Devletin Yapamadığını Bir Emekli Yaptı
Milas’ın Boğaziçi Mahallesi’nde mütevazı bir ev var. Ama o evin içinde yalnızca duvarlar ve eşyalar değil, Anadolu’nun hafızası bulunuyor. Elektrik idaresinden emekli Ahmet Şenol, 25 yıl boyunca Türkiye’nin 81 ilini dolaşarak topladığı 2 binden fazla folklorik ürünü kendi evinde sergiliyor. Kapısından girildiğinde, insan bir konuta değil, geçmişe adım attığını hissediyor.

81 İl, 1 Ev, Büyük Bir Emek
Hakkari’den kıl çadır, Gaziantep’ten bakır kazan, Konya’dan semazen, Yozgat’tan süpürge, Bolu’dan kaşıklar… Her biri bir yörenin yaşam biçimini anlatıyor. Bu koleksiyon bir tesadüf değil; sabrın, emeğin ve inancın ürünü. Ahmet Şenol’un evi, Anadolu’nun sandıktan çıkıp bugüne taşınmış hâli adeta.

Kültür Sahipsiz Değil
Şenol, bu müze için Milas ve Bodrum belediyelerinden yer talep etmiş. Ancak “programda yok” denilerek geri çevrilmiş. Bunun üzerine kendi evini müzeye dönüştürmüş. Devletin ve yerel yönetimlerin yapamadığını bir yurttaş yapmış. Bu tablo, kültürün sahipsiz olmadığını ama çoğu zaman yalnız bırakıldığını gösteriyor.

Sessiz Bir Kültür Direnişi
Bu müzede bilet yok, gişe yok, reklam yok. Sadece kapısı açık bir ev ve anlatılmayı bekleyen bir Anadolu var. Ahmet Şenol gününün büyük bölümünü burada geçiriyor; gelen gençlere, öğrencilere sadece eşyaları değil, o eşyaların taşıdığı hayatı anlatıyor. Bu, sessiz ama son derece güçlü bir kültür direnişi.

Bir Ev, Bir Müze, Bir Vicdan
Ahmet Şenol’un evi bize basit bir gerçeği hatırlatıyor: Kültür, tabelayla değil vicdanla yaşatılır. Bugün bu ülkede Anadolu kültürü hâlâ ayaktaysa, bunun nedeni çoğu zaman böyle sessiz insanların emeğidir.
Milas’taki bu ev, sadece bir müze değil; aynı zamanda bugünün ihmallerine tutulmuş bir aynadır.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.