YUSUF IŞIK
DEİZM ( YARADANCILIK ) / ATEİZM ( TANRITANIMAZLIK ) NEDİR?
DEİZM (YARADANCILIK):
Deizm’ in bir diğer adı yaradancılık’ tır. Sadece Rab, Tanrı ya da Allah ‘a yani yaratıcıya inanırlar. Deistler Müslüman, Hristiyan ya da Yahudi değildirler. Deizme göre; tanrı, dünyayı yarattıktan sonra ne din ne de peygamber göndermiştir.
Orta çağ Avrupa’sında kilise baskın bir güçtü ve bilimsel gerçekleri bile reddedebiliyordu. Aydınlanma hareketleri ile birlikte insanlar doğayı anlamaya başlayınca kilisenin yalanları ortaya çıktı. Böylece din kavramı reddedilerek doğal bir din anlayışı olarak deizm benimsendi. 18. Yüzyılda yeni kıta Amerika’ya giden deizm felsefesi, ülkeleri gezdikçe daha da gelişti ve kendine alt formlar oluşturacak kadar geniş bir görüş haline geldi.
Deistler genel olarak ahiret inancı ve buna bağlı olarak sevap ve günah inancı da olmadığı için yasaklar yoktur ancak her şey serbest değildir. Deistler din kavramını reddettikleri için genel olarak kutsal kitaplara, peygamberlere, sevaplara, günahlara, cinlere, şeytanlara, meleklere, ibadete, duaya, cennet ve cehennem kavramlarına inanmazlar. Dua’ da etmezler. Tüm deistlerin aynı şeyi düşündüklerini söylemek mümkün değil.
Din ve peygamber olmadan bir tanrı olduğunu ve bu tanrıyı insanın kendi aklıyla bulacağını söyleyen felsefi bir görüştür. Dinleri ve peygamberleri aradan çıkardığı için deistler tanrıya ulaşmak için doğayı ve mantığı esas alırlar. Temel deist düşünceye göre tanrı bu dünyayı ve insanları yaratmış ancak daha sonra herhangi bir müdahalede bulunmamıştır.
Türkiye’ de deist oranı:
Kesin olarak bilinmemekle birlikte elimizde konu hakkında yapılan bazı anket sonuçları var. Pew Araştırma Merkezi’nin 2019 yılında yaptığı ankete göre katılımcıların % 8 ‘ i için inanç önemsiz. 2020 yılında yapılan Gezici Araştırma anketine göre 20 yaş altı kişilerin % 28,5 ‘i inançsız olduğunu söylüyor. KONDA tarafından 2018 yılında yapılan ankete göre %2 inançsız, % 3 ise kendini ateist olarak tanımlıyor.
Tanrı’ya inanan, evreni yaratan bir tanrı olduğuna inanır. Deizm, peygamberleri, kutsal kitapları, mucizeleri ve dinleri reddeder. Tanrı’nın evrene ve günlük olaylara müdahale etmediğini düşünür. İbadet ya da aracı kurumlar yerine, bireyin kendi aklını kullanarak Tanrı’yı bulabileceğini savunur. Ancak tüm dinleri reddeden ve din, peygamber veya vahiy aracı olmaksızın bireyin akıl, gözlem, sezgi gibi yollarla Tanrı’nın varlığına inanmasına dayalı bir felsefi görüştür. Deizm, Latince’ de ‘’ Tanrı ‘’ anlamına gelen Deus sözcüğünden türemiştir.
Deizm felsefesi doğal dünyaya dair gözlemlerin ve mantığın kaynağını oluşturduğu; dinsel bilgiye dolaysız biçimde, sadece akıl yoluyla ulaşabileceği ilkesini esas alır, bu sebeple vahiy ve peygambere dayalı tüm dinleri reddeder. İlk deist düşünürlerin çoğu Tanrı’nın dünya işleyişine doğrudan müdahale etmediği görüşündedir ve deist felsefe genel olarak canlılara müdahale edip dünya işlerine karışan bir Tanrı inancını kabul etmemektedir.
Evreni yaratan bir Tanrı’nın varlığını kabul eden, ancak peygamberleri, kutsal kitapları, vahiyleri ve organize dinleri reddeden felsefi bir akımdır. Temel deizm görüşüne göre ahiret yani iyi insanların ölünce gideceği bir cennet ya da kötü insanların ölünce gideceği bir cehennem yoktur.
Deizmin Temel İlkeleri
Yaratıcı Tanrı İnancı: Evrenin ve doğanın kusursuz bir düzen içinde var olmasını sağlayan bir ilk neden veya Tanrı vardır.
Tanrı’nın Evrene Müdahale Etmemesi: Tanrı evreni yarattıktan sonra kurallarını koymuştur. Sonrasında günlük olaylara, işleyişine, doğa kanunlarına veya insan hayatına doğrudan karışmaz.
Vahiy, Kutsal Kitap ve Peygamber Yoktur: İnsanlara kutsal kitaplar, melekler ve peygamberler tanrı tarafından gönderilmemiştir; bunlar beşeri eserler olarak görülür.
Akıl Yoluyla Kavrayış: İnsan, Tanrı’yı ve ahlakı anlamak için dinlere değil, yalnızca kendi aklına, mantığına ve gözlemlerine güvenilmesi gerektiği inancıdır.
Mucize ve Sorgulamaya Kapalı: Geleneksel dinlerdeki mucizeler, kehanetler, batıl inançlar ve katı sorgulanamaması kabul edilmez.
Ruhani Kurumların Dışlanması: Kilise, Cami ya da ruhban sınıfı gibi dini otoriteler ve aracı kurumlar reddedilir; İbadet bireysel bir doğa sevgisi veya saygısı olarak kalabilir.
Özellikle son yıllarda dünyada ve ülkemizde deist sayısı artıyor. İnsanlar semavi dinler yerine, deist görüşü benimseyerek dinler dışı bir tanrı olgusu olduğunu düşünmeye başlıyorlar. Deizm bir inanç olduğunu düşünen pek çok insan olmasına rağmen aslında deizm yalnızca felsefi bir görüştür.
ATEİZM (TANRITANIMAZLIK):
Ateizm ya da tanrıtanımazlık; Tanrı’nın varlığını reddeden ( inkar eden ) felsefedir. Evrende Tanrı’nın olmadığını savunan düşünce sistemidir. Tanrı inancını ve dinlerin temellerini akılla, bilimle veya mantıkla bağdaştırmayarak reddeder.
Tanrılara inanmamanın gerekçeleri arasında mantıksal kesin bir kanıt bulunmadığı, dünyadaki acıların, adaletsizliklerin ve kötülüklerin varlığı ile her şeye gücü yeten ve tamamen iyi bir tanrı anlayışının çeliştiği, tutarsız vahiyler olduğu savunulur.
İslam’da cennete girmenin temel şartı Allah’a ve İslam inanç esaslarına iman etmektir. Allah’a ve ahirete inanmadıkları için ateistler cennete giremez. İslam alim leri; Kur’an ayetlerine dayanarak inkar halindeyken ateist’ in yaptığı iyilikleri ahiretteki kurtuluş için yeterli olmadığını, inancın ön koşul olduğunu belirtir. Ancak, bazı ilahiyatçılar samimi bir arayış içinde olan veya zulmetmeyen kişilerin durumu hakkında nihai takdirin yalnızca Allah’a ait olduğunu savunsa da, yaygın görüş imansız cennete girilemeyeceği yönündedir.
Ateistler, herhangi bir Tanrı’nın, yaratıcının veya doğaüstü bir varlığın gerçek olduğuna inanmazlar. Tanrı’nın varlığı lehinde ileri sürülen kanıtları çürütmeye çalışırlar. Bütün dinleri, kutsal kitapları, peygamberleri, büyü, ruhlar, ahiret hayatı, cennet veya cehennem gibi bilimsel kanıtı olmayan kavramları reddeder. Bu nedenle ateistler için ölüm sonrası bir cennet inancı bulunmaz. Genellikle akıl, bilim ve somut kanıtları ön planda tutar.
Ateizm’ in kökleri de eski yunan’ a uzanır. Akıl’ ı dinden bağımsız kılma çabaları ve bu doğrultuda öne sürdükleri çağdaş ateizm’ e gerekçe hazırlamış oldu. İnsanın özgürlüğünün Tanrı’yı inkar la gerçekleşebileceğini öne sürmüşlerdir. Freud, tanrı inancının çaresizlik içindeki insanın çocukluk dönemine dönerek koruyucu bir babaya sığınma ihtiyacından doğduğunu öne sürerek
Ateistler, ölümden sonra ruhun ya da yaşamın devam ettiğine inanmazlar; ölümle birlikte bilincin tamamen bittiğini ve ebedi bir yok oluş yaşanacağına inanırlar. Öldükten sonra yok olmayı, doğmadan önceki zamana veya derin bir uykuya benzetirler. Beyin ve bilincin çalışmayı durdurmasıyla kişinin varlığının tamamen sona erdiğini düşünürler. Bedenin doğaya karışacağını ve temel elementlere döneceğini savunurlar. Hayatın tek ve son şans olduğuna inanarak anlamlı kılmaya odaklanır. Öldükten sonra hayali kavramlarla vakit harcamak yerine yaşanan anı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışırlar.
Ateizm’ in dinsizlik, Ateist’ in de dinsiz olduğunu söylemek çok da anlamlı olmayacaktır. Çünkü dünya üzerinde Budizm gibi ateist dinler de vardır. Dinsizlerin de ateist olduğu söylenebilir; ama bunun her zaman için tersi geçerli değildir. Ateizm kısa bir tanımla dünyanın ve yaşamın ilahi bir güç tarafından yaratıldığını düşünmeyenlerin düşüncesidir.
Temel Özellikleri
Tanım: Evrenin veya yaratıcının varlığını kabul etmeyen felsefi bir düşünce akımıdır.
Dayanak: İnanç yerine akıl, mantık ve bilimsel kanıtları ön planda tutar.
Deizm Karşıtlığı: Tanrı’ya inanan deizm görüşünün tam karşısında yer alır.
Ateizm Türleri
Kurumsal Ateizm: Tanrı’nın varlığını felsefi veya mantıksal olarak reddeden ve savunan görüştür.
Eylemsel Ateizm: Tanrı inancına bağlı ibadetleri, dini kuralları ve otoriteleri hayatında uygulamayan ve reddeden duruştur.
Ölümden Sonraki Yaşam Görüşü
Yok Oluş: Ateistler, ölümle birlikte fiziksel beden ve bilincin son bulduğunu düşünürler.
Doğum Öncesi Gibi: Bu durum, doğmadan önceki döneme veya rüyasız derin bir uykuya benzetilir.
Din Olmaması: Ateizm bir din değildir. Temelinde sadece tanrı inancının reddi yer alır. Bu nedenle her ateistin ölüm sonrasına dair bireysel bir fikri olmasa da, genel bilimsel ve mantıksal yaklaşım yok oluştan yanadır.
Anı Yaşamak: Ölümden sonraki hayata odaklanmak yerine, yaşanan anın ve bu hayatın en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savunur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.