TANDOĞAN UYSAL
Yapay Zekâ’nın Hayalindeki Paşatarlası ve Başlayan İlk Değişim
Yapay zekâya “Paşatarlası nasıl bir sahil olmalı?” diye sorduk. O da hayalindeki kıyı şeridini çizdi: Düzenli yürüyüş yolları, Bodrum’un beyaz dokusuna uyumlu yapılar, estetik gölgelikler, tertipli sosyal alanlar ve denizle bütünleşen ferah bir sahil… Tam da bu soruyu sorduğumuz günlerde, Paşatarlası’nda beklenen değişimin ilk adımı atıldı.

Milli Emlak Müdürlüğü ve Bodrum Zabıtası, sahilde bu sezon gerçekleştirilecek yenileme ve yeni tasarım çalışmaları için düğmeye bastı. Uzun yıllardır faaliyet gösteren sahildeki büfe, yanındaki umumi tuvaletler ve soyunma odaları yıkıldı; sonradan eklenen şadırvan, soyunma dolapları ve bir merdiven de bu düzenlemeden nasibini aldı.

Hukuki süreç sürerken gelen yıkım
Büfe sahibi Atilla Sayar, hukuki sürecin devam ettiğini belirtmesine rağmen işletmesinin yıkılmasına seyirci kalmak zorunda kaldı ve sürecin sonuçlanması beklenmeden gerçekleştirilen yıkıma tepki gösterdi. Bu durum, Paşatarlası’ndaki dönüşümün yalnızca fiziki değil, aynı zamanda hukuki ve idari tartışmaları da beraberinde getireceğini gösteriyor.

Harabe görüntüsünden modern kıyıya
Bugün ortaya çıkan görüntü, adeta küçük çaplı bir savaş sonrası alanı andırıyor. Ancak asıl merak edilen konu, bu yıkımların ardından Paşatarlası’nın yaz sezonuna nasıl hazırlanacağıdır. Bodrum’un en değerli kıyı şeritlerinden birinde, limandan şehir merkezine uzanan ve yerli-yabancı binlerce turistin ilk adım attığı bu güzergâhın nasıl bir mimari anlayışla yeniden şekillendirileceği şimdiden merak konusu.

Paşatarlası Bodrum’un vitrini olmalı
Paşatarlası yalnızca bir sahil değil, Bodrum’un dünyaya açılan vitrini niteliğindedir. Bu nedenle yapılacak yeni düzenlemenin sıradan bir kıyı yenilemesi değil; estetiği, işlevselliği ve kentin kimliğini yansıtan bir farkındalık projesi olması beklenmektedir. Çünkü limandan Bodrum merkezine yürüyen bir turistin ilk izlenimi, çoğu zaman kentin tamamı hakkında fikir verir.

Kazanan Bodrum olmalı
Bugün yaşanan tartışmalar, yıkımlar ve geçiş sürecinin yarattığı görüntüler elbette geçicidir. Önemli olan, ortaya çıkacak sonucun Bodrum’a, Paşatarlası’na ve burada yaşayan insanlara değer katmasıdır. Eğer yapılacak çalışma kentin ruhuna yakışan, planlı ve kalıcı bir düzenleme olursa, bu süreçten en büyük kazançlı çıkan yine Bodrum olacaktır.

Şimdi soru şu: Yapay zekânın hayal ettiği Paşatarlası mı gerçeğe dönüşecek, yoksa ortaya bambaşka bir manzara mı çıkacak?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.