TANDOĞAN UYSAL
Türkiye’ye İlahi Dinleten Adam
Türkiye bazen uzun nutuklarla değil, kısa videolarla konuşur.
Bazen kürsüler susar, cep telefonları anlatır.
Son haftalarda olan tam da budur.
Ramazan ayından önce adını kimsenin bilmediği Celal Karatüre, bugün “Türkiye’ye ilahi dinleten adam” olarak anılıyor. Bir ilahiyle başladı, bir telefon kamerasıyla yayıldı, milyonlara ulaştı.
Her Gün Bir İşletme, Aynı İlahi, Aynı İlgi
Celal Karatüre’nin hikâyesi tek bir videoyla sınırlı kalmadı.
Her gün başka bir işletmeye girerek ilahi okudu. Girişi, çıkışı, etrafında toplanan kalabalıklar sosyal medyada ilgiyle izlendi.
Yanında iki arkadaşını da adeta bir orkestra gibi konumlandırarak ilahiyi seslendirdi. Abartı yoktu, sahne yoktu; ama merak vardı, kalabalık vardı, kamera vardı.
Ve Türkiye’de bu üçü bir araya gelince sonuç bellidir.

Önce Tepki, Sonra Merak
İlk günlerde alışıldık suçlama hemen geldi:
“Din provokasyonu mu yapılıyor?”
Ama Türkiye’de bu tür tepkiler çoğu zaman geri teper.
Eleştiri arttıkça izlenme arttı, izlenme arttıkça Karatüre daha çok konuşulur oldu. Sevenleri çoğaldı, karşı çıkanlar bile takip etmeye başladı.
Bu noktadan sonra olay, bir kişinin yaptığı ilahinin çok ötesine geçti.
Siyasetin de Radarına Giren İlahi
İşin kırılma noktalarından biri siyasetin ilgisi oldu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Celal Karatüre’nin adını açıkça anarak bu ilgiyi ve ortaya çıkan tabloyu kutladı.
Bu detay önemlidir.
Çünkü Türkiye’de siyaset, toplumda yankı bulmayan bir ismi kolay kolay telaffuz etmez. Bir ilahinin, bir sosyal medya figürünün siyaset gündemine girmesi, meselenin büyüklüğünü gösterir.
Tribünlerden Okullara Taşan Ses
İlahi artık sadece işletmelerde ya da sosyal medya videolarında değildi.
Stadyum tribünlerinde binlerce kişi aynı sözleri söyledi.
Okullarda çocuklar ritim tutarak ilahiye eşlik etti.
Bu, planlanmış bir organizasyon değildi.
Bu, Türkiye’nin kendi refleksiyle oluşturduğu bir yayılmaydı.
Ramazan ve Toplumsal Ruh Hali
Bütün bunların Ramazan ayında yaşanması tesadüf değildir.
Toplum yorgun, gündem ağır, dil sert.
Böyle zamanlarda sade, doğrudan ve manevi bir söylem daha hızlı karşılık bulur.
Celal Karatüre yeni bir şey icat etmedi.
Sadece var olanı, bugünün diliyle görünür kıldı.
Beğenin ya da Eleştirin, Ama Yok Sayamazsınız
Bugün Celal Karatüre konuşuluyorsa, bu sadece onun başarısı değildir.
Bu, Türkiye’nin ruh halinin kısa bir özetidir.
Bir ilahiyle bu kadar insanın aynı anda durup bakması, dinlemesi ve tartışması boşuna değildir.
Türkiye bazen kendini köşe yazılarıyla değil,
sallanarak okunan bir ilahiyle anlatır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.