TANDOĞAN UYSAL

TANDOĞAN UYSAL

Ramazan: Bir Ulusun Aynaya Bakma Ayı

Ramazan ayı, Türk ulusu için yalnızca takvimde işaretlenen bir zaman dilimi değildir. O, hafızadır. O, vicdandır. O, geçmişle bugün arasında kurulan sessiz ama derin bir köprüdür.
Bir ay boyunca tutulan oruç, aslında açlıktan çok daha fazlasını öğretir: sabretmeyi, paylaşmayı ve insanın kendisiyle yüzleşmesini.

Maneviyatın Ulusça Yaşandığı Nadir Zamanlar

Ramazan’da oruç, bireysel bir ibadet olmaktan çıkar; toplumsal bir ahenge dönüşür.
Sahura aynı sessizlikle kalkılır, iftara aynı ezanla oturulur.
İnanç ile Allah arasında kurulan diyalog, yalnızca camilerde değil, mutfaklarda, sofralarda, sokaklarda yaşanır.

Bu ortak ritim, manevi dünyayı kutsallaştırır. İnsan yalnız olmadığını hisseder. Aynı açlığı, aynı duayı, aynı umudu paylaşan milyonlarla birlikte olduğunu bilir.

Bizim Kuşağın Ramazanı Başkaydı

Özellikle 60 yaş üstü kuşak için Ramazan, bugünden daha başka bir anlam taşır.
Anne ve babaların sağ olduğu, anneanne ve dedelerin sofranın baş köşesinde oturduğu yıllar gelir akla.

Sahurda yarı uykulu içilen çaylar…
İftara dakikalar kala mutfakta artan telaş…
Top patladığında ya da ezan okunduğunda sofraya aynı anda uzanan eller…

O sofralarda yalnızca yemek yenmezdi; aile olunurdu.
Ramazan, bizi biraz daha insan, biraz daha evlat, biraz daha torun yapardı.

Ramazan Sofrası: Gösteriş Değil Bereket

Eskiden Ramazan sofraları bugünkü gibi yarış alanı değildi.
Gösteriş yoktu, israf yoktu.
Bir tabak çorba, biraz ekmek, belki bir güllaç… Ama bereket vardı.

Bugün ne yazık ki Ramazan’ı tüketimle ölçen bir anlayış da var. Oysa Ramazan, azla yetinmenin, fazlayı paylaşmanın ayıdır.
Komşunun kapısını çalmayı, yoksulu hatırlamayı, sessizce yardım etmeyi öğretir.

Bedenin Değil, Ruhun Yenilenmesi

Ramazan yalnızca maneviyatı değil, bedeni de dinlendirir.
Oruç, sağlığı yeniler, vücudu arındırır. Ama asıl temizlik, ruhsal olandır.

İnsan bu ayda:
• Daha az konuşur,
• Daha çok dinler,
• Daha az tüketir,
• Daha çok düşünür.

Ve belki de yılın diğer aylarında unuttuğu bir şeyi hatırlar: kendini.

Ramazan Bir Hatırlayıştır

Ramazan;
kim olduğumuzu,
nereden geldiğimizi,
neyi kaybettiğimizi
ve neyi yeniden kazanabileceğimizi hatırlatır.

Bu yüzden Ramazan ayı, Türk ulusu için sadece dini bir vecibe değil; kültürel, ahlaki ve insani bir mirastır.

Bir ay boyunca tutulan oruç biter, ama bıraktığı iz kalır.
Kalan, paylaşılan ekmeğin tadı…
Kalan, edilen duanın sessizliği…
Kalan, aynı sofrada olmanın verdiği huzurdur.

Ve belki de Ramazan’ın bize söylediği en sade ama en güçlü söz şudur:
İnsan, insanla güzeldir.

Bu yazı toplam 4 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
TANDOĞAN UYSAL Arşivi

Bodrumspor Kaybetti Ama Bodrum Kazandı

23 Şubat 2026 Pazartesi 11:52

Bodrum Barajı da Bir Başka Bahara Kaldı

19 Şubat 2026 Perşembe 10:52