BİZE DAYATILAN KAPİTALİST SİSTEM MODELİNİ, MÜSLÜMANLAR NE ZAMAN SORGULAYIP BIRAKARAK DİRİLİŞE GEÇECEK?

Bugün İslam Dünya’sın da İslami duyarlılığa sahip o kadar fazla ve çokça sivil toplum kuruluşları var ki, vakıf ve dernek STK’lar enflasyonu yaşanıyor. Tabelalar çoğalıyor, bütçeler büyüyor, dijital mecralar afişlerle dolup taşıyor. Ancak bu devasa mekanizmanın ortasında, maalesef yakıcı bir soru bize acı gerçeği ile asılı duruyor.

Müslümanların yıllarca onca faaliyete rağmen, neden hayatın merkezinde, ahlaki ve dürüst İslami öğütleri örnek aldığımız, iyi bir yaşamı bir türlü inşa edemiyoruz?

Bazı İslami duyarlı STK’lar, her yıl yürüttükleri birçok faaliyet ve sosyal çalışmaya rağmen, geçici bir deşarj alanı olmaktan öteye neden geçemiyor. İslami değerlerle mutlu olabileceğimiz, kalıcı bir toplum modeli neden bir türlü inşa edilemiyor?

Asıl mesele faaliyetlerin çokluğunda değil, bu faaliyetlerin bizi gerçekten diriltmek yerine, neden bir model üretemediğidir. Bir model üretilemediği gibi, toplumsal her alandaki ahlaki erozyon ve yozlaşma, her yıl daha fazla artarak katlanarak, acı bir şekilde devam etmektedir.

İslami STK'lar, uzun süredir proje ile dava odaklılık arasındaki çizgiyi kaybetmiş durumdadır. Kapitalist sistem, Müslümanları faaliyetlere boğarak, onları gerçek bir yaşamı inşa etmekten maalesef her alanda uzaklaştırıyor.

Rutine bağlanan konferanslar, iftarlar ve kermesler, çoğu zaman derinlikli bir tefekkürün değil, kapitalist sistemin izin verdiği alanlarda, biz de buradayız demenin bir yolu haline getirilmiştir.

Mevcut Seküler Kapitalist sistemin ürettiği bu bozuk yapı, İslami STK'lar eliyle adeta makyajlanıyor. Eğitimi kapitalist sistemden, ekonomiyi faizli bankadan, yaşam kodlarını beşeri vahşi kapitalizm sistemden alan bir topluluk, sadece hafta sonu programlarıyla, İslami bir faaliyet yaptığını ve kurduğunu zannediyor.

Oysa İslami öğütlerin ön gördüğü iyi bir sosyolojik yaşam, mevcut çarpık yapıyı makyajlayan değil, o yapıyı ilahi referansla yeniden kuran İnsanı merkeze alan bir toplum tasavvurudur.

Müslümanlar Seküler Kapitalist sistemi terk etmediği müddetçe, yani ruhen Medine’ye hicret etmediği sürece, kendi Medine pazarını kurmadığı sürece, yanlış Kapitalist sistemi terk etmediği sürece, yaşadığımız tüm bu yozlaşma ve olumsuzluklar katlanarak yine acılar yaşayarak maalesef devam eder. Bu acı gerçekliği bilmek zorundayız.

Günümüzde ihlas ve samimiyetin önüne, reyting ve beğeni geçti. STK faaliyetlerinin başarısı, kaç kişinin katıldığıyla veya kaç etkileşim aldığıyla ölçülür oldu. Bu sosyal medya putunun gölgesinde, bir dini darlık algısı oluştu. Paylaşılabildiği sürece değerli görülen işler, ruhunu kaybetmeye elbette mahkûmdur.

Hz. Muhammed (S.a.v.) Peygamber efendimiz dönemindeki cahiliye uygulamalarını, İslam’ın nuru ile yıkarak, insan odaklı bir model ortaya koydu. Putları sadece Kabe'den değil, kalplerden, zihinlerden ve sosyal hayattan söküp attı. Bugünün bazı İslami STK’ları ise modern putlara dokunmadan, kapitalist sistemle uyumlu bir dini darlık modelini Müslümanlık diye sunma yanılgısına maalesef düşüyor.

Eğer yaptıklarımız bizi diriltmiyorsa, bizi sadece iyi hissettiren alışkanlıklara dönüştürmüşse, orada bir inşa değil, bir imha süreci işliyor demektir. Hakiki kurtuluş, sahne ışıklarının sahte cazibesini bırakıp, vahyin dönüştürücü gücüyle, hayatı yeniden inşa etmekle mümkündür.

Seküler Kapitalizm dayattığı bir dünya sosyolojisi temelinde, Müslümanların bir çoğu günümüz putlarına aşırı değer vermesi ile makam, unvan, koltuk, para, mal ve mülk kendilerini içten yok ettiğini, yaşadığı süreçte farkına bile varmıyorlar.

Günümüzde başarı algısı değer değil, madde temelli bir düşünce algısı temelinde, kendilerinin ona dayattıkları, piramid sömürü ekonomi yapısı içinde, çizdikleri rolleri ne kadar iyi oynarlarsa, başarının o olduğu yanlış algısına varmaktadırlar.

Günümüzdeki bazı İslami duyarlı STK’larda, maalesef İslam’ın öğretilerinden uzak bir algı oluşturarak, kendine başarı kriteri olarak içi boşaltılmış faaliyet ve organizasyonlar ile kapitalizm sistemin, yıkıcı olumsuz etkisini, tedavi etmekte olduğu algısını bile görememekteler.

Günümüz yıkıcı sosyal medya, Yapay zeka algoritmaları içersin de, yapılan faaliyetlerin ve hizmetlerin, beğeni reytingi temelinde, günümüz putların övgüsü ve alkışlamaları içersin de faaliyetlerine yine devam etmektedirler.

Günümüzde o kadar yanlışlıklar yapılmaktadır ki, artık insanlar gördükleri ahlaki yozlaşmaları, normal karşılar bir boyuta gelmişlerdir. Bu algılar birçok olumsuz bir şekilde, halen her alanda artarak devam etmektedir. Bunca yapılan onca faaliyetleri, Kapitalist sistem içinde sorgulamanın vakti halen gelmedi mi sizce?

Seküler Kapitalizm ekonomi modelin, sosyolojik yaşantımıza dayattığı birçok vahşi, felaket derecesindeki yozlaşmalar ve yanlışlıkların, toplumumuzu ne hale getirdiği, acı tablo yaşayarak görmekte ve olumsuzluklar ortadadır. Bu tabloyu artık iyi okumalı ve iyi görmeliyiz.

Türk Milleti kendisini ve insanlığı sömüren bu sinsi, Seküler Kapitalizm ekonomi modelinin, bize dayattığı tüm olumsuzlukları, elbet farkındadır. Türk Milleti güçlüdür, bu bize dayatılan ahlaksız sömürü, dini darlık sistemini, bertaraf edecek potansiyel ve güçtedir.

Türkiye Dünya’da İnsan merkezli adil bir lider ülke olacaksa, bu vahşi sömürücü Seküler Kapitalizm ile olması mümkün değildir. Kendi medeniyet birikimi olan Türk örf adet ve töresi yanında, İslami fütuhatı öz değerleri ile kuracağı kendi öz medeniyet birikimi ile ancak adil bir lider ülke olabilir.

İnsan merkezli Adalet, Hakikat ve Liyakat temelli kendi öz modelimiz, Adil Bir Sistem olan “Vakıf İş Kümesi” modeli akademik sistemine sizleri kendi öz değerlerimiz temelinde kurmaya ve geçmeye davet ediyorum.

Türk Milleti elbet bir gün mutlaka, kendi öz sistemini her alanda yaşama geçirecektir.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

Bu yazı toplam 17 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi