BERRİN NUROĞLU

BERRİN NUROĞLU

SAYENİZDE

SAYENİZDE

Sevgili okuyucularımız merhaba

Sağlıklı ve mutlu bir hafta geçirmeniz dileğiyle, saygı ve sevgilerimi sunuyorum

Hiç düşündünüz mü kaç kişinin kalbindesiniz?......

Bulduğunuz sayıya bir ekleyin lütfen, hatta o biri en başa koymalısınız. Çünkü siz daha doğmadan, O’nun kalbindeydiniz ve O bütün hayatını sizin daha iyi bir hayat yaşamanız için adamıştı…

Henüz küçücük bir çocuk iken kaybettiği babasının derin üzüntüsü ve acısı, kalbini dolduran sizin sayenizde teselli buldu.

Manastır Askeri İdadi’sinin soğuk gecelerinde yoksul bir yetim iken, O’nun kalbini siz ısıtıyordunuz…

Çanakkale Conkbayırı’nda Anzakların Suvla’dan geleceğini tahmin edip , 57. Alayı bölgeye hızla kaydırıp Anzakları şaşkına çevirdiğinde de, göğsüne isabet eden şarapnel parçasını, askerin morali bozulmasın diye kimseye göstermeden kontrol ettiğinde de, ve ‘’Çanakkale’yi geçilmez ‘’ yaptığında da siz hep kalbindeydiniz..

İstanbul’a resmi bir geçit töreni ile giren 61 parçalık İtilaf donanmasına ‘’Geldikleri gibi giderler ‘’ dediğinde bu gücünü kalbindeki sizden alıyordu..

O’na ‘’Ya İstiklal Ya Ölüm ‘’ dedirten, elbette ki kalbinde size karşı duyduğu eşsiz sevgi idi..

Cebindeki bütün parası ile çıkardığı ilk gazetesi ‘’Minber ‘’ de sizin içindi…

19 Mayıs 1919’da Samsun’da yaktığı ‘’ Kurtuluşun Ateşi’’, kalbindeki sizin, özgürlüğünüz içindi…

Hakkında idam kararı çıkarıldığında, çakmak çakmak gözleri , sizin sayenizde hiç nemlenmedi….

Ve kelle koltukta dolaştığı Anadolu’nun her köşesinde kalbi sizinle doluydu, sizin için çarpıyordu…

23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisini dualarla, coşkuyla, kalbindeki sizle, sizin için açtı..

Anadolu’yu işgal edip, ateş çemberine çeviren Yunanların mevzilerini gezen İngiliz Mareşal, ‘’Türkler burayı altı ayda geçemez’’ dediğinde , Türk askerleri Başkomutanları olan O’nun, askeri dehası ile mevzileri üç günde geçmişti ..

‘’Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir İleri!’’ dedi ve düşmanı İzmir’de denize döktü... Karşısında demirlemiş İngiliz donanmasına ; ‘’ Mağlup bir devletin donanmasının burada durmasına gerek yok. İngiltere’ye nota verin. Donanmasını çeksin . Çekmezse batıracağımı bildirin’’ dediğinde, notayı yazan ve oradaki herkes endişelenmişti, O hariç...

Ertesi sabah donanma yoktu…. Çünkü O, askeri bir deha idi. Kalbindeki sizin için yapıyordu her şeyi…..

İngilizler, İstanbul’dan ‘’geldikleri gibi giderken’’ , General Harington bir centilmen ile savaştığını söyleyerek, Türk bayrağını selamlamıştı…

İngiliz Başbakanı LIoyd George çaresizce istifa ederken, O’nun için ‘’Böyle bir dahi 100 yılda bir gelir , O büyük dahi de Türk Milletine nasip oldu’’ demişti….

Ufukları yettiği yere kadar O’nunla yol arkadaşlığı yapanlar, ufukları yetmeyince ağır bir komplo düzenleyip yapayalnız bıraktılar O’nu… Kalbindeki size sarıldı sımsıkı… Gücünü çok sevdiği sizden alıyordu çünkü…

Cumhuriyet demişti 29 Ekim 1923’de, herkese ve her şeye rağmen , elbette ki sizin için , size en iyisini layık gördüğü için….

Siz, seçmeyi ve seçilmeyi hayal bile edemezken , O sizin için kanunlaştırmıştı bile… Dünya’da ilk sizdiniz, tek sizdiniz… Dünya şaşkına dönmüştü O’nun ufku karşısında … O, ise ‘’ kadınları topluma katmamak toplumun yarısından vazgeçmektir’’ demişti, kalbindeki size hak ettiğiniz kıymeti vererek…..

‘’Köylü milletin efendisidir ‘’ dedi ve köylüyü canından bezdirmiş olan Öşür’ü kaldırdı… Yıllarca unutulmuş olan köylünün, rahatça üretime katılabilmesi için ard arda kooperatifler kuruldu…

Boş arazileri kendi parası ile satın alıp, onları birer çiftliğe dönüştürüp bölge halkına hediye ediyordu, bir çocuk kalbinin duyduğu sevinçle , ….

Afgan Kralı Emanullah Han , O’na hayrandı . Tıpkı diğer dünya liderlerinin O’na , hayran olduğu gibi.. Çok istemişti O’nu görmeyi. Kralın, Türkiye ziyaretinin ardından O’na olan hayranlığı bir kat daha artmıştı… Acaba kendi ülkesi de böyle olabilir miydi diye heyecanlandı?

12 Haziran 1933’de Türkiye Büyük Millet Meclisinden çıkarttığı özel bir kanunla, bütün mal varlığını çok sevdiği milletine bağışladı….

Dört binin üzerinde kitap okumuştu ve hayatının son bir buçuk yılında Geometri kitabı yazmıştı sizin için…

Merinos Fabrikasının açılışına gittiği Bursa’da , Belediyenin O’nun onuruna verdiği baloda Orkestra şefi Mehmet’e ‘’ Zeybek ‘’ demişti.. Ve herkesin hayran bakışları arasında dizlerini yere vura vura zeybek oynamıştı son kez.... Çok ama çok hasta olmasına rağmen … Bu gücünü kalbindeki çok sevdiği sizden almıştı…

Sizin için yaptığı her şeyi NUTUK’ta anlattı belgeleriyle, ve zamanda sınırı olmayan ‘’Gençliğe Hitabe’’yi bıraktı klavuz olarak size…..

Kısa bir ömüre sığdırmıştı bu kadar çok şeyi, ‘’küllerinden yeniden doğmuştu bir millet’’ , kalbindeki size olan o büyük sevgisinin sayesinde, her şeyi sizin için yapmıştı, sizi çok sevdiği için….

Ve bir 10 Kasım sabahında durdu kalbi, içinde sonsuza kadar olan sizinle…

Bu yazı toplam 586 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
BERRİN NUROĞLU Arşivi
SON YAZILAR