İNSANI MERKEZE ALAN ADİL BİR TÜRKİYE’NİN NATO ZİRVESİ İLE GÜÇLÜ LİDERLİĞİ DÜNYA ÖLÇEĞİNDE PERÇİNLENECEKTİR.

Türkiye’nin günümüz ve 21.yüzyıl için çizdiği, İnsan odaklı Adil Bir küresel güç olma yolculuğunda, göstermiş olduğu iç ve dış siyasi yapılanmalarını daha önceki yazılarımda siz değerli okuyucularıma anlatma gayretinde oldum. Şimdiki 36.NATO Devlet ve hükümet Başkanları zirvesi ile artık Türkiye Küresel ölçekte Dünya’da Adil Bir Güç merkezidir.

Günümüzde küresel siyasetin fay hatları, güçlü olanların acımasızca, savaşlar acılar ve gözyaşları ile yeniden şekillenirken, Türkiye’nin İnsan merkezli Adil Bir Güç merkezi olma Devlet aklı stratejisi İnsanlık vicdanına çok derin ciddi mesajlar içermektedir.

Dünya liderlerinin gözü bu hafta Ankara’da yapılacak, 7-8 Temmuz tarihlerinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşecek olan 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları zirvesidir.

Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’nin hemen öncesinde, Türk savunma tarihinin en büyük projelerinden biri olan AY YILDIZ KARARGÂHI kapılarını, sembolik bir açılışla ilk kez Dünya’ya göstermesi, tesadüfi bir zamanlama değildir. 7 Temmuz’daki zirve kapsamında konuk Savunma Bakanlarının ve en üst düzey NATO temsilcilerinin, bu devasa komplekste ağırlanacak olması, küresel ölçekte çok net siyasi ve askeri mesajlar barındırmaktadır.

Bu zirve sadece askeri bir ittifakın rutin buluşması elbette değil, Türkiye’nin küresel jeopolitik ölçekte, İnsan merkezli Adil Bir Güç merkezi olma konumunun, İnsani vicdanlarda her alanda tescilinin yapıldığı, güçlü bir perçin niteliğindedir.

Donald Trump’tan, Friedrich Merz’e, Mark Rutte’den, ABD ve AB başta olmak üzere, Dünya siyasetine yön veren aktörleri, aynı masada buluşturan Ankara, bugün yalnızca bugüne kadar anlatılan coğrafi bir köprü değil, Adil Bir Güç merkezi olma yolunda atılan diplomatik bir devlet aklın güçlü mimarıdır.

Türkiye’nin küresel ölçekteki ağırlığı ve yeni "Adil Bir Lider ülke" vizyonu hakkında bize çok şeyler söylüyor ve çok derin mesajlar vermektedir.

Bize sürekli dile getirilen köprü olma özelliğin çok ötesinde, artık stratejik Adil Bir lider ülkedir. Yıllarca dış politika analizlerinde, Türkiye için "Doğu ile Batı arasında bir köprü" benzetmesi yapılmıştır. Ancak bugün gelinen bu günümüz noktada bu tanım artık her alanda yetersiz kalmaktadır. Türkiye artık pasif bir geçiş koridoru değil, bizzat oyun kuran, masayı şekillendiren güçlü adil bir aktör konumundadır.

Ukrayna savaşında, tahıl koridorundan esir değişimine kadar yürüttüğü dengeli arabuluculuk, Karadeniz’deki istikrarı koruma çabaları ve Orta Doğu ile Balkanlar’daki kriz çözme kabiliyeti, Ankara’yı her alanda vazgeçilmez bir adil bir müzakere merkezi haline getirmiştir.

Atlantik ittifakının kendi içinde özellikle ABD ve AB kanadı arasında, çok derin çatlaklar ve stratejik yön arayışları yaşadığı bu günümüz döneminde, Türkiye hem NATO’nun, en güçlü ikinci ordusu olarak, güvenliğin omurgasını her alanda oluşturmakta, hem de müttefiklerine rasyonel bir güç dengesi alternatifi sunmaktadır.

Tusaş’tan Dünya’ya, Savunma Sanayi ile perçinlenen güç, lider ülke potansiyeli sadece diplomasi masalarında değil, sahada üretilen teknolojiyle de ölçülür. Ankara zirvesi kapsamında, Tusaş tesislerinde düzenlenecek olan Savunma Sanayii Forumu, tam da bu gücün güçlü vitrini olacaktır.

Teknolojik bağımsızlık, Kaan başta olmak üzere, yerli hava platformlarının, İha ve Siha teknolojilerinin, yerli savunma sistemlerinin, ittifak ortaklarına doğrudan sergilenecek olması, Türkiye’nin askeri bağımlılık prangalarını, tamamen kırdığının bu zirve en somut bir kanıtı olacaktır.

Türkiye, artık sadece güvenlik talep eden bir ülkeden çok, geliştirdiği yüksek teknolojiyle, müttefiklerinin savunma mimarisi üreten ve temin eden bir Savunma Sanayi teknoloji ihracatçısıdır. Müttefiklerine askeri Savunma sanayi temelinde çok ciddi ve güçlü olarak bir vizyon vermektedir.

Geleceğin güç dengesi, Ankara zirvesi ile NATO’nun sadece nerede durduğunu değil, küresel güç kaymalarına karşı, nereye gideceğini de tam olarak belirleyecektir. Türkiye ise bu tartışmaların kenarında, bekleyen bir gözlemci ülke asla değil, tam merkezindeki Adil Bir Dünya inşasında güçlü yönetici ve küresel bir aktördür.

Türkiye lider ülke potansiyeli gerçeğe dönüşürken, Dünya basınının ve uluslararası analistlerin Ankara’daki hareketliliği yakından takip etmesi elbette tesadüf değildir. Türkiye, müttefiklik bağlarına sadık kalırken, kendi Milli çıkarlarını koruyabilen, stratejik olarak güç merkezi olma ilkesini başarıyla uygulayan, günümüzde çok nadir ülkelerden biridir.

Ankara Zirvesi diplomasi masasında kurulan oyunu temsil ederken, AY YILDIZ KARARGÂHI bu oyunun arkasındaki TÜRK MİLLETİNİN çelikten iradesini ve askeri aklını temsil ediyor. Türkiye, yerli İha’ları Tusaş'ta ürettiği Kaan'ı ve şimdi de Dünya’nın en gelişmiş askeri yerleşkelerinden biri olan AY YILDIZ KARARGÂHI ile küresel arenada artık "Adil Bir lider ülke" potansiyelinin tüm taşlarını Devlet aklı ile yerine oturtmuş durumdadır.

NATO Zirvesi’nin Ankara’da yapılması, Türkiye’nin küresel sistemdeki kilit rolünün küresel bir kabulüdür. Krizlerin derinleştiği, ittifakların sorgulandığı bu yeni Dünya düzeninde; diplomasinin kalbini Ankara’da attırabilen, savunma sanayiinde çığır açan ve çok kutuplu dünyanın tüm aktörleriyle konuşabilen bir Türkiye, güçlü lider ülke potansiyelini bir vizyon olmaktan çıkarıp “Adil Bir Dünya için güçlü lider ülke” olarak perçinleyerek bugünün gerçeği haline getirmiştir.

Türk Milletimiz ve ülkemiz açısında çok önemli olan, NATO Zirvesinin ülkemizde yapılmasında ve organizasyonunda emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey olmak üzere tüm Devlet İdarecilerimize, organizasyonda gece gündüz çalışan emeği geçen tüm herkesi yürekten kutluyorum. Türk Milletinin bir evladı ve neferi olarak, Devletimiz ile gurur duyuyorum.

Her zamanki söylediğim gibi; Şehitlerimizin kanından rengini alan Şanlı Türk Bayrağımızın, şerefli Hilali ve Yıldızı, Allah’ın izniyle “Türkiye Yüzyılın” da Savunma Sanayimiz başta olmak üzere her alanda daha da yücelecek ve yükselecektir. Tüm semalarda Türk Bayrağımız şanla şerefle dalgalanacaktır.

Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah

NurHan Keleş

Bu yazı toplam 20 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nurhan Keleş Arşivi