TANDOĞAN UYSAL
Yumruk Siyaseti ve Hafızamız
TBMM’de Kavga, Sokakta Tarih
Önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi görüntülerini izlerken insan ister istemez irkiliyor. Milletvekilleri yumruk yumruğa… Birbirini adeta linç etmeye yeltenen görüntüler…
İnsan sormadan edemiyor:
Biz bu sahneleri daha önce nerede görmüştük?
Benim aklıma, 1970’li ve 1980’li yılların üniversite kampüsleri geldi.
1970’ler: Sokakta Şiddet, Meclis’te Siyaset
1970’li yıllar Türkiye için karanlık yıllardı. Sağ–sol çatışmaları, günlük cinayetler, üniversitelerde silahlı gruplar…
Ama bir ayrıntıyı unutmamak gerekir:
O yıllarda şiddet sokaktaydı, Meclis’te değil.
Öğrenciler, gençler, örgütlü yapılar çatışıyordu. Devlet otoritesi zayıflamıştı ama Meclis kürsüsü hâlâ sözün alanıydı.
Milletvekilleri birbirine küfür ediyordu belki, ama yumruk atmıyordu.
1980’e Giden Yol: Kaos ve Müdahale
Sokaktaki şiddet durdurulamadı.
Sonuç: 12 Eylül 1980 Darbesi.
Asker yönetime el koydu. Parlamento kapatıldı. Siyaset susturuldu.
Toplum ağır bir bedel ödedi.
Yani şiddet Meclis’e ulaşmadan bile, askeri müdahaleye gerekçe üretmişti.
Bugün: Şiddet Neden Meclis’te?
Bugün tablo tersine dönmüş durumda.
Sokak görece sakin.
Ama şiddet bu kez Meclis’e taşınmış durumda.
Bu çok daha tehlikeli bir eşik.
Çünkü Meclis, toplumun son fren mekanizmasıdır.
Orası da yumruk atma alanına dönüşürse, geriye ne kalır?
50 Yıl Sonra Aynı Sorular, Daha Ağır Bir Manzara
Şunu açıkça söylemek gerekir:
1970’lerin öğrenci kavgaları bile, bugünkü TBMM kavgaları kadar organize ve pervasız değildi.
O gençler, ne yaptıklarını çoğu zaman bilmiyordu.
Bugün yumruk atanlar ise devleti temsil ettiğinin farkında olan insanlar.
Bu fark ürkütücüdür.
Askerî Müdahaleler Geçmişte Kaldı, Peki Çözüm Ne?
Bugün kimse askeri darbe istemiyor.
Toplum da buna izin vermez.
Ama şu soru ortada duruyor:
TBMM’deki bu şiddet nasıl durdurulacak?
Cevap zor ama net:
• İçtüzük işletilmeden
• Dokunulmazlıklar “sorumsuzluk” zırhına dönüşmeden
• Parti liderleri kendi milletvekillerine “dur” demeden
Bu görüntüler bitmez.
Asıl Tehlike: Normalleşme
En büyük risk şudur:
Bu kavgaların normalleşmesi.
“Olur böyle şeyler” denirse…
“Hararetli tartışma” diye geçiştirilirse…
O zaman yarın kürsü değil, silah konuşur.
Tarih bunu defalarca gösterdi.
Bugün Meclis Yumruklaşıyor
1970’lerde sokak yandı, bedelini hepimiz ödedik.
1980’de Meclis sustu, bedelini demokrasi ödedi.
Bugün ise Meclis yumruklaşıyor.
Bu sadece üzücü değil;
tehlikelidir.
Ve tarih, bu tür işaretleri görmezden gelenleri hiç affetmez.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.