Değilmişsin ömrümün dört yapraklı yoncası.
Yere eğdin yüzümü; sevdim, sevmez olaydım.
Kara kışlarda kaldı, soldu gönül goncası.
Yele verdin közümü; sevdim, sevmez olaydım.
Helal etmem kimseye, gözümden akan yaşı.
Bal diyerek yutturdun, zehir ettiğin aşı.
Mezarıma da gelme, eller taşır naaşı.
Kış eyledin yazımı; sevdim, sevmez olaydım.
Anladım gelmeyecek, bu ömrümün baharı.
Sen yanımda ol diye, kâr bildim her zararı.
İnim inim inledi, gönül sazımın narı.
Kör eyledin gözümü; sevdim, sevmez olaydım.
Dilsiz gibi dolandım, perme perişan halim.
Kendimi ziyan ettim, kalmadı hiç mecâlim.
Sen de hayırsız çıktın, güldürmedin cemâlim.
Kırdın gönül sazımı; sevdim, sevmez olaydım.
Dalına kuş konmasın, boş kalsın aşiyanın.
Kimsecikler duymasın, gönlündeki figanın.
Viran olsun bağların, bulunmasın bağbanın.
Yokuş ettin düzümü; sevdim, sevmez olaydım.
Hep ağlattın vefasız, çağlar çeş-i siyahım.
Her nereye gidersen, ardından gelsin ahım.
Seni sevmekten başka, neydi benim günahım?
Zehreyledin sözümü; sevdim, sevmez olaydım.
El: Yabancı
Çeşm-i siyah: Kara göz
Aşiyan: Kuş yuvası
Cemâl: Yüz
Naaş: Ölen kimsenin vücudu
Bağban: Bahçivan
Figan: Acıyla inleme
anlamlarında kullanılmıştır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.