sizleri, Cenabı Allah(C.C)’ın yüceliğini özellikle hatırlatıyorum. Sizin yeriniz elbette, Rabbimizin yüce dini İslam’ın yanında durmaktır. Cenabı Allah (C.C) insanlara indirdiği ilk ayeti “İKRA” oku diyerek, ilk kendimizi, sonrasında Dünya’yı ve Evreni bir bütün olarak okumamızı ve tanımamızı istedi.
Yaratılıştaki mucizeyi görerek, Allah (C.C) yüceliğini tanımamızı ve ibadet etmemizi istedi. Kuranı Kerim ayetlerinde; Akıl etmez misiniz? Düşünmez misiniz? diyerek bizleri aklımızı kullanarak, kalbimizin feraseti ile tefekkür etmemizi emretmiştir.
Allah (C.C)’ın emirleri ortada iken, Kuranı Kerim ile muhatap olan, Allah’ın kulları Müslüman olarak bizleriz. Tüzel kişi olarak Devlete, her şeyi bırakarak, asıl sorumlusu bizler iken, onun yapmasını mı bekliyorsunuz? Hiç bir şey yapmadan neyi bekliyorsunuz. Gelip birilerimi bizi kurtaracak öylemi? Öyle bir şey olmayacak elbette, daha neyi bekliyorsunuz. Ses verin artık Neredesiniz?
Seküler Kapitalizm’in tüm maddeci, materyal felsefeyi her alanda red ederek, Adil Bir Sisteme ruhen kalben ve bedenen mutlaka ihya ve inşa etmek için hicret edelim.
Seküler Kapitalizm sistemi, kapitali yani parayı her şeyin önünde gören materyal bir yapı ve puttur. Kapitalist sistemin insanlığa dayattığı, inançsızlığı ve değerleri hiçe sayan temeldeki, günümüzdeki her türlü putlaştırdığı, eylemlerine karşı olalım.
Seküler Kapitalizm karşısında, Müslümanlar olarak, yardım ve dayanışma ile birbirimize dayanalım. Hakikate ve doğru yolu bulmada, birbirimize destek olalım. Birlik ve beraberlik içinde Allah (C.C) Tevhid yolunda birleşelim. Takva ile bütünleşelim ve kul olma sorumluk bilinciyle, her alanda kenetlenelim.
Müslümanlar olarak, bir an önce uyanalım ve kendimize gelelim artık. Sizler Allah (C.C) unuttunuz, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim den koptunuz, Hayatınızı ondan bağımsız yaşıyorsunuz. Bu Müslümanların, bizlerin manevi bir çöküşüdür. Bu olumsuz gidişe hep birlikte son verelim ve çok dikkat edelim.
Kendimize bir an önce gelelim. Müslümanlar olarak ayağa kalkalım. Bu gaflet uykusundan, bir an önce uyanalım. Bilinçlerimizi ve şuurumuzu her alanda sürekli arttıralım.
Müslümanlar olarak, hayatımızın merkezine Kuran-ı Kerime göre tekrar endeksleyelim. Nur’u Muhammedi ile sünnetiyle kalplerde sevgi ve iman ile yaşayalım, yaşatalım inşallah.
Kuran-ı Kerim ve Sünnetin olduğu bir hayatı, Müslümanlar olarak yürekten kabul edelim. Kişilerin yada toplumun hatalarına ve olumsuzluğuna bakarak, sizde yanlış hareket etmeyin. Siz yine de doğru olanı yapın, güvenilir emin bir Müslüman insan olalım. Allah (C.C) kalben sevelim, İslam dinimizi günümüzde her alanda yüceltelim.
Yeni Adil Bir Sistemi bireyi, aileyi ve toplumu Adalet, Hakikat ve liyakat temelindeki yapı modelinde yeniden İhya ve inşa edecek şekilde, sevgi ve muhabbet ile birlikte başlatalım.
Allah (C.C) yüce dinimiz İslam’ı, Kuran-ı Kerim ve Nur’u Muhammedi ile her alanında, bir bütün olarak yaşayacağımız, değerlerimizi ve özümüzü yani bizi biz yapan, Adil Bir Sistem temelindeki “Vakıf İş Kümesi” yapısını, hep birlikte yeniden ihya ve inşa edelim. Allah’ın izniyle İnşallah
Küresel olarak aniden insanlığın başına bela olacak, daha şiddetli kara bulut gibi çökecek olan, şu an belli ülkelerde, Yapay zeka ve Robotlar ile acımasız bir şekilde uygulanmakta olan, daha sarsıcı bir şekilde ortaya çıkacak olan, “Dijital Kölelik” karşı çok daha uyanık ve bilinçli bir şekilde dikkat edelim.
Yaklaşmakta ve gelmekte olan bu büyük derin sinsi tehlikeye karşı, kurtuluş reçetemiz ve çözümümüz Adil Bir Sistem ile elbette vardır. Biran önce saha da uygulamaya geçilmelidir. Sizleri İnsanlık üzerine gelen bu büyük sinsi tehlike karşısında, şiddetle uyarıyorum.
İslam’ın sancaktarlığını yapan Müslüman Türk Milletinin tarih yazan torunları, Neredesiniz?
İslam’ın kutlu sancaktarlığını yapan ecdadımızın torunları olan bizlere yakışacak onurda, mert, yiğit bir şekilde, kendi özgüvenimiz ile artık bizleri yozlaştıran Kapitalizm sistemini bırakalım. Her alanda kendi öz değerimiz olan, Adil Bir Sistem kurumsal yapısına sahip çıkalım.
Sahiplenmek, uygulamak ve yaşama geçirmek için Ahi Vakıf İnsanı, Alp Eren yiğitler, olan Müslümanlar sizler ses verin artık, Neredesiniz?
Müslüman Türk Milleti olarak, tüm Müslümanlar ve İnsanlık olarak öz değerimiz, Adil Bir Sistem birlikte ihya ve inşa etmek için sizleri duymak ve görmek istiyoruz İnşallah. Ses verin yiğitler, Neredesiniz?
Ben Akademisyen birisi değilim, İlahiyat yada imam hatip mezunu da değilim, Arapçayı bile bilmem, ne akademik bir ünvanım var, nede bir titrim var.
Uzmanlıklarımı ve saha deneyim tecrübelerimi, Allah (C.C) rızasını kazanmak için, Ahilik ve İslam İktisadı yolunda, Adil Bir Sistem eser ortaya koymak için yüksek Lisans proje tezim “Vakıf İş Kümesi” eserim, Rabbimin izniyle, ilk bize nasip oldu, bin kere şükrediyorum, Elhamdülillah. İslam’ı her alanda yüceltecek, Adil Bir Sistemi İhya ve inşa için yolda dertlenen, Türk Milletinin bir evladıyım.
Ben sadece Allah(C.C) kul olma gayretinde olan, Ahi Vakıf İnsanı Alp Eren hizmetkâr olarak, sadece bir ilim talebesiyim. Sizlere hizmet etmek, benim için de ayrıca bir onurdur, İnşallah.
Adil Bir Sistemi, birlikte ihya ve inşa edecek olan, Müslüman Türk Milleti, tüm Müslümanlar ve İnsanlık olarak, yürekli yiğitler elbette sizlersiniz. Gücümüz ve imkânımız ölçüsünde bizler seferden sorumluyuz. Allah'ın izniyle inşallah, Çözümün bir parçası olun, ses verin Neredesiniz?
Allah (C.C) bize yeter, bizler seferden sorumluyuz, yüce olan, galip gelecek olan yalnız O’dur.
Selam, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah
NurHan Keleş
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.