NurHan Keleş
TÜRKİYE DEVLETİMİZ KADİM MEDENİYET TECRÜBESİ ADİL BİR SİSTEM İLE İÇTE VE DIŞTA PARLAYAN BİR KUTUP YILDIZI OLACAKTIR.
Bugün insanlık, Kapitalizmin Dünya ölçeğinde tek hâkim, merkezileşen küresel gücü olmasıyla, Ulus Devletleri her alanda tehdit eden, finansal dalgalanmaları ve insanı her alanda yozlaştıran tüketim algoritmaları karşısında, günümüzde yeni bir çıkış yolu aramaktadır.
Gücü ve parayı tek elde toplayan Seküler yapı, toplumsal güveni yıkıcı ve yozlaştırıcı bir şekilde sarsan ve bireyi her alanda yalnızlaştıran, bu küresel yapı, sadece ekonomileri değil, Devletlerin ulusal egemenlik bağlarını da derinden parçalayarak sarsmaktadır.
İşte bu günümüz küresel tıkanma noktasında Türkiye, İnsanı merkeze alan adil bir yapı ile Batının yozlaşmış ve köhnemiş değerlerini, bir kenara bırakarak, kendi kadim tarihi genetiğinde, üretimi ahlakla, gücü adaletle buluşturan, Ahilik ve Türk örfünün kadim kodlarında geleceğini aramalıdır.
Peki, İnsan merkezli “Vakıf İş Kümesi” Adil Bir Sistem, 21.yüzyılın merkeziyetsiz Blockchain teknolojileri, akıllı üretim ağları ve vakıf algoritmalarıyla birleştirerek, Türkiye Devletimizin bekasında ve vatandaşlarımızın hayatında, tam manasıyla yaşama geçirilerek uygulansaydı, ne olurdu?
Gelin, bu Adil Bir Sistemin köklü değerinin, geçmiş tarihimizde olduğu gibi küresel ölçekte, Canlı akademik makale sunumda söylediğim gibi Devletimizi nasıl bir “Süper güce” dönüştüreceğine, birlikte yakından bakma gayretinde olalım inşallah.
Devlet ve vatandaş arasındaki, güven yapısının değerlerimiz temelinde, yeniden Anadolu İrfanı ile köklü olarak, ihya ve İnşasında, çok ciddi olarak etkin bir şekilde, rol oynayacaktır. Mevcut küresel düzende Devletler, kapitalizmin yarattığı faiz ve enflasyonist baskıları, vatandaşın yaşamına olumsuz olarak, her alanda acımasızca yansıtmaktadır.
Seküler yapının, mülksüzleştirme, nakitsiz ve cinsiyetsiz toplum, dijital kölelik politikaları ve diğer yıkıcı ekonomik güvensizlik dalgalarıyla, vatandaşlar arasında çok ciddi bir güven sorunu ve problem oluşturmasına zemin hazırlayarak, bu yanlışlıklar ile arada mesafe bıraktırarak olumsuz olarak her alanda hissettirmektedir.
Vakıf İş Kümesi, Adil Bir Sistemi; Devlet ile halk arasında, mikro ölçekte kadim Ahilik ve İslami İktisadi değeri temel alan, 21.yüzyıl yüksek Bilim ve Teknoloji temelinde, İnsanı merkeze alarak uygular.
Yeniliği yaşamın her alanına uygulayan, İnancı gereği yaşamı bir bütüncül yapı olarak bakarak Adalet ve hakikat temelinde uygulayan, Devletin yükünü her alanda çok ciddi olarak alan, Devletimizi içte ve dışta daha etkin, dinamik ve güçlü hale getiren, evrensel sosyo-ekonomik bir model sistemdir.
Ahilik temelindeki, Adil Bir Sistemde ise Devlet, sadece vergi toplayan ve asayişi sağlayan, hantal bir mekanizma olmaktan her alanda çıkacaktır. Devletimizin imkânları bellidir. Her sorun ve problem karşında hizmet götürmesi ve yetişmesi elbette çok zordur.
Devletimizi her alanda güçlendirecektir. Bireylerin birlik, beraberlik ve yardımlaşma, dayanışma temelindeki düstur ile çok ciddi olarak, Devletimizin her alanda yükünü alacaktır. Vatandaşının huzuru ve mutluğu için hamisi, adaletin, hakikatin ve liyakatin sarsılmaz bir güvenlik kalesi ve teminatı olacaktır.
Mutlak liyakat ve adalet temelinde, Ahiliğin yamaklıktan, çıraklığa oradan kalfalığa en sonrasında, ustalığa uzanan, o titiz ehliyet ve liyakat süzgeci, Adil Bir Sistemde uygulanacağı için, Devletin liyakat temelinde, sağlam zeminde insan gücüne sağlam bir altyapıda, yegane sarsılmaz hakkaniyetli bir uygulaması ve kuralı haline gelecektir.
Günümüzde yaşadığımız onca idari yozlaşmış, rüşvet sorun ve problemler karşısında, görevlerin akrabalık ya da imtiyazla değil, sadece yetkinlik ve ahlaki olgunlukla dağıtıldığı, Adil Bir Sistemin uygulandığı, Devletin derin güven inanç içinde, adalet mekanizmasına, hakkaniyet içinde vatandaşların inancı da her alanda eksiksiz ve tam olarak uygulanacak şekilde olacaktır.
Devletimiz içinde mikro ölçekte uygulanan “Vakıf İş Kümelerinde” vatandaşlar arasında toplumsal iç barış huzur ve refah her alanda gelişir. Devlet, haksız kazancı, fahiş fiyatı, stokçuluğu ve tekelciliği daha en başından engelleyen, ahlaki ve hukuki denetim ağlarını, Adil Bir Sistem içinde Ahilikteki orta sandığı ve esnaf iç otokontrolünü devreye soktuğunda, sınıfsal farklılıklar uçurumlar, her alanda zamanla kapanmaya başlar.
Vatandaş "Yarın ben ne olacağım?" kaygısından her alanda kurtulur. Çünkü Adil Bir Sistem içinde, bölüşümü esas alan Devletinin, her şartta kendi arkasında sağlam bir şekilde tam olarak destek olduğunu bilir. Bu güven, Devletin vatandaşlar arasındaki iç ve dış yapımızda, çok ciddi ve sağlam olarak, sarsılmaz bir kaleye dönüştürür.
Adil Bir Sistem ile İnsanı merkeze alan Ahilik temelindeki İktisadi şahlanış, "Vakıf İş Kümelerin" içinde bireyden aileye ve topluma çok derin olarak her alanda, refahı zenginliği yansıyarak, kendi kendine yeten, güçlü sosyo-ekonomik bir sistem olarak, çok güçlü bir Devlet yapıya gelmesini zamanla sağlar.
Kapitalizm, üretimi günümüzde birkaç büyük tekelin eline bırakırken, parayı da faiz ve borsa spekülasyonları ile emeksiz kazancın aracı yapar. Ahilik esaslı Adil Bir Sistemde ise asıl olan parayı değil, emeği ve üretimi merkezine koyar. Her türlü spekülatif işlem ve aldatmaya dönük, yanlış ticari dolandırma eylemleri asla kabul etmez ve karşısındadır.
Vakıf İş Kümesi sistemi, özellikle stratejik sektörlerde, akıllı kümelenme altyapılarını, Blockchain, Yapay Zeka, Bİgdata, IoT gibi yüksek teknoloji altyapıları ile özellikle kurar.
Devletimizin, özellikle son dönemde başarıları ile gurur duyduğumuz, savunma sanayii başta olmak üzere, otomotiv, tarım ve diğer sektörlere özellikle, yapay zekadan yüksek teknolojiye kadar her alanda "Vakıf İş Kümeleri" modelini tam olarak sahada uyguladığında, üreticiler birbirinin yıkıcı rakibi değil, tamamlayıcısı ve birbirinin hamisi olur.
Akışkan finans modeli ile faizsiz sermaye tabana üreticiye ve girişimcilere yayılır, yerli üretim her alanda yenilikçi İnovatif fikirler temelinde tabandan, halkın her kesimin finansa rahatlıkla ulaşabileceği bir şekilde gelişmesi özellikle teşvik edilir.
Adil Bir Sistemin, Akıcı finansal yapısı ile finans işlemlerinde tam bağımsızdır. Faiz lobilerinin ve küresel finans baronlarının kıskacından kurtulan, yerli üretime dayalı ve "malda kalma" varlık bazlı felsefesini benimseyen, bir sosyo-ekonomik bir modeldir.
Türkiye, küresel krizlerden etkilenmeyen, sarsılmaz bir Akıcı bağımsız finansal yapıya kavuşur. Kendi kendine yeten, ithalat bağımlılığını en aza indirgemiş bir Türkiye, küresel yapının ekonomik şantajlarına karşı, her alanda tam bir bağışıklık ve güç kazanacaktır.
Küresel siyasette, Türkiye özellikle yumuşak güç (soft power) potansiyelini, Kadim köklü tarihi mirası temelinde, gönül coğrafyalarında, Liderlik yaparak günümüzde başarı ile her alanda uygulamaktadır.
Bir Devletin gerçek gücü, elbette sadece tankı, tüfeği ve askeri kapasitesiyle değil, Dünya’ya sunduğu köklü medeniyet birikimi ve tarihi derinliği alternatifiyle ölçülür. Batının köhnemiş ve yozlaşmış yapısı, bugün Dünya’ya adaletsizlik, sömürü ve kültürel yozlaşma dışında her hangi bir şey verememektedir.
İnsanlığın yeni güvenli liman arayışında Türkiye, kendi kadim Ahilik ve Türk örfü zemininde kurduğu, insanı ezmeyen, aileyi koruyan ve toplumsal ahlakı iktisatla birleştiren, bu Adil Bir Sistemi başarıyla uyguladığında, İnsanlık olarak, ezilen ve sömürülen tüm coğrafyalar için “Ahi Yıldızım” gibi parlayarak bir kutup yıldızı olacaktır.
Dünyaya ve İnsanlığa sunacağımız "Vakıf İş Kümesi”, yeni Adil Bir Sistemi bu sosyo-ekonomik bir sistem vizyonu, Kapitalizm karşısında çözümsüz olmadığımızın ve İnsanlık vicdanı temelinde bir evrensel sistem olarak da, Kapitalizm karşısında geliştirilmiş yeni bir sosyo-ekonomik modeldir.
İnsanlığı her alanda vahşice sömürüldüğü, İnsanlık vicdanda çok derin yaralar açan, bu Kapitalist ekonomi sistemine karşı artık İnsanlık olarak, Allah’ın izniyle inşallah çözümsüz değiliz. Devletimizin küresel siyasetteki, İnsanlık vicdanlarında yumuşak gücünü, Adil Bir Sistem yapısı ile her alanda en tepe zirve noktasına bir kutup yıldızı olarak taşıyacaktır.
Bölgesel ve küresel merkez olarak, Adaleti, hakikati ve liyakatı kurumsallaştıran, mazlumun sığınağı olan ve ticaret yollarını bu ahlaki harçla güvenceye alan Türkiye, Türk-İslam Dünyası başta olmak üzere, tüm mazlum milletlerin, doğal lideri ve küresel jeopolitiğin ana merkezi konumuna yükselir.
Ahilik ve Türk örfü temelinde yükselecek Adil Bir Sistem, geçmişin nostaljik bir esnaf hikayesi elbette değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin gelecek 21.Yüzyıl asrına vuracağı Anadolu Türk Milletinin kadim Türk-İslam medeniyet mührünün adı olacaktır.
Bu sistem tam anlamıyla uygulandığında, içeride bencil hırslardan arınarak huzura ermiş, Devletine sarsılmaz bir bağla inanmış insanımız, dışarıda ise ekonomik prangalarını kırmış, askeri, teknolojik ve ahlaki liderliğini ilan etmiş güçlü Türk Milletinin Kadim Devleti, Dünya sahnesine bir “Süper güç” olarak çıkacaktır.
Unutmayalım ki, insanı yaşatmayan hiçbir bir sistem ayakta kalamaz. İnsanı merkez alan, onu adalet ve hakikat temelinde yaşatan Devletimiz ise "Devleti ebed müddet" fikriyle sonsuza kadar Allah’ın izniyle güçlü bir şekilde yaşayarak payidar kalacaktır.
Anadolu Türk Milleti olarak, kendi bağrından ve özünden çıkmış olan Adalet ve Hakikat temelindeki bu muazzam kadim mirası, geleceğin 21.yüzyıl kurumsal algoritmalarına, Adil Bir Sistem olarak, acilen şimdi yaşama hep birlikte geçirmektir.
Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah
NurHan Keleş
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.