MESAJLARIMIZI GALE ALMAYANI ALKIŞLAYALIM BU YAZIDA DA

Zaman su gibi akıp geçiyor. Evlatlarımız, Allah sağlık verdiği müddetçe büyüyor; sırasıyla ilkokul, ortaokul, lise derken üniversiteli oluveriyorlar. Çok şükür bizim çocuklar da üniversite yıllarını geride bıraktılar, mesleklerini ellerine alıp hayat mücadelesine devam ediyorlar. Nasip olursa bundan sonra bizim için torunlarımızın eğitim heyecanına ortak olmak kalıyor.

Kız olsun, erkek olsun fark etmez; evlat her zaman kıymetlidir, değerlidir. Gözünün nuru, bakmaya kıyamadığın, tüm olumsuzluklardan ve kötülüklerden korumaya çalıştığın en değerli varlıktır. Hele ki canından can olan anneler için... Eve gelmekte geç kalınca telaşlanan, hasta olunca uykusuz kalan, burnu kanasa endişe eden çoğunlukla annelerdir.

Bir de eğitim hayatını başka şehirlerde sürdüren çocukların annelerinin yaşadığı endişeleri anlamak için empati kurmakta hiç zorlanmıyorum. Çünkü üniversite mezunu iki evladı olan bir anneyim. Şimdi de yaşadığımız şehirde başka illerden üniversite okumaya gelen öğrencileri gördüğümüzde, onlara kendi evladımız gibi davranmamız gerektiğini düşünüyorum. Sokakta, iş yerimizde ya da herhangi bir mekânda karşılaştığımız öğrenci kardeşlerimizle sohbet ederken onları rencide etmeden sıkıntılarını, ihtiyaçlarını dinliyor muyuz?

Yaşadığımız şehirde meydana gelen cinayetlerden, hırsızlıklardan, kavgalardan bu şehirde yaşayan bireyler olarak az da olsa hepimizin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Şehri yönetenler, seçilmişler, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, esnaf, ayakkabı boyacısından sokakta simit satan vatandaşa kadar hepimizin bu şehir adına bir sorumluluğu var.
Peki, dışarıdan gelen kız ya da erkek öğrencilerin aç kalmasından, barınma sorunlarından, yaşadıkları olumlu ya da olumsuz olaylardan kendimizi hiç sorumlu tutuyor muyuz?

Apart olarak ya da kiralık daire olarak yıllık sözleşme yapıp, sonra da "Dört gün içinde evi boşaltın." dediğiniz oldu mu mesela? Üstelik bunu kiracınız olan genç kızlara yaptığınız oldu mu?

Kirayı elden almanızın sebebi vergiden kaçmak mıydı? Yoksa kiraya verdiğiniz taşınmazın mülkiyeti size mi ait değildi? İnsanın aklına türlü türlü sorular geliyor. "Basın duymasın." diye düşünüyorsunuz değil mi?

Sonra da karşınızdaki çaresiz genç kızı küçümseyerek gecenin bir yarısı çağırıp, üst perdeden, "Mesajlarınıza cevap verme gereği bile duymadım." diyorsunuz.

Unutmayın; kişiliksiz, karaktersiz olabilirsiniz, bu sizin tercihinizdir. Ama iki kişinin bildiği sır artık sır olmaktan çıkar. Büyüklerimizin dediği gibi; "Yediğin hurmalar gün gelir seni tırmalar."

Yıllardır ihtiyaç sahibi genç kızları "apart" adı altında mağdur edeceksiniz; kaçak kiralama yapacaksınız, vergi kaçıracaksınız, sahtekârlık yapacaksınız, elin malıyla hovardalık edeceksiniz; sonra da zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışacaksınız, öyle mi?
Eğer duyduklarımıza ve şahit olduklarımıza rağmen bir anne, bir kadın ve bu şehirde yaşayan sıradan bir birey olarak sessiz kalsaydım; KADINLIĞIMDAN , ANNELİĞİMDEN, ÇOCUKLARIDAN ve BU ŞEHİRDEN UTANIRDIM.

Sen utanmıyorsan arkadaş, o seninle Rabb'imin arasında...
Bize ise seni serçe parmağımızdaki şeytan tırnağıyla alkışlamak düşer. Hem de avuç içlerimiz kızarana kadar alkışlarız.
Karakterinize, kişiliğinize, ailenize ve her gün işletmenizi tıka basa dolduran müşterilerinize karşı size yakışanı yaptığınız için en büyük alkışlar sana gelsin... En ÖZELİNDEN.

Başkalarının evladını kendi evladı gibi gören, yaşadığı şehre karşı sorumluluk hisseden, başında bulunduğu kurumun zarar görmemesi için çabalayan ama yardım etmekten de geri durmayan güzel insana ise teşekkürler...

Sayılarınızın artması dileğiyle...

Sevgiyle...

Bu yazı toplam 229 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Elvan Göçer Arşivi

SAYIN CUMHURBAŞKANIMA AÇIK MEKTUP

11 Ocak 2023 Çarşamba 14:12

KADIN GÜÇLÜYSE TOPLUMDA GÜÇLÜDÜR

05 Aralık 2022 Pazartesi 06:50