TANDOĞAN UYSAL
Devletin Önünde Verilen Bodrum Mesajı
Tribünden Sofraya: Bodrum’da Birlik, Devletin Önünde Anlam Kazandı
Bir Şehir Bazen Nerede Konuşacağını Bilir
Bodrum, çoğu zaman sesini yanlış yerde yükselten bir şehir oldu.
Gürültüyü sevdi,
ama anlamı ihmal etti.
O yüzden son günlerde stadyum tribünlerinde ortaya çıkan tablo,
alışıldık Bodrum fotoğraflarından değildi.
Farklı siyasi kimliklerden isimler,
aynı renk için,
aynı şehir için
yan yana durdu.
Tribünler bağırır ama yargılamaz.
Belki de bu yüzden,
birlik mesajı önce orada filizlendi.
Tribünde Başlayan Dil, Sofrada Derinleşti
Bu birlik dili,
Ramazan ayının taşıdığı anlamla birlikte
Bodrum Gazeteciler Cemiyeti’nin
Azka Otel’de düzenlediği iftar yemeğinde
daha ağır, daha ciddi bir karşılık buldu.
Çünkü bu kez mesele
alkış ya da tezahürat değil,
aynı masaya oturabilme iradesiydi.
Ve bu irade,
devletin önünde sergilendi.
Siyasetin En Zor Anı: Yan Yana Oturmak
İftar sofrasında
AK Parti Bodrum İlçe Başkanı
Seha Ergene,
CHP Bodrum İlçe Başkanı
Tuna Işın,
MHP Bodrum İlçe Başkanı
Engin Galipoğlu
aynı masada,
yan yana oturdu.
Bu görüntü, Bodrum siyaseti açısından hafife alınacak bir detay değildir.
Çünkü burada mesele konuşmak değil,
aynı sessizliği paylaşabilmektir.
Bodrum’da siyaset çoğu zaman
yan yana gelmemek için gerekçe üretir.
O akşam ise gerekçeler değil,
Bodrum konuştu.
Devlet Masadaydı, Sadece Temsilen Değil
Masada sadece siyaset yoktu.
Devletin tüm katmanları oradaydı.
Muğla Valisi
İdris Akbıyık,
Bodrum Kaymakamı
Ali Sırmalı,
Bodrum Cumhuriyet Başsavcısı
Behçet İşlek,
Bodrum Belediye Başkan Vekili
Emel Çakaloğlu,
Belediye Başkan Yardımcısı
Kanat Özsert
aynı sofradaydı.
Ve elbette,
kentin huzurundan doğrudan sorumlu olan
Bodrum İlçe Emniyet Müdürü
Mehmet Darendeli
de bu masadaydı.
Bu ayrıntı önemlidir.
Çünkü güvenlik sadece sokakta sağlanmaz.
Toplumun kendini güvende hissetmesi,
birlik hissiyle başlar.
Ramazan Sofrası: Türk Milletinin Aynası
Ramazan ayı,
Türk milletinin en güçlü tarafını ortaya çıkarır:
farklılıkları aynı sofrada buluşturabilme yeteneğini.
İftar sofraları,
sadece açlığı değil,
ayrışmayı da bastırır.
Bodrum’da o akşam kurulan masa,
bir protokol düzeninden çok,
bir millet refleksiydi.
Bu refleks,
zor zamanlarda dahi
“bir arada kalabilme” hâlidir.
Basının Görevi: Unutmamak ve Unutturmamak
Bu tür buluşmalar hızlı geçer.
Fotoğraflar çekilir,
haberler yapılır,
ertesi gün yeni gündemler gelir.
Ama gazeteciliğin görevi,
sadece olanı yazmak değil,
olanın ne anlama geldiğini kayda geçirmektir.
O akşam Bodrum’da verilen mesaj şuydu:
Farklılıklar var,
görüşler ayrı,
ama ortak bir zemin hâlâ mümkün.
Devletin Önünde Birlik Pekişti
Tribünde başlayan birlik dili,
iftar sofrasında
devletin önünde derinleşti.
Bu bir anlık poz değildi.
Bu, Bodrum’un hâlâ
ortak bir vicdan üretebildiğinin işaretiydi.
Temenni şudur:
Bu birlik hâli,
sadece Ramazan’la,
sadece tribünlerle,
sadece fotoğraf kareleriyle sınırlı kalmasın.

Çünkü Bodrum’un ihtiyacı olan şey
birlik görüntüsü değil,
birlik bilincidir.
Ve o bilinç,
bazen en sessiz sofralarda oluşur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.