reklam
Ana Sayfa Köşe Yazarları, Son Dakika 18.10.2020 465 Görüntüleme

Nereye gidiyoruz?

Çok şeritli bir yol hayal edin.

Bir şerit hariç diğer şeritler renga  renk.

Renkli şeritlerde ayrı ayrı kitleler halinde ve gözleri kapalı olarak nereye gittiğini bilmeyen hatta neler olacagini hesap edemeyen insanlar yürüyorlar.

Yaptıkları tek şey yürüdükleri yolu boyayan kisiyi yüceltmek ve diğer boyalı şeritlerde yürüyen insanları aşağılamak, dışlamak.

Rekli şeritlerin dışında beyaz bir şerit daha var.

Bu beyaz şeritte de bazı insanlar yürüyorlar.

Ama bu şeritte yürüyen insanların gözleri açık.

Neler olduğunu, nereye gittiklerini merak eden bu insanlar renkli şeritlerde yürüyen insanlardan daha hızlı ilerliyorlar.

Renkli şeritte yürüyen insanlar yillardir birbirleri ile kavga ediyorlar.

Her renkli şeritte yürüyen insanlar Tanrıya bir isim vermişler.

Renkli şeritlerden birisinde yürüyenlerin sayısı diger renkli şeritlerde yürüyenlerden çok daha  fazla.

Bu şeritte yürüyenler, Tanrılarına ” Isa ” diyorlar.

Hatta kendi Tanrılarını Tanrı olarak kabul etmeyenleri ” Ateist ” olarak da suçluyorlar.

Ikinci kalabalık renkli şeritte yürüyenlerin Peygamberleri Hz Muhammed.

Bu şeritte yürüyenler de Tanrılarına ” Allah ” diyorlar.

Az sayıda insanın yürüdüğü renkli şeritteki insanlar ise, inatçı, zengin ve kendisini beğenmiş insanlardan oluşuyor.

Bu insanların peygamberleri de Hz Musa. Tanrılarına da  ” Elohim ” diyorlar.

Bu üç şeritte yürüyenler, yürüdükleri yolun en doğru yol olduğuna inanıyorlar.

Üç şeritte yürüyenler, dinlerinin semadan ( Uzay ) geldiğine inanıyorlar ve tek Tanrı ile ahirete de inaniyorlar.

Tek farklılıkları yürüdükleri şeridin rengi.

Bu inananlar tekrar doğuşa, yani reenkarnasyona iniyorlar.

Allaha inananlar buna ” Ba’su Badelmevt” diyorlar.

Diğerleri de ” Renkarnasyon ” diyorlar.

Böyle olmasına rağmen bu üç ayrı şeritte yürüyenler birbirlerinden nefret ediyorlar

O kadar ki aralarında oluşturdukları birliklere, ortaklıklara karşı inançtan bir toplumu almak istemiyorlar.

Eğer almak zorunda kaldılar ise, kerhen bu beraberliği kabulleniyorlar

  1. Asrın beste birini bitirmek üzereyiz.

Uzay’a gittik, bilgisayar teknolojisinde harikalar yarattık, uydular ile dünyamıza tepeden bakarak dünya üzerinde karınca kadar bile olmayan mevcudiyetinizi gördüğümüz halde, aynı şeritte yürümeyelere hala sıcak bakamıyor, düşman gözü ile bakıyoruz.

Bu nobranligimiz, bu akıl dışı davranışlarımız daha nereye kadar gidecek

Illa birbirimizi yok etmemiz mi gerekiyor?

En basit sorunlarımızı bile abartarak, birbirimize karşı silah çekmekten çekinmiyoruz.

Tüm bunlar binlerce senedir yaşanır iken, hala kendimizi ” Eşref-i mahlukat ” olarak tarif etmemiz beni hem güldürüyor, hem de endişelendiriyor.

Son on senede yaşanan anlaşmazlıklara tekrar bakar isek, bu gerçeği tüm çıplaklığı ile göreceğiz.

Dünyamızı akıl değil, inançlar yönetiyor malesef.

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

paylaşım rekoru kırdı

paylaşım rekoru kırdı

reklam