Bülent Önge
Amintas Kaya Mezarı
Fethiye denildiğinde akla yalnızca masmavi koylar, eşsiz doğa ve turizm gelmez. Bu güzel
coğrafya, binlerce yıllık tarihiyle de geçmişten günümüze uzanan önemli bir kültür mirasına ev
sahipliği yapar. İşte bu mirasın en dikkat çekici örneklerinden biri, kentin adeta simgesi hâline gelen
Amintas Kaya Mezarıdır.
Fethiye’nin güneyinde, dik ve kayalık bir yamacın kuzeye bakan cephesinde yer alan Amintas
Kaya Mezarı, Fethiye Ovası’ndan bile kolaylıkla görülebilir. Çevresindeki çok sayıdaki kaya mezarı
arasında özellikle görkemli görünümüyle öne çıkan bu anıt, yalnızca bir mezar değil, aynı zamanda
dönemin mimari ve sanat anlayışını günümüze taşıyan etkileyici bir tarih belgesidir.
MÖ 4. yüzyıla tarihlenen mezar, İon düzenli “in antis” planlı bir tapınağın ön cephesinin
kayaya işlenmiş biçimidir. Doğu ante duvarında bulunan “Hermapias oğlu Amynthas” yazısı, yapının
kime ait olduğu konusunda önemli bir ipucu verir. Telmessos kentinin yöneticilerinden biri olduğu
düşünülen Amintas'ın anısına yapılan bu mezar, zamanla onun adıyla anılmış ve Amintas Kaya
Mezarı olarak Fethiye'nin sembollerinden biri hâline gelmiştir.
Mezara ulaşmak bugün uzun ve merdivenli bir yolculuğu gerektirir. Ancak bu yolculuğun
sonunda karşılaşılan manzara, ziyaretçiye yalnızca bir tarihi yapı değil, binlerce yıl öncesinden
günümüze ulaşan bir sanat anlayışını sunar. Kayadan oyularak oluşturulan İon tarzındaki sütunlar, ante
duvarları, rozetler ve alınlık bölümü, antik dönem mimarisinin inceliklerini gözler önüne serer.
Mezar odasının girişinde ise dört ana panele ayrılmış büyük bir kapı tasviri bulunur. Kapı
üzerindeki ince metal çivi betimlemeleri, dönemin ahşap ve metal işçiliğinin kayaya nasıl aktarıldığını
göstermesi bakımından oldukça dikkat çekicidir. İç bölümde yer alan üç kline ve sade işlenmiş tavan
da mezarın işlevi ve dönemin mezar gelenekleri hakkında önemli ipuçları taşır.
Amintas Kaya Mezarı'nın önemi yalnızca mimari görünümünden kaynaklanmaz. Hemen
doğusunda yer alan diğer kaya mezarlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Likya Bölgesi'nin ahşap ve
metal işçiliğine dair en önemli örneklerden biri olarak karşımıza çıkar. Kayaya işlenen ayrıntılar,
taşın yalnızca bir yapı malzemesi olmadığını; usta ellerde ahşabın, metalin ve mimari unsurların
biçimini taşıyan bir sanat yüzeyine dönüşebildiğini gösterir.
Bu etkileyici eser, geçmiş yüzyıllarda bölgeyi ziyaret eden seyyahların da ilgisini çekmiştir.
Fransız gezgin Charles Texier, 1850'li yıllardaki Fethiye ziyaretinde kaya mezarlarını incelemiş ve
Amintas Kaya Mezarı'na ilişkin çizimler yapmıştır. Böylece bu eşsiz eser, yalnızca bugünün değil,
geçmiş dönem gezginlerinin de dikkatini çeken bir tarih hazinesi olmuştur.
Bugün doğal şartların etkisiyle bazı bölümleri yıpranmış, bazı sütunları ise dayanıklılığını
kaybederek zarar görmüş olsa da Amintas Kaya Mezarı hâlâ dimdik ayaktadır. Kayalara işlenmiş her
ayrıntı, bize binlerce yıl önce burada yaşayan insanların sanatını, inancını ve yaşam kültürünü
anlatmaktadır.
Belki de Amintas Kaya Mezarı'na bakarken asıl düşünmemiz gereken şudur: Bazı insanlar
adlarını taşlara değil, kayaların içine işler; zaman onları silemese de bizlere geçmişi anlatmaya
devam eder. Fethiye'nin gökyüzüne yükselen bu kaya mezarı da binlerce yıldır geçmiş ile bugün
arasında sessiz bir köprü kurmaktadır.
Kaynak: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.