DÜNYA’DA İSLAM’A GEÇİŞLER HIZLA YÜKSELİRKEN, İSLAM DÜNYASI FAİZLİ KAPİTALİST DİNDAR GİRDABINDA BOĞULMAKTA (2)

Yüce dinimiz İslam, öncelikli olarak Adalet üzerine kuruludur. Adil Bir Sistem yapısı da İnsanı merkeze alarak, Adalet, Hakikat ve Liyakat temelindedir.

İslam'ın Adil Bir Sistemi, Adil ve Dengeli yapısı ile her şeyden önce Seküler Batı kapitalizmin, İnsanı sömüren yapısı temeline, özellikle her alanda çok ciddi meydan okumaktadır. Bu meydan okumanın yanında, toplumda yaşadığımız tüm sorun ve olumsuzlukları, aynı zamanda çözümler üreterek, biryandan ortadan kaldırır.

İslam’ın Adil Bir Sistem yapısında, faiz hiç yok, sömürü asla yok, aldatma ortamı dahi yok, İnsanı sömüren ve yozlaştıran, bitmek bilmeyen, borç yükü ve döngüleri ile aldatma ve kandırma ise asla yoktur.

İslam iktisadi sisteminde, finans, zenginlik ve servet Adil Bir Sistem yapısı içinde sürekli dolaşımdadır. Belli ellerde temerküz etmez, biriktirmez ve tek elde toplanmaz.

Faiz olmadığı için, tıpkı İnsan vücudundaki kan gibi her yere hayat ve can verir. Halkın her kesimine, tabanına özellikle yayılır, iş ve ticaretine, girişimciliğine, emeğe ve çalışma yaşamına, kolay finans erişimin önü, her alanda sonuna kadar açıktır. Finansa ulaşım faizsiz olarak hızlı ve kolaydır.

Özellikle ticarette, alış veriş ile kar elde amaçlı olarak, gelirin tabana her alana hızla yayılmasını özellikle sağlar. Servet ve para, finans sisteminde, belli ellerde biriktirilmeden, hızlı dönmesini iş ve ticari olarak sağlanır. Finansın faizsiz hızlı akması, üretimi hızla arttırır. Ürünlerde bollaşma artar ve ürün fiyatları hızlı düşerek, refah ve bolluk toplumun her alanına kısa zamanda hızla yayılır.

İslam’ın Adil Bir Sistem yapısı olan, Adil bir ekonomi sistemi elbette, Batı'daki mevcut yapıyı, rahatsız etmektedir. Müslümanlar İslam’ın kendi öz değerini, Adil Bir Sistem yapısının kıymetini, ticarette işte yaşamda oluşturduğu refah ve bolluk getirecek yapısını, artık vakit kaybetmeden uygulamaya geçirerek mutlaka görmelidir.

Adalet, Hakikat ve liyakat temelli kurulan Adil Bir Sistemin, Adil Ekonomi yapısı, birlik, beraberlik ve yardımlaşma, dayanışma üzerine kurulan bir sistemdir. Kapitalizm insanları borç tuzağına düşürmeye dayanıyorsa, onları böl parçala yönet anlayışını dayatıyorsa, insanlar için oldukça elverişsiz bir yapıdır.

İslam’ın Adil Bir Sistem yapısı yönetimi, helal olmayan, haksız kazanılan sektörler için onlar için finansal ve yapısal bir sorundur. Bu tür yalan, yanlış ve haksız kazançların, ortamını asla müsaade etmez. Seküler Kapitalizm Batı ekonomisi, özellikle İslam’a aykırı ölçüde, İnsanları her alanda sömüren ve yozlaştıran birçok sektörlerin olduğu bilindiği bir gerçektir.

İslam'ın öncelikli olarak aklı, aileyi ve toplum ahlaki yapıyı korumayı emreder. Kapitalizm İnsanların çılgın eğlence, haz içinde tüketim alışkanlıkları, disiplinsiz yaşamaya, hızlı tüketim ekseninde, özgürlük adı altında, dayattığı bir yozlaşmış yaşam karşısında, İslam’ın adil ve dengeli bir yaşamı önermesi, onların elbette hiç istemediği bir durumdur.

İslam’ın Adil Bir Sistemi, İnsanı merkeze aldığı için birey, aile ve toplumun her alanında, mutlu ve huzurla yaşayacağı ve iyilik gördüğü dinamik bir sistem yapısı ile her alanda faydalı bir yaşam yapıdır.

Tabanda İnsanların yaşadığı faydanın artması, elbette çok kıymetli ve önemlidir. Ancak Kapitalizm açısından, tabanda insanların fayda görmesi, gelir ve kazanç kaybı olduğu için toplum için ne kadar faydalı bir yapı varsa asla istemezler. Kapitalizm elitlerin ve çıkarcı, menfaatçi iş dünyası için tamamen olumsuz olarak görülmektedir.

İslami değerlerin, Adil Bir Sistem yapısının, birey, aile ve toplumsal sorunları çözmedeki çok ciddi etkili bir yapısı vardır. Kapitalizm hiç istemediği bir durumdur. İşte gerçekleri, bunları iyi bildikleri için her alanda kontrolü kaybetme korkusu yaşıyorlar.

Çünkü İslami değerlere sahip güçlü birey, aile ve topluluklarda, madde bağımlılığı başta olmak üzere ve birçok diğer bağımlılıklar dâhil, şiddet suçları, her alanda etkisini göstererek engellenecektir. Zaman ile tüm bu bağımlılıklar ortadan kalkarak tüm olumsuzluklar düşecektir.

Birey, Aile ve Toplumsal yapılarımız her alanda, daha güçlü zihinsel ve bedensel etki ile daha dayanıklı bir yapıya kavuşarak, daha mutlu ve huzurlu iyi bir yaşam olacaktır.

Batılar işte İslam’ın bu gerçek yaşamsal iyileştirici yapısını iyi bildiği için, İnsanlar üzerinden kazandığı yozlaştırıcı gelirlerden olacağı için kontrolü kaybetmek korkusu yaşamaktadır.

İslam’ın sağladığı Adil Bir Sistem, Yüce İslam dinimizin bize sağladığı inancın hakikatin sağladığı istikrar karşısında, Batı'daki Kapitalizm sahipleri, kendi sistemlerin yanlışlığı ve başarısızlığını görüleceği için özellikle hiç istememekteler.

Yüce dinimiz İslam’ın Hakikati inanç üzerinde ciddi bir etki ile insanlar üzerinde, sağladığı pozitif istikrar elbette, toplumdaki polis olayların azalmasına, hapishanelerin boşalmasına ve sağlık hizmetlerin düşmesine etki edeceği için batı Kapitalizm sistemlerin her alanda başarısızlıklarını, ifşa etmesinden özellikle çok ciddi olarak korkuyorlar.

İslam’ın Adil Bir Sistemi, gerçekten Adil işleyen bir topluma dönüşmesi durumunda, Kapitalizm elitleri ve çıkarcı menfaatçi iş dünyası için bu durum elbette hiç istenmeyen bir durumdur.

İslam’ın İnsan merkezli “Yaratılmışların en şereflisi” olan bir kul olma bilinci ile yetiştirilen bir birey, aile ve toplumlar, her şeyden önce kendi yaratılış gayesini ve kimliğini çok iyi bilen insanlardır. Asla hiçbir şekilde birilerince kandırılamaz, yanlış yönlendirilemez ve asla da manipüle edilemez.

İslam'ın insanlara gerçek yaratılış gayesi olan öz kimliğini vermektedir. Bu kimlik Kapitalizm yaşattığı bir ekonomi nesnesi asla değildir. Çılgın tüketici kimliği ise asla hiç değildir. İnsanları bölerek parçalayan stk veya kurum kimliği ile insanları birbirine düşüren ve sürekli çarpıştıran bir kimlik ise asla hiç değildir.

İnsan yaratılmışların en şereflisidir. Adalet, Hakikat ve liyakat temelinde, Adil Bir Sistem içinde, ona verilen her nimeti, bir emanet bilinci ile taşıyan, Allah’a kul olma gayretinde çalışarak yaşayan, bireyi, aileyi ve toplumu her alanda huzurla güçlendiren, yaratılış gayesine uygun gerçek bir kimliktir.

Batı’nın Kapitalizm güç yapıları, milyonlarca insan kendi başına, sistemi sorgulayarak her alanda ciddi düşünmeye başladığında, kendi güç yapılarını, kontrollerini kaybetme korkusu ve paniğine kapılmaktan özellikle korkmaktalar.

Sorgulayan, bağımsız ve hür düşünen insanlar, gerçekleri ve hakikati görerek İslam’a yoğun ve hızlı bir şekilde geçmekteler. Dünya’da İslam’a geçişler çok hızla artmakta, İşte özellikle bundan korkmaktalar.

Günümüz 21.Yüzyıla girdiğimiz bir dönemde, artık Batı’da elbette sömürülen ve yozlaştıran tüm insanlar, Kapitalizm sistemini ciddi sorguluyorlar. Kim olduklarını bilen, bilinç seviyelerini arttıran Batı insanları, gerçekleri göreceklerinden, İslam’a girmeleri hızla yükselmesinden özellikle korkmaktalar.

Batının korkusu, dinimiz değerinden elbette değil, Dünya’da ekonomik çıkar ve menfaat alanların ve kendi kontrollerini her alanda İslam’a yoğun girenlerin artması ve geçişleri ile materyal ve güçlerini kaybetmek korkusu ile ilgilidir.

Batı, kendi kontrolündeki Medyada yıllarca özellikle, gazete, dergi, televizyonlarda, internette, sosyal medya da yıllardır İslam'ın sürekli korkular temelinde kötüleyerek, bugüne kadar Batı kendi insanlarını korku ile yönetmişlerdir.

Ancak İslam’ın Adil ve dengeli yapısı, İnsanı merkeze alan yapısı, gerçekler Hakikatler öğrenildikçe onların karalamaları elbette boşa gidecektir. Batı insanları ve tüm insanlık İslam’ın hakikati ile yüzleşecek ve İslam’ı seçerek, ihlaslı ve samimi bir Müslüman olacaklardır.

Batı Kapitalizm sahipleri kendi Korkularını, özellikle kendi insanlarını kontrol edebilmek için onlara sürekli Medya üzerinden, kanat önderleri ve politikacılar üzerinden, İslam’a karşı korkuyu sürekli pompalamaya yine devam etmektedirler.

Batı insanlarını ve halklarını İslam’ın gerçekleri ve hakikati ile tanışmaması için onlara sürekli kötüleme ve korku salmaya yine devam ettirirler. Batı kendi insanlarını, özellikle bölünmüş topluluk yığınlarına böl parçala ve yönet yapıya dönüştürerek, kendilerine sürekli yalanlar ile tutarak, kendilerine itaatkâr kılmaya sürekli çalışırlar.

İslam Dünyası ve ülkemizdeki, Faizli Kapitalizme bağlı Müslümanlar artık kendinize gelin, korkularınızı ve endişelerinizi bırakın. Yüce dinimiz İslam’ın gerçek ve hakikati olan, Adil Bir Sistemi, her alanda uygulamalıyız. Konuşmaları, tartışmaları ve hayıflanmaları artık bir kenara bırakarak, amel ile sahada uygulayarak, yaşamımızın her alanına mutlaka geçirmeliyiz. Artık her alanda sahip çıkmalıyız.

Günümüz Müslümanları, Maalesef İslam’ın hakikatinden uzak yaşamaktalar, yozlaşmış ve tükenmiş bir toplumsal yapımız halimiz ortadadır. Dünya’da İslam’a geçişler hızla özellikle her alanda yükselirken, İslam Dünyası’nın bu durumu, yani faizli Kapitalist dindar girdabında boğulmamız gerçekten çok acınası bir durumdur.

İslam’ın sancaktarlığını yapan, Müslüman Türk Milletinin torunları, ses verin NEREDESİNİZ?

Bu imtihanı sizler sahip çıkmazsanız, bizlere olan vebali çok ağır olacaktır. Kendinize gelin ve ses verin artık NEREDESİNİZ? Eğer bizler sahip çıkmaz isek,

Allah (C.C) Batıda ve Dünyanın farklı yerlerinde, yeni Müslüman olan İslam’a yeni giren, samimi ve ihlaslı Müslümanlar eliyle, İslam’ın Adil Bir Sistemini mutlaka kurdurarak, her alanda yine yeniden yüceltir. O’nun her şeye gücü yeter, galip gelecek yalnız O’dur.

Selam, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 18 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
NurHan Keleş Arşivi