Bu ülkede sorun ne CHP’dir ne AK Parti.
Sorun, bu iki büyük siyasi damarın birbirini düşman belleyerek siyaset yapmasıdır.
Biri yanlış yaptığında diğeri sevinirse,
biri doğru söylediğinde diğeri susarsa,
bu ülke bir arpa boyu yol alamaz.
Bu kadar açık.
KAVGADAN BESLENEN SİYASET, MEMLEKETİ TÜKETİR
Cumhuriyet Halk Partisi ile
Adalet ve Kalkınma Partisi
barışmadan…
– hukuk toparlanmaz
– ekonomi düzelmez
– çevre korunmaz
– adalet yerini bulmaz
Çünkü biri “yaptı” diye diğeri alkışlıyor,
biri “itiraz etti” diye öteki karşı çıkıyor.
Yanlışın partisi olmaz.
Doğrunun da.
MEMLEKET, TARAFTARLIKLA YÖNETİLMEZ
Biz siyaseti futbol tribününe çevirdik.
“Bizim takım” yapınca alkış,
“karşı takım” yapınca isyan…
Oysa memleket böyle yönetilmez.
Zeytin kesiliyorsa kim keserse kessin karşı çıkacaksın.
Hukuk çiğneniyorsa kimin döneminde olursa olsun konuşacaksın.
Rant varsa, ideolojisine bakmadan üzerine gideceksin.
Aksi hâlde adına siyaset denir ama içeriği taraftarlıktır.
BU ÜLKENİN BARIŞA İHTİYACI VAR, KAVGAYA DEĞİL
CHP ile AK Parti’nin barışması demek,
kol kola girip halay çekmesi değildir.
Barışmak demek:
– aynı yanlışa birlikte karşı çıkabilmek
– aynı doğruya birlikte sahip çıkabilmek
– devletin çıkarını partinin önüne koyabilmek demektir.
Bu olmazsa ne olur?
Bugün biri kazanır, yarın öteki.
Ama ülke hep kaybeder.
Bu ülke,
CHP–AK Parti kavgasıyla değil,
CHP–AK Parti aklıyla ayağa kalkar.
Biri sevinirken diğeri üzülüyorsa,
bir yerde yanlış var demektir.
Ve biz hâlâ o yanlışı alkışlıyorsak,
düşünmemiz gereken çok şey var demektir.
Memleket meselesi budur.
Tandoğan Uysal
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.