Güzide Kasım
Muğlaspor'da Üç Gol, Üç Puan ve Semih
Muğlaspor, zorlu hava şartları altında oynanan karşılaşmada Sultan Su İnegölspor’u 3 golle geçerek taraftarına büyük sevinç yaşattı. Islak ve ağırlaşan zemine rağmen yeşil-beyazlılar oyundan kopmadı, mücadeleyi elden bırakmadı. Zaman zaman “bu gol de kaçar mı?” dedirten pozisyonlar yaşansa da Muğlaspor, ortaya koyduğu istekli futbolu galibiyetle taçlandırmasını bildi.
Maçın temposu yüksek, mücadelesi sertti. Her iki takım da kazanmak için sahadaydı. Ancak Muğlaspor, özellikle ikinci yarıda oyunun kontrolünü daha fazla eline aldı. Taraftarının da desteğiyle baskısını artıran yeşil-beyazlı ekip, bulduğu gollerle sonuca gitmeyi başardı. Bu galibiyet sadece üç puan değil, aynı zamanda moral ve özgüven anlamında da çok önemliydi.
Futbol bazen sadece skor tabelasında yazan rakamlardan ibaret değildir. Bazen bir pasın, bir golün, hatta isabetsiz bir şutun ardında koskoca bir insanlık saklıdır. Muğlaspor – Sultan Su İnegölspor maçının uzatma dakikalarında yaşananlar da tam olarak böyle bir anı bize hatırlattı.
Ve maçın son anlarında yaşanan o talihsiz ama bir o kadar da anlamlı olay ; tam şöyle gelişti…
Semih Karadeniz’in tribünlere giden şutu talihsiz bir şekilde genç bir kıza isabet ediyor. Aslında mesele topun tribüne gitmesi değil, sonrasında gösterilen tavırdır. Çoğu zaman sahada kalan, oyuna odaklanan, yaşananları görmezden gelen futbolculara alışığız. Ama Semih öyle yapmadı. Tereddütsüz, tribüne koşup, genç kızın yanına gitti, sağlık ekipleri gelene kadar başından ayrılmadı. Ardından formasını çıkarıp hediye etti, özür diledi ve sonrasında hastanede ziyarete gittiği öğrenildi. Semih’in olay sonrası üzüntüsü gözlerden kaçmadı.
Bugün futbolun içinde zaman zaman sertlik, tartışma, kavga ve küfür konuşuluyor. Oysa bu olay bize futbolun başka bir yüzünü gösterdi: Empatiyi, vicdanı ve sorumluluk duygusunu. Sahada iyi futbol oynamak elbette önemli ama iyi insan olmak çok daha önemli.
Muğlaspor Başkanı Menaf Kıyanç’ın da futbolcu Semih Karadeniz ile birlikte genç kızın yanında bulunması, kulüp olarak bu duruşu sahiplenmeleri ayrıca takdiri hak ediyor. Bu, Muğlaspor’un sadece sahada değil, saha dışında da neyi temsil ettiğini gösteren bir tablo.
Belki haftalar sonra bu maçın skoru hafızalardan silinecek. Ama bir futbolcunun, istemeden de olsa canını yaktığı bir seyircinin yanında durması, gönlünü alması ve sahip çıkması uzun süre konuşulacak.
İşte futbolun güzel tarafı tam da burada… Galibiyetler gelir geçer, puanlar değişir. Ama insanlık kalıcıdır. Ve Muğla’da oynanan bu maç, bize bir kez daha şunu hatırlattı: Futbol, sadece bir oyun değil; aynı zamanda büyük bir vicdan sınavıdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün çok güzel bir sözüdür:
“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.