TANDOĞAN UYSAL
Bu Fotoğrafta Olmaması Gereken Yelda Erol Gökcan’ın Ne İşi Var?
AK Parti’de Protokol Krizi: Fotoğraf Çok Şey Anlatıyor
Siyasette bazen uzun uzun anlatmaya gerek yoktur…
Bir fotoğraf her şeyi söyler.

Muğla’da çekilen o kare de aynen böyle.
Sessiz… ama fazlasıyla net.
Bir Fotoğraf, Bir Soru İşareti
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun
AK Parti Muğla İl Teşkilatı ziyaretinde çekilen fotoğraf…
İlk bakışta sıradan.
Ama biraz dikkat edince insanın aklına tek bir soru geliyor:
Bu fotoğrafta olmaması gereken Yelda Erol Gökcan’ın orada ne işi var?
Çünkü mesele sadece bir kare değil…
Mesele doğrudan protokol, hiyerarşi ve siyasi ciddiyet meselesi.
Orası Kimin Yeri?
Siyasette yerler rastgele değildir.
O koltuklar bir anlam taşır.
Temsil eder.
Yetkiyi ve sorumluluğu gösterir.
Peki normalde ne olmalıydı?
• İl Başkanı’nın yanında İl Kadın Kolları Başkanı oturur
• Onun yanında İl Gençlik Kolları Başkanı yer alır
Ama bu fotoğrafta ne oldu?
Protokol ters yüz edildi.
Yerler değiştirildi.
Daha doğrusu… yerler işgal edildi.
Muğla AK Parti teşkilatında hiçbir görevi olmayan Yelda Erol Gökcan,
tam da oturmaması gereken yerde.
İl Kadın Kolları Başkanı ise geri plana itilmiş.
İl Gençlik Kolları Başkanı’nın ise neredeyse adı bile yok.
Zaten masada da yok; çünkü oturacak yeri yok.
Bu bir detay değil.
Bu, açık bir mesajdır.
Bu Bir Hata Değil, Tercih
Ortadaki durum “yanlışlıkla oldu” denilecek türden değil.
Bu bir refleks.
Bir alışkanlık.
Bir “ben otururum, kimse bana karışamaz” yaklaşımı.
Daha da önemlisi:
Kimse müdahale etmiyor.
Kimse “burası sizin yeriniz değil” demiyor.
Ve asıl dikkat çekici olan şu:
İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün bu tabloya müdahale etmeyip seyirci kaldığı görülüyor.
Bu da şu soruyu doğuruyor:
Teşkilatı kim yönetiyor?
Disiplinin Yerini Keyfiyet ve Başıboşluk Almış
Siyaset, hele ki iktidar partisi siyaseti,
disiplin üzerine kurulur.
Ama Muğla’da görünen tablo farklı:
• Protokol yok
• Hiyerarşi yok
• Sınır yok
Herkes kendi yerini kendi belirliyor.
Hatta omuz atarak yer kapanlar var.
Bu da teşkilatın yönetilmediği,
aksine savrulduğu izlenimini veriyor.
Sorumluluk Kimin?
Bu tür görüntülerde sorumluluk tartışılmaz:
İl Başkanı’na aittir.
Cengizhan Güngör’e yönelen eleştirilerin nedeni de bu.
Çünkü teşkilatta şu sorular artık açık açık soruluyor:
• Kim söz sahibi?
• Kim karar veriyor?
• Kimse kuralları umursamıyor mu?
İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün eleştirildiği bir başka konu daha var ki, bence bu daha önemli:
AK Parti lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret, devlet büyüklerine hakaret, Cumhur İttifakı ortağı MHP İl Başkanı’na, AK Parti teşkilatına ve birçok parti yöneticisine, ayrıca Büyükşehir Belediye Başkan adayına ve kurum müdürlerine hakaret iddialarıyla tutuklanan Kürşat Keskin ve Mertcan Güngör; ev hapsinde bulunan Serap Ülkü Özdemir ve adli kontrolle serbest kalan Pınar Boyacı’nın AK Parti üyesi olduğu belirtiliyor.
MHP İl Başkanı, basın açıklaması yaparak kendi partisinden bir kişinin bu olaya karışması nedeniyle ihraç edildiğini açıkladı.
CHP İl Başkanı bile bu olayı kınadı.
Ama AK Parti İl Başkanlığı, kendi üyeleri hakkında disiplin süreci başlatmadı ve bu konuda sessizliğini koruyor.
Hatta Cumhurbaşkanı’na ve devlet büyüklerine hakaret eden bu kişilerin serbest kalması için kulis yapıldığı da konuşuluyor.
Sadece İl Başkanı mı sessiz?
Elbette hayır.
Partinin mevcut bir vekilinin, tutuklanan basın danışmanının serbest kalması için çalmadığı kapı kalmadığı; hatta bu süreçte adli ve emniyet yetkililerine baskı yaptığı yönünde iddialar da siyasi kulislerde yüksek sesle dile getiriliyor.
Kulisler Neden Kaynıyor?
Teşkilat içinden yükselen rahatsızlık bu nedenle giderek büyüyor.
Herkes aynı şeyi konuşuyor:
“Bu böyle gitmez.”
Çünkü mesele sadece bir fotoğraf değil.
Bu, bir yönetim tarzının dışa vurumu.
Ve bu tarz devam ederse
yarın daha büyük krizlerin yaşanması kaçınılmaz.
Sağlık Bakanı Ziyareti: Müjde Gölgelendi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Muğla’ya son derece anlamlı ve önemli bir ziyaret gerçekleştirdi.
Bu ziyaret sırasında çok önemli yatırım mesajları verdi.
Örneğin;
• 1000 yataklı Şehir Hastanesi
• 500 yataklı Fethiye Devlet Hastanesi
• 200 yataklı Menteşe Devlet Hastanesi
müjdelerini ilk ağızdan açıkladı.
Bunlar Muğla için son derece önemli yatırımlar.
Peki, milletvekilleri ve teşkilat ne yaptı?
Sağlık Bakanı’nın iyi niyetli bu müjdelerinin konuşulması gerekirken,
hiç gereği yokken yapılan Seydikemer programı tepki topladı.
Sosyal medyada yoğun şekilde eleştirildi.
Çünkü Seydikemer’e iki askerî helikopterle gidildi.
Millet geçim derdindeyken,
ilgili ilgisiz kişilerin askerî helikopterlere doluşarak Seydikemer’e gitmesi kamuoyunda ciddi rahatsızlık yarattı.
Bu tablo, eleştirilerin odağına yerleşen Sağlık Bakanı Memişoğlu’na da haksızlık yapılmasına neden oldu.
Peki soralım:
Bakanı bu duruma kim düşürdü?
Bu program kimin fikriydi?
Bu sorulara cevap vermek İl Başkanı Cengizhan Güngör’e düşer.
Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli’ye siyasi prim sağlamak uğruna yapılan bu program,
hem halkın hem de teşkilatın tepkisini çekti.
Ve sonuç olarak:
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun açıkladığı büyük yatırımlar geri planda kaldı.
Görünen o ki mesele yatırımları konuşmak değil…
Bakan üzerinden bazı isimleri öne çıkarmak,
bazı çevrelere alan açmak.
Oysa Muğla halkı için asıl mesele çok daha açık:
Sağlık sistemi memnuniyet yaratıyor mu, yaratmıyor mu?
Ama görünen o ki bu soru kimsenin önceliği değil.
Küçük Bir Detay Gibi Görünebilir Ama…
Siyasette bazen en büyük mesajlar en küçük detaylarda gizlidir.
Kim nereye oturuyor…
Kim dışarıda kalıyor…
Kim kendine omuz atarak yer açıyor…
Kim parti liderine ve devlet büyüklerine hakaret ediyor…
Hepsi bir anlam taşır.
Ve bu fotoğrafın verdiği mesaj çok net:
Kurallar yok sayılıyorsa,
teşkilat dağılmaya başlamış demektir.
Muğla’daki Siyasi Tartışma Bitmez
Tekrar soralım:
Bu fotoğrafta olmaması gereken Yelda Erol Gökcan’ın orada ne işi var?
Muğla AK Parti yönetiminde hiçbir görevi yok.
Görevli olanların yerine oturmak neyin nesi?
Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene’nin, teşkilatı dışlayıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten yargılanan avukat Yasemin Tozam ile CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ümmühan Yurt ve daha birçok CHP’liyi listesine aldığı iddiaları nedeniyle liste üzerindeki tartışmalar devam ediyor.
Bu sorulara net bir cevap verilmediği sürece
Muğla’daki siyasi tartışma bitmez.
Çünkü mesele bir koltuk değil…
Mesele düzen ve parti ilkeleridir.
Bizden söylemesi…
Tandoğan Uysal
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.