Nurhan Keleş
BATI UYGARLIĞININ SONUNU VE SİSTEMİNİN İFLASINI EPSTEİN DOSYALARI GETİRMİŞTİR
Dünya’da yaşanan bazı anlar vardır, tarihin akışı sessizce değil, büyük bir gürültüyle kırılır. Epstein davası ilgili gizliliği kaldırılan dosyaların ortaya saçılması, işte tam da böyle bir andır. Dünya insanlığı yaşanan bu iğrençlikler karşısında şok geçirmiştir.
Geçmiş tarihlerde, küresel elitlerin Dünya’yı ekonomik güçleri ile İnsanlığı yönettikleri ve bu tür iğrençliklerin yaşandığını anlatıldığı zaman, birilerince basında komplo teorileri denilerek, alaycı bir tavırla geçiştirildiğini yaşayarak görülmüştür.
Günümüzde ortaya saçılan, Epstein dosyaları ile bu yaşanan iğrenç gerçekler görülünce, hiç de komplo teorileri olmadığı, şok acı gerçekler karşısında, Dünya insanlığı, artık tüm gerçekliğiyle öğrenmiş oldu.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim. İnsani bir vahşetin yaşandığı Gazze olayında, Batı Uygarlığı ülkelerinde yaşayan, kalbi insani vicdanı duyarlılıkta olan, nice insanlar vardır. Kendi ülkelerinde günlerce aylarca, gösteriler yapmışlardır.
Gazze’de yaşanan insani vahşetine ve dramına karşı dimdik ayakta durdular. Batı’da insanlık vicdanına duyarlı olan, nice insanlar bugün elbet Epstein dosyaları karşında, insanlara yaptıkları bu iğrençliklere de aynı duyarlılıkla tepki göstereceklerdir.
Yıllardır bize "Muasır Batı Uygarlığı" diye pazarlanan, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve evrensel etik değerlerin kalesi olduğu iddia edilen Batı Uygarlığı, kendi yarattığı, elit ayrıcalıklı "dokunulmazlar" sınıfının karanlık fantezileri altında, batarak can çekişiyor.
Bu dosyalar, sadece sapkın bir milyarderin ve suç ortaklarının listesi değildir. Bu Epstein dosyaları, Batı Uygarlığı sisteminin, ahlaki üstünlük iddiasının iflası ve bir ölüm belgesidir.
Her zaman yaptıkları gibi, olayı birkaç “çürük elma” diyerek geçiştirmeye çalışacaklardır. Ancak manzara iğrençlikler düzeyinde, bunun çok ötesinde çok büyüktür. Ortalığa saçılan belgelerde, listelerde kimler yok ki? Dosyalarda;
Devlet başkanları, birçok ülkenin Kraliyet ailesinin mensupları, Dünya’nın gidişatına yön veren bilim insanları, ünlü sinema yıldızları ve küresel sermayenin elitleri, yani Batı Uygarlığı sisteminin "beyni" ve "vitrini" olarak sunulan, birçok tanınmış ünlü isimler var. Hepsi o adanın, iğrenç karanlığına, bir şekilde bulaşmış oldukları görülmüştür.
Peki, Batı Uygarlığı neden "bitmiştir" diyoruz? Çünkü bir Uygarlığı, teknolojisiyle değil, ahlaki tutarlılığıyla ayakta durur. Yıllarca Doğu'ya, Afrika'ya, kendi dışındaki dünyaya parmak sallayıp "Kadın hakları", "Çocuk güvenliği" ve "İnsan Hakları" dersi verenler, meğer kapalı kapılar ardında, savunmasız çocuklara karşı, işlenen en iğrenç suçlara, ortaklık etmiş veya göz yummuşlar.
Bu riyakârlık, artık yama tutmaz bir yırtıktır. Düşünün ki, tüm Dünya’yı "demokrasi ve şeffaflık" adına denetleyenler yanında, ülke kurumları bildikleri ve gördükleri halde, bu ağın yıllarca sürmesine müsaade ettikleri görülmüştür. Ana akım medya, bu rezaleti yıllarca "komplo teorisi" diyerek, halının altına süpürmüştür.
Epstein'e ilk yargılamasında, komik cezalar vererek onu korumuşlardır. Bu, bize dayattıkları Batı Uygarlığının sistematik olarak bir çürümesidir. Bu elitlerin birbirini kolladığı, halka ise "ahlak" masallarının anlatıldığı, bir iğrençliğe sahiplenen Batı Uygarlığının bir sistemidir.
Epstein dosyaları, Batı'nın bize tarih kitaplarında öğrettikleri güya "Aydınlanma" çağından beri, taktığı o kibar, rasyonel ve hümanist maskeyi yerle bir ederek düşürmüştür. Batı Uygarlığının İnsanlığa dayattığı sistemler artık çökmüştür.
Batı’nın güçlü elitlerin, İnsanlığa dayattığı bu iğrençlikler, bir bir ortaya çıkmıştır. Batı Uygarlığın bize dayattığı çağdaşlık ve medeniyet naraları altında, sistemleri çürümüş, artık hasta ve kirlidir. Bu rezil kepazelikler içinde, görkemleri yerle bir olmuştur.
Sevgi, Muhabbet ve Dua ile kalın İnşallah
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.