Muğla’nın Hafızasına Yazılan Bir İsim: Ali Abbas Çınar

(Muğla’yı yazmak, Muğla’yı yaşatmaktır.)

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türkleri ve Edebiyatları Bölümünün hafızasında derin izler bırakmış bir ilim ve gönül insanı; Dr. Öğretim Üyesi Ali Abbas Çınar hocamı, vefatının üçüncü yılında rahmet, minnet ve özlemle anıyorum.

Ali Abbas Çınar, 18 Mayıs 1960’ta Erzincan’ın Tercan ilçesinde doğdu. Hayatı boyunca hem memuriyet hem akademik çalışma disiplinini birlikte yürütmüş; çalışarak okumuş, üreterek yaşamış bir ilim adamıydı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olduktan sonra, halk kültürü alanında yoğunlaşmış; yüksek lisans ve doktorasını Türk halkbilimi sahasında tamamlamıştır.

Ancak onun asıl hikâyesi, yalnızca aldığı diplomalarla değil; Türk dünyasına açılan gönlüyle başlar. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yaptığı derlemeler, Anadolu’nun pek çok şehrinde yürüttüğü saha araştırmaları ve özellikle Kazakistan başta olmak üzere Türk cumhuriyetlerinde gerçekleştirdiği ilmî çalışmalar, onu Türkiye ile Türk dünyası arasında yaşayan bir kültür köprüsü hâline getirmiştir.

Kazak halk edebiyatı, destanlar, at kültürü, âşıklık geleneği, Türk mitolojisi ve halk inançları… Bu alanların hemen hepsinde eserler vermiştir. “Türklerde At ve Atçılık” çalışmaları, Kazak ve Türkmen kültürü üzerine eserleri, Abay Kunanbay ve Muhtar Avezovgibi isimler üzerine yaptığı incelemeler; sadece akademik metinler değil, aynı zamanda kültürel hafızaya katkı sunan kalıcı çalışmalardır.

Ali Abbas Çınar hocamı anlatırken yalnızca Türk dünyasından söz etmek eksik kalır. Çünkü o, Muğla’ya da gönülden bağlıydı.

ekran-resmi-2026-02-28-13-00-26

Muğla’ya Adanmış Bir Ömür

Muğla üzerine yazdığı kitaplar, derlediği sözlü kültür ürünleri, inanç merkezleri, çocuk folkloru, yerel tarih ve toplumsal değerler üzerine yaptığı çalışmalar; bu şehre bırakılmış ilmî bir mirastır.

O, Muğla’yı sadece yaşadığı bir şehir olarak görmedi; onu araştırdı, yazdı, kayda geçirdi ve gelecek nesillere emanet etti. Karabağlar Yaylası’ndan Akyaka’nın sözlü tarihine, Yörük kültüründen Muğla halk inanışlarına kadar geniş bir alanda kalıcı eserler verdi.

Bu yönüyle hocamız hem Türk dünyasının akademisyeni hem de Muğla’nın kültür tarihçisi idi.

Bir akademisyeni büyük yapan yalnızca yayın listesi değildir. Onu asıl büyük yapan; yetiştirdiği öğrenciler, bıraktığı ahlâk ve temsil ettiği duruştur. Ali Abbas Çınar hocam; derslerinde titiz, ilmî ölçülere bağlı; fakat öğrencisine karşı daima şefkatliydi. Lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde pek çok öğrenci yetiştirdi. Türk dünyasından gelen öğrenciler için bir rehber, bir ağabey, bir gönül insanı oldu.

Onun derslerini dinleyenler bilir: anlattığı bir destan, sadece bir metin olmaktan çıkar; yaşayan bir kültür varlığına dönüşürdü. At kültürünü anlatırken gözleri parlar, Kazak bozkırlarını tasvir ederken sanki o bozkırın rüzgârını alır sınıfa getirirdi.

Ardında Bıraktığı Miras

24 Şubat 2023’te aramızdan ayrıldığında; geride onlarca kitap, yüzlerce makale, bildiriler, çeviriler ve en önemlisi yetişmiş talebeler bıraktı. Kitaplarının öğrencilerin hizmetine sunulmuş olması, onun ilme bakışının en güzel göstergesidir. Bugün onu anarken, aslında bir sorumluluğu da hatırlıyoruz: Türk dünyası ile kurduğu köprüleri daha da güçlendirmek ve Muğla’nın kültürel hafızasını yaşatmaya devam etmek. Bazı insanlar yaşadıkları şehre iz bırakır; bazıları ise o şehrin hafızasına dönüşür. Ali Abbas Çınar hocamın Muğla’nın hafızasında yer etmiş isimlerden biri olmasını sağlayan eserlerinden bazıları şunlardı:

• Muğla İnanış Merkezleri (Erenler / Ziyaret Yerleri) – 2018 (Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları)

• Muğla Halk İnanışları – 2017 (Devrim Gazete ve Matbaası)

• Muğla Üzerine Makaleler – 2015 (Muğla Büyükşehir Belediyesi Yayınları)

• Muğla Üzerine Makaleler: Ula Tarih ve Kültüründe İz Bırakan Sanatçı, Yazar ve Büyükelçiler – 2015

• Ula: Hayata Açılan Kapı (Yerel Tarih ve Sözlü Kültür Üzerine Araştırma ve Derlemeler) – 2014

• Muğla Karabağlar Yaylası (Tarih, Toplum ve Kültür) – 2010

• Muğla Çocuk Folkloru (Halk Kültürü Bağlamında) – 2008

• Akyaka Sözlü Tarihi ve Gökova Havzası Halk Kültürü – 2007

• Muğla ve Çevresi Sözlü Kültürü ve Toplumsal Değerleri – 2007

• Muğlanâme (Muğla ve İlçeleri Kültürü) – 2006

• Muğla Kitabı – 2004

• “Muğla İli Ağzı Sözlüğü” – 2004

• Hüseyin Ercan: Sarıkamış’tan Muğla’ya Göç ve Var Oluş Hikâyesi – 2011

• 50 Yılında Devrim Gazetesi ve Devrim’de Muğla – 2010

• Hamdi Yücel Gürsoy ve Muğla’da Yücelen’in Hikâyesi – 2022

• Muğla Aşkına – 2020

• Ateş ve Su Aşkına – 2020 (Muğla temalı şiir ve kültür yazıları içerir)

Hocamın ölümü üzerine ona yazdığım bir şiir ile sözlerimi bitirmek istiyorum.

Öyle yaşayacaksın ki hayatı,

Gittiğinde arkandan ağlayanların olmalı,

Öyle seveceksin ki insanları,

Gittiğinde dua edenlerin olmalı.

Öyle güleceksin ki içten ve kahkaha ile,

Gittiğinde ortalık sessiz kalmalı.

Öyle sadık olacaksın ki dostlara,

Gittiğinde omuzlar düşmeli iki yana.

Öyle candan bakacaksın ki cana,

Gittiğinde cananın canı yanmalı.

​​Öyle sarılacaksın ki toprağa,

​​Gittiğinde kavuşturacak uçmağa.

Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Ailesine, kıymetli kızlarına, öğrencilerine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Ruhu şad, ilmi sadaka-i câriye olsun.

Bu yazı toplam 28 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ekrem AYAN Arşivi