DİJİTAL GÖSTERİŞ LÜKS VE TEŞHİR EKONOMİNİN, İNSANLIK TEPKİSİ SONRASI ARTIK SONU GELMİŞTİR

Ancak Dijital çağ, sadece teknolojimizi değil, ahlaki pusulamızı da her alanda değiştirdi. Bugün gelinen noktada, lüks arabalar, markalı ürünler ve milyonluk harcamalar, artık birer yaşam biçimi değil, dijital meydanlarda sergilenen, birer gösteriş ürünü ganimet haline geldi.

Günümüzde maalesef Seküler Kapitalizm, teşhirle sergilenen tam bir dijital görgüsüzlük pandemi haline hapsetti insanlığı, tam bir görgüsüzlük hali içindeyiz. Sosyal medya platformları, artık birer iletişim aracı olmaktan çıkıp devasa birer teşhir gösteriş sahnesine dönüşmüştür.

Bu sahnenin başrolünde ise ne yazık ki çalışanlar ve emek yoktur. Onun yerine, kısa yoldan köşeyi dönme vaatleri, ter dökmeden elde edilen servetler ve bu sahte pırıltının kölesi haline gelmiş her yaştaki elit yaşamı özenen çalışanı ve emeği sömüren ezen zengin zihinler vardır.

Seküler Kapitalizm, sosyal medya ile daha çocuklara erken yaşlarda, kafaları yıkamaya başladığından, çocuklarımızdaki en büyük risk, çocuklarımızın çalışmadan, emek sarf etmeden oturduğun yerden mutlu olunabileceğine, Dijital olarak sosyal medya platformlarında pompalanarak inanmasını sağlamaktadır.

İşte bu tehlikeli Dijital illüzyon, toplumun temelindeki "üretim" motivasyonunu baltalayarak, her alanda felç etmek için özellikle uygulanmaktadır. Gençler, dirsek çürüterek bir yerlere gelmek yerine, bir ekranın karşısında teşhir ederek var olmanın peşine maalesef düşüyor. Ancak bu kof gösterişin faturası sadece bireylere değil, tüm toplumun her kesimine acımasızca kesiliyor.

Dünya bu gidişata artık mutlaka dur demeye başladı. Çin’in başlattığı servet teşhiri operasyonları, sadece otoriter bir müdahale değil, aslında toplumsal çürümeye karşı atılmış kendi halkı için rasyonel bir neşterdir. Biryandan da meslekleri yok edecek olan yapay zeka ve robotlara karşı, yasal sınırlamaları kendi halkı için getirmeye başlamıştır.

Batı’da ise daha sessiz ama derinden bir dalga yayılıyor, sessiz olarak lüks tüketime karşı, az tüketim akımının başlamasıdır. İnsanlar artık markaların logosuna boğulmaktan, başkasının hayatını röntgenlemekten ve bitmek bilmeyen tüketim hırsından artık yorgun düştü.

Peki, biz bu tablonun neresindeyiz? Dünya artık minimalize yaşamın anlamlılığına inanmaya başlıyor. Mütevazı bir hayat, artık bir yokluk göstergesi değil, bir entelektüel duruş ve karakter meselesi, yeni bir yaşam haline geliyor.

Değerlerimizin bize öğrettiği, edepli olmayı, mütevazi olmayı, israfsız olarak yaşamayı zaten bizlere yaşamsal olarak öğütlemektedir. Dünya’nın geldiği günümüz anlayış dünyasında, bizler tam bin dört yüz evvel Hz Muhammed (S.a.v) efendimiz, bizlere sünnetleri ve yaşamı ile öğretmiştir. Edep dairesinde, mütevazi ve israfsız yaşamı bize öğretmiştir.

Ancak bu dönüşümü sadece bireysel farkındalıkla ile başarmak elbette zor. Sosyal medya yazılım uzmanlarının da altını çizdiği gibi İnsani algoritmaların, bu sanal şımarıklığı köpürtmesine, kışkırtmasına yasal bir sınır, ülkemizde getirilmesi mutlaka şarttır.

Gençlerimizi bu zehirli Seküler Kapitalist tüketim çılgınlığı, vitrininden korumak için Dijital dünyanın kurallarını değerlerimiz temelinde, İnsan merkezli olarak yeniden kendimiz ülkemizde mutlaka yeniden yazmalıyız.

Seküler Kapitalizm bize dayattığı, gösteriş ekonomisi elbet bir gün çökecek. Çünkü hiçbir sanal parıltı, alın terinin ve gerçek üretimin yerini hiçbir zaman alamaz ve tutamaz. Küresel görgüsüzlüğe vurulacak, en büyük darbe, emeği yeniden kutsal saymak ve sadeliği birer rütbe gibi omuzlarımızda, Edeb dairesinde, israfsız ve mütevazi yaşamı her alana uygulayarak taşımaktır.

Değerlerimiz temelinde unutmayalım ki, gerçek zenginlik, neye sahip olduğumuzla ile değil, neye ihtiyaç duymadığımızla ile ölçülür. Temel ihtiyaçlarımızı edeb ve görgü ile Dijital gösterişe girmeden, helal dairesi içinde ihtiyaçlarımızı, maddi ve manevi Denge Ekonomisi temelinde, İnsanlık tepkisi sonrası artık mutlaka geçiş sağlanacaktır.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 23 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi