BİLİNÇ SONRADAN OLUŞMUYOR

Bu ara yazılarımın sekteye uğradığının bilincindeyim. Malum bizim cenahta bir genel kurul süreci yaşanıyor.

Bir yandan genel kurula hazırlanıp, bir yandan görevimizi yürütüyoruz.

Tabi genel kuruldan sonra size bol bol yazacaklarım da var.

Malzeme birikiyor aynı zamanda.

Neyse konumuza dönelim.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın biriminden servis edilen habere ilişkin birkaç kelam edelim istedim.

Haber, “Teknelerden 8 milyon 418 bin kilogram evsel atık toplandı” şekilde verilmiş.

Şöyle de devam ediyor:

“106 plajıyla ülkemizin en fazla mavi bayrak plajlı 2. şehri olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi, 7 atık alım teknesiyle denizleri temizlemeye devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi bu güne kadar 11 bin 740 tekneden 8 milyon 418 bin 385 kilogram evsel atık topladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi bu güne kadar 11 bin 740 tekneye hizmet verirken, bu teknelerden 8 milyon 418 bin 385 kilogram evsel atık, 7 milyon 487 bin 213 litre pis su, 34 bin 988 litre sintine, 8 bin 866 litre atık yağ topladı. Ekipler ayrıca denizden kıyıya vuran 141 bin 972 kilogram atık alındı.”

Bu haber anlaşılır olması açısından 8 milyon kilogram yerine 8 bin ton şeklinde verilse daha sağlıklı olurdu düşüncesindeyim.

8 milyon kilogram atığı duyunca insanın “nasıl yani” dememesi mümkün değil.

Yani biraz abartılı içerik olmuş.

Büyük rakam.

Bir de pandemi döneminde.

O zaman bu dönemde tekneler çalışmış mı demek oluyor?

Bu haberden anladığımız teknelerin pandemiye rağmen atık ürettiği.

Yani çalıştığı.

Bu işin başka bakış açısı.

Bir de teknelerin ciddi atık ürettiğini irdelemiş olduk.

Neredeyse şehir kadar atık üretmişler.

Ve yine anlaşılacağı gibi bizim il olarak bu atıkları bertaraf edecek kapasitemiz de var.

Bu da güzel bir gelişme.

Bu anlamda Büyükşehir Belediyesinin bertaraf tesislerini ilimize kazandırmasını önemsediğimizi ifade etmeliyim.

Bu oranı toplayacak 7 adet atık alım teknesinin de bu ihtiyaca karşılık veriyor olması da ayrı bir önemli.

Denizlerimizin temizlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Ancak rakamlara bakıldığında da insanımızda bir duyarsızlığın hakim olduğu bir gerçek.

Çevre bilinci toplum gelişmişliğinin de en önemli kıstası.

Bu anlamda sınıfta kalmış noktadayız.

Kıyıda ya da denizde fark etmiyor.

Muhteşem bir doğa güzelliğine sahip ilimizde, kıyılarda da denizlerde de karpuz kabuğundan tekere kadar her şey görmek mümkün.

Bizim bu dünya üzerinde işimiz çok.

İş derken atık temizlemek demek istemiyorum.

Bu kafayla ve zihniyetle işimiz çok.

Ne diyelim bilinç sonradan oluşmuyor.

Temelde sorun var.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.