TANDOĞAN UYSAL

TANDOĞAN UYSAL

Ortak Akıl Güzel de… Bodrum’da Masayı Kim Kuracak?

Bodrum’un yeni seçilmiş MHP İlçe Başkanı Engin Galipoğlu, göreve gelir gelmez alışılmış muhalefet klişelerini bir kenara bıraktığını ilan etti.
“Genel siyaset değil, yerel siyaset” dedi.
“Bağırmak değil, çözmek” dedi.
“Gölge olmak için değil, destek olmak için buradayız” dedi.

Doğrusu, Bodrum siyasetinde bu cümleleri duymaya pek alışık değiliz.
O yüzden insan ister istemez kulaklarını ovuşturuyor:
Yanlış mı duyduk?

Muhalefet Var, Muhalefet Var

Engin Galipoğlu’nun söylediği şey şu:
“İstesek seçime yatırım yapar, sert muhalefet yapardık. Ama biz Bodrum’un sorunlarına odaklandık.”

Yani özetle diyor ki:
“Bağırarak değil, çözerek siyaset.”

Bu ülkede muhalefetin çoğu zaman “karşı çıkmakla” sınırlı kaldığı düşünülürse, bu yaklaşım ya çok cesur, ya da çok naif.
Belki de ikisi birden.

Belediye Başkanı Gölge mi İster, Ortak mı?

Galipoğlu’nun en dikkat çekici cümlesi ise şuydu:

“Bodrum Belediye Başkanı’nı gölgelemek için değil, onun yanında olmak için buradayız.”

Bu sözlerin muhatabı açık: Tamer Mandalinci.

Ama işte siyaset tam da burada başlıyor.
Çünkü Türkiye’de “yanındayım” diyen çoktur; çoğu zaman o “yan”, tam da gölge yapan taraftır.

Samimiyet testini geçecek olan şey sözler değil, ilk adım olacaktır.

Cumhur İttifakı Sahada, Takvim Nerede?

Bir yanda MHP İlçe Başkanı Engin Galipoğlu,
diğer yanda AK Parti Bodrum İlçe Başkanı Süha Ergene.

İkisi de “Cumhur İttifakı olarak Bodrum’un sorunlarının çözümünde ortak akıl” diyor.

Güzel.
Ama ortada hâlâ bir eksik var:
– Takvim yok.
– Mekân yok.
– Davetiye yok.

Galipoğlu, şimdiye kadar Belediye Başkanı Mandalinci’den bir temas gelmediğini söylüyor. Önümüzdeki günlerde Süha Ergene ile bir araya geleceklerini, bu konunun da masaya yatırılacağını ifade ediyor.

Yani herkes hazır, ama masa hâlâ kapalı.

Bu Masanın Ev Sahibi Kim?

Tam da burada bir gerçeği teslim etmek gerekiyor.

Bodrum’da bugün “ortak akıl”, “diyalog”, “çözüm” gibi kavramlar konuşulabiliyorsa, bu zemin kendiliğinden oluşmadı.
Bu iklim, Belediye Başkanı Mandalinci’nin göreve geldiği günden bu yana tercih ettiği dilin bir sonucudur.

Mandalinci; sertleşen, kutuplaştıran, meydan okuyan bir siyaset yerine, temas eden ama Bodrum’un hakkını da masada bırakmayan bir çizgi izliyor.
Sahil Güvenlik Limanı tartışmasında da, su krizinde de, çevre ve imar baskılarında da aynı tutarlılık görülüyor.

Ne kör bir uyum,
ne de refleksif bir çatışma…

Bu yaklaşım, Bodrum’u siyasi bir vitrin değil; yaşayan, nefes alan bir kent olarak gören bir yerel yöneticilik anlayışının işareti.

Dolayısıyla kurulacak bir masa, bir “lütuf” değil;
Belediye’nin zaten taşıdığı sorumluluğun doğal uzantısıdır.

Bodrum Zirvesi mi Dediniz?

Madem herkes “ortak akıl” diyor, o zaman bu işin adı da konmalı:
Bodrum Zirvesi.

Kim davet eder?
Kim ilk adımı atar?
Siyaset gelenekleri ne der?

Bunların hepsi tartışılabilir.
Ama adres tartışılmaz.

Çünkü Bodrum’un sorunları Ankara’da değil, Bodrum’da yaşanıyor.
Ve masayı kurmak bir risk değil, bir liderlik göstergesidir.

Bugüne kadarki duruşu, Tamer Mandalinci’nin bu sorumluluğu taşıyabilecek olgunlukta olduğunu fazlasıyla gösteriyor.

Kazanan Kim Olacak?

Eğer bu “ortak akıl” lafı sadece basın açıklamalarında kalmazsa,
eğer gerçekten bir masa kurulur,
eğer herkes siyasi rozetini biraz kenara bırakırsa…

Bu işten bir parti değil,
bir başkan değil,
bir ittifak değil;

Bodrum kazanır.

Biz de heyecanla bekliyoruz.
Ama şunu da not düşelim:
Bodrum’da niyet çok, sonuç azdır.

Umarız bu kez farklı olur.

Bu yazı toplam 11 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
TANDOĞAN UYSAL Arşivi

Bodrumspor Kaybetti Ama Bodrum Kazandı

23 Şubat 2026 Pazartesi 11:52

Ramazan: Bir Ulusun Aynaya Bakma Ayı

22 Şubat 2026 Pazar 11:36

Bodrum Barajı da Bir Başka Bahara Kaldı

19 Şubat 2026 Perşembe 10:52