TANDOĞAN UYSAL

TANDOĞAN UYSAL

Akın Gürlek’ten Alışılmadık Bir Başlangıç

Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve gelir gelmez kamera karşısına geçerek 86 milyon Türk vatandaşı ile birlikte, kendisine bağlı tüm adalet mensuplarına hitap etti.
Hâkimlerden savcılara, avukatlardan infaz ve koruma memurlarına uzanan bu doğrudan sesleniş, Türkiye’de pek alışık olmadığımız bir başlangıç oldu. Şeffaflığın en önemli göstergesi olarak değerlendirildi.

Ancak devir teslim töreninde eşit olmayan sandalye krizi tam anlamıyla bir rezaletti. Eski Bakan Yılmaz Tunç’un buna seyirci kalması ona hiç yakışmadı. Eski Bakan Yılmaz Tunç’a yakışan ya koltukları eşitlemesi ya da kendisinin de oturmaması, konuşmaların ayakta sürdürülmesiydi. O sahne Yılmaz Tunç’a kaybettirdi, Akın Gürlek’e kazandırdı.

Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ilk TV mülakatında yaptığı konuşma; biçimi, üslubu ve samimiyeti ile konuya hâkimiyeti, muhatapları açısından hem umut verici hem de bir ilk olma niteliği taşıyor.

“Yargı Kurumunun Her Basamağını Tırmanarak Geldim” Vurgusu

Gürlek’in konuşmasında öne çıkan en dikkat çekici unsur, kullandığı dil oldu.
Üstten bakan, mesafeli ya da bürokratik bir ton yerine; “ben de bu kurumun içinden geldim” diyen yaklaşımı oldukça benimsendi.

Kendisinin adalet teşkilatının farklı kademelerinde görev yaptığını hatırlatarak, sorunları teorik olarak değil, bizzat yaşayarak bildiğini vurgulaması, konuşmanın inandırıcılığını artırdı.

Bu vurgu, özellikle sahada çalışan adalet mensupları açısından önemliydi. En azından hâkim ve savcıların beklentilerine cevap verme niteliği taşıyordu.


Sosyal Medyada İlk Tepkiler: Takdir ve Beklenti

Konuşmanın sosyal medyada yayına girmesinin ardından yapılan yorumlar dikkat çekiciydi.
Farklı görüşlerden kullanıcıların ortaklaştığı nokta şuydu:

“En azından dinleyen, anlayan ve farkında olduğunu söyleyen bir Adalet Bakanı var.”

İnfaz ve koruma memurlarından, tüm yargı personeline; sosyal haklar, özlük düzenlemeleri ve çalışma koşullarıyla ilgili beklentiler açıkça dile getirildi. Bu da konuşmanın, yalnızca bir “tanışma mesajı” olarak değil, bir muhataplık çağrısı olarak algılandığını gösterdi.

Sözün Değeri, Sonrasındaki Adımlarla Ölçülür

Elbette bir konuşma her şeyi çözmez.
Adalet gibi ağır ve hassas bir alanda asıl belirleyici olan, söylenen sözlerin hangi adımlarla destekleneceğidir.

whatsapp-image-2026-02-18-at-18-12-31

Ancak şu tespiti yapmak gerekiyor:
Akın Gürlek’in ilk mesajı, beklentileri yükselten ama aynı zamanda sorumluluğu da hatırlatan bir çerçeve çizdi. Kamuoyunda davaların uzun sürmesinden rahatsızlık duyduğu algısı; en azından hâkim ve savcıların görevlerini ifa ederken, hakkaniyet ölçüsünün yanında, sürekli duruşmaları öteleyen bir anlayıştan ziyade davaları makul sürede sonuçlandırmalarının takipçisi olacağı izlenimi yarattı ve takdir topladı.

Bu çerçevenin içinin nasıl doldurulacağını zaman gösterecek.


Sonuç Yerine

Adalet duygusu, yalnızca mahkeme salonlarında değil;
o adaleti ayakta tutan insanların çalışma koşullarında da şekillenir.

Yeni Adalet Bakanı’nın bu gerçeği daha yolun başında yüksek sesle dile getirmesi, küçümsenecek bir başlangıç değildir.

Şimdi gözler, sözlerin hayata nasıl yansıyacağında.

whatsapp-image-2026-02-18-at-18-12-32

Bu yazı toplam 22 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
TANDOĞAN UYSAL Arşivi

Yumruk Siyaseti ve Hafızamız

12 Şubat 2026 Perşembe 22:03