Nurhan Keleş
İNSAN YARATILMIŞLARIN EN ŞEREFLİSİ ÖNCE KENDİNİ TANIMALIDIR (1)
Önceki Makalelerimde sizlere ifade ettiğim gibi, Vakıf İş Kümesi Adil Bir Sistem eserim, dikey ve yatay denklemde zihin, zemin ve zaman olarak belirtilmiştir. Zihin Ahilik Vakıf Sistemi, Zemin Vakıf İş Kümesi Adil Bir Sistem ve Zaman Vakıf Medeniyeti Sistemi olarak, edep ve zerafetin birleşmesi ile toplumsal anlamda İnsani Diriliş yanında bir kurtuluş reçetesi olacaktır.
Sistemin İktisadi insanı olan, “Ahi Vakıf İnsanı” yaşam boyu eğitim altyapısında, daha çocuk iken her şeyden önce iç yolculuğuna öncelikli olarak çıkar, nefsin basamaklarından, sükûtun derin hikmetine, insanın içsel devriminden, kendini ilahi yaratılışın edebi temeline, içsel olarak tanıdıktan sonra toplumunun zerafetine uzanan kadim bir yolculuk yapar.
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Vakıf İş Kümesi sistemi, öncelikli olarak, Adalet, Hakikat ve liyakat temelinde İnsanı merkeze alan bir sistemdir. Aynı zamanda sistem Türk örf adet ve töresi ile İslami fütüvvet temelinde, ecdadımızın bize öğrettiği edebi temelde İnsanlığın bir içsel uyanış, hakikat sistemidir.
Vakıf İş Kümesi sistem uygulaması elbette hemen yaşama girmesi gerçekleşmeyecektir. Uygulanması zaman ve süreç isteyecektir. Sistemin İnsani Diriliş temelinde her insanın kalbinde, öncelikle sevgi Muhabbet ve dua yeşerecek, her birimizin kalbinde Allah sevgisi, Peygamberimize olan kalbi muhabbetimiz ile sistemi kabul etmemizle başlayacaktır.
Vakıf İş Kümesi sistem eserimin, multidisipliner bir bütün yaşamsal önemini, insanlar belki hemen anlayamayacaklardır. Çünkü Seküler zihin kodlu Kapitalizm İnsanların, Müslümanların kalplerini her alanda zehirlemiştir. Günümüz nefis putları ile bizleri meşgul ederken, İnsanların, Müslümanların kalplerinin özü, Seküler materyal bir düşünce ile tozlanmış bir şekilde kaplanmıştır.
Günümüz Seküler Kapitalizm Dünyası, arzuları hız ve haz ayarında, kalplerde her alanda putlaştırmıştır. İçimizde sürekli bizleri kötülüğe, meylettiren ve nefsimize emreden, “yaşam benim kime ne” diyerek, farkında olmadan, bugün bize canın ne istiyorsa onu yap diyerek, maalesef sınır tanımayarak, nefsin kölesi haline getirmektedir.
İnsan İlahi yaratılış gayesine uygun, önce İnsan kendini fark etmelidir. Dünya’yı, Evreni ve bizi yaratan Allah’ı önce tanımalı ve şükretmesini her hali ile bilmesi gerekmelidir. Seküler Kapitalizm İnsanı düşünme fırsatı vermeden, sürekli bir koşturmaca, sürekli insanı geçim sıkıntısı ile meşgul etme, sürekli sorunlar yumağında boğarak, İnsanı sınırsız hız haz eksenindeki bir tüketim kültürü ile her alanda tüketmektedir.
Günümüz İnsanları, görmüştür ki Seküler Kapitalizm yalanı olarak insanlara dayattığı, İktisadi terim olan “kıt kaynaklara, sınırsız ihtiyaç” yalanı olduğudur. İnsanları açgözlü sürekli sınırsızca tüketen bir İktisadi insan “Homo Economicus” olarak tanımlamıştır. Bizlere sürekli İstekleri arzuları nefsimizi dizginlemeyen, tüketmez ise özgürlüğünü kaybedeceği hissini, bize algı ile dikte etmektedir. Kıt kaynak ve Sınırsız ihtiyaç ile tüketimi tamamen bize dayatan bir yalandan ibaret olduğudur.
Asıl olması gereken Ahilik düsturunda, İnsan yaratılmışların içinde “En Şereflisidir”. İktisadi İnsan “Ahi Vakıf İnsanı” dır. İktisadi terim olarak Mülk Allah’ın İnsana verdiği bir emanettir. Emanet bilinci ile israfsız tüketim önceliklidir. “Kıt olmayan kaynaklara, Sınırlı ihtiyaç” vardır asıl gerçeklik budur.
Günümüz Seküler Üniversiteler de, tüm İnsanlığa öğrettikleri yalan insan tipi “Homo Economicus” öğreti ile öğrettikleri insan tipidir. Yani bugünün insanı ise isteklerinin peşinden sınırsızca ve özgürce koşmayı gerektirir algısı ve yalanı üretilir. İşte özgürlük adı altında bize çılgınca tüketim yapmamızı algılar ile sürekli pompalıyorlar. İşte en temel büyük gizemli paradoks, hiç şüphesiz buradadır.
Türk örf adet gereği, Türk Milletimiz edebi her daim yaşamların merkezine saygı ve sevgi temelinde oturtmuşlardır. Hep bahsederiz büyüklerimizin saygıyla elini öpmek, büyüklerimizin yanında oturuşlarımıza, kalkmalarımıza ve konuşmalarımıza dikkat etmek, kul hakkı yememek, harama meyletmemek, helalleşmek gibi kavramları bunların hepsini ecdadımız bize öğretmiştir. Türk örf adetlerimiz içinde edebli olmamızı, bize edebi dairesinde yaşamamızı, İslami değerlerimiz temelinde bizlere hep öğretmişlerdir.
Türk Milletinin bir evladı olarak şahsım, ecdadım olan Türk Oğuz Kayı Boyu olarak ceddim Dedem den hep mertliği, yiğitliği, saygıyı, sevgiyi, mazlumlara kol kanat germeyi, zalimler karşısında dik durmamız gerektiğini, büyüklere saygıyı, edepli bir yaşamı canlı canlı Dedem den, o da ceddinden aktarılan ona öğretilen değerlerinden bizzat görerek öğrendim.
Mevcut Seküler Kapitalist sistem, İnsanın nefsini edepsizce alanen her alanda dışa çıkartmayı, insandaki egoları yükselterek daha görünür kılar. Bu da bireyde ailede ve toplumda edepsizliği ister istemez huzursuzluğun, temelini her yaşamsal ortamda ortaya çıkarır.
Vakıf İş Kümesi, Adil Bir Sistem edebi modelin gelmesi, İnsanlığın herkesin huzur arayışında olduğu bir günümüz gerçekliğinde, daha adil, refah ve zenginliğin olduğu, Adaletin, Hakikatin ve liyakatın eksiksiz uygulandığı, 21.Yüzyıl İnsan odaklı, zerafetin zirve yapacağı, zaman ile Vakıf Medeniyetimiz Sistemi temelinde gelişecektir.
Günümüzde bir İnsan olarak bizler farkına varmadan, nefsimizin istekleri doğrultusunda, Dünyayı materyal temelde merkezimize almaktayız. Kendimize kalbimize farkına olmadan, en büyük haksızlığı önce kendimize yapmaktayız. Bedenimiz ruhumuz o materyal seküler düşüncelerin ve yaşamın ağırlığı altında her gün acımasızca ezilmektedir.
Bir İnsan öncelikli olarak, kendine mutlaka dürüst olmalıdır. Kendi nefsi ile olan ilişkisinde Kalbinin hangi basamağında olduğunu, mutlaka idrak etmelidir. Kendini tanıma ve Kalbini derinlemesine idrak edemeyen bir kişi, asla kalben bir adım öteye bile gidemeyecektir.
Günümüz Seküler Kapitalizm dayattığı günümüz İnsanı için en zor olan, kendi nefsi ile yüzleşmesidir. Önce İnsan kendine mutlaka dürüst davranarak, kendine yerleştirdiği nefis ve ego maskelerini çıkarmalıdır. İçindeki o vahşi nefsi ve egolu düşüncelerini tespit ederek, kendi içinden mutlaka atmalıdır.
Vakıf İş Kümesi, Adil Bir Sistem tam uygulandığında, bugünün toplumunda yaşadığımız o acı tecrübeler karşısında, bize nasıl bir insan merkezli bir yaşamı bize refah ve zenginlik dolu huzur ve mutluluğu bize gösterecek ve her alanda zerafetle yaşatacaktır. Değerlerimiz temelinde kuracağımız Adalet, Hakikat ve liyakat temelli bir toplumsal nizamın karşılaştırmasını kalbinizde ve aklınızda mutlaka yapmalısınız.
Sevgi, Muhabbet ve Dua ile Kalın İnşallah
NurHan Keleş
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.