Bir bitmez kederdeyim, gönül senin sayende.
Olan aklım alıp da, yeter del etme beni.
Çekmediğin çile mi kaldı gönül hanende?
Bir ateşe salıp da, yakıp kül etme beni.
Bir vefasız elinde, yine heder mi oldun?
Sevenler kavuşunca, gamla keder mi doldun?
Şu tükenmez dertlere, sitem eder mi oldun?
Yağmur olup dolup da, göze sel etme beni.
Yaslandığın dağlarda, enkaz altında kaldın.
O sevdim diyenlerden, az mı dersini aldın?
Ne istedin sevgi diye, söylesene, ne buldun?
Bir soysuza dalıp da, şaşıp kul etme beni.
Çiçek açacak kalbe, hiç düşmemiş yolumuz.
Bir hayırsız elinde, ziyan olmuş solumuz.
Ondandır ki kırılmış; kanadımız, kolumuz.
Bir gül gibi solup da, bodur dal etme beni.
Aşk şarabı diyerek, ağuları içmişiz.
Köre, sağıra durup, içimizi açmışız.
Meğer yarin gönlünde, kocaman bir hiçmişiz.
Düşüp yerde kalıp da, ele yol etme beni.
Bir hicrana düştüm ki, del oldum divaneyim.
Şu uslanmaz başımla, yad elde biçareyim.
Soldu bağımda güller, güz vurdu viraneyim.
Bağrımda kor olup da, yakıp çöl etme beni.
Kapandı tüm yollarım, yare kavuşmaz gayrı.
Aşka küsmüş yüreğim, tövbe barışmaz gayrı.
Tek tabanca savaşmak, aşka yakışmaz gayrı.
Zararı kar bilip de, kula çul etme beni.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.