YUSUF IŞIK
ÖLÜM VE KABİR HAYATI
Ölüm, insan, hayvan ve bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi anlamına gelir. İnsan hem maddi bir beden, hem de manevi bir ruh bileşiminden meydana gelir.
Beden, gözle görülen ve dokunulan fiziksel kısımdan oluşur. Yemek, su ve uyku gibi maddi gereksinimleri olup, doğar, büyür, yaşlanır ve hayatı sona erer. Ruh ise bedene canlılık ve bilinç veren görünmez ana yapıdır. Duygu, düşünce ve iradenin kaynağıdır. İkisi birlikte insanı oluşturur. Beden ruhun taşıyıcı ve evidir. Huzurlu bir yaşam için hem bedenin hem ruhun ihtiyaçları dengelenmelidir.
Ölüm, genellikle ‘’ruhun bedenden ayrılması suretiyle kişinin maddi hayat kaynağını yitirmesi‘’ şeklinde tanımlanır. İslam’ a göre ölüm, yok olmak değil; ruhun bedenden ayrılarak bir alemden diğerine, dünya hayatından ahiret hayatına geçiş yapması anlamına gelir.
Bir çok ayet ve hadis’ de belirtildiği üzere yaşatan ve öldüren Allah’ tır. İnsan için çok önemli bir hadise olan ve onun iradesi dışında vuku bulan ölüm fiilini Allah görevlendirdiği melekler vasıtasıyla icra etmektedir.
Başımıza bir musibet (ağır bir hastalık, dayanılmaz acılar, ruhsal sorunlar vb.) geldi diye Allah’ tan ölümü temenni etmemeliyiz. Ölüm kendisine gelmeden önce onu davet etmemeliyiz. ‘’ Allah’ım benim için yaşamak hayırlı olduğu sürece beni yaşat, hakkımda ölüm hayırlı olduğu zaman da beni öldür ‘’ diye dua edilmeli.
Ölüm halindeki kişi, sağ yanına yatırıp kıbleye döndürülmelidir. Eğer yer darlığı yüzünden hastayı kıbleye çevirmek mümkün olmazsa sırt üstü yatırılır ve yüzü ile ayakları kıbleye doğru çevrilir. Bu da yapılamazsa, olduğu gibi bırakılır. Ölüm sırasında kişinin ağzına bir kaşık veya pamukla su verilir.
Hasta can çekişirken ona yardımcı olmak yakınları için bir görev ve sevap bir ameldir. Bu yüzden onun yanında İslam’ ın temel inancını özetleyen ve kişinin Müslüman olmasını sağlayan kelime-i şehadet ( Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü) getirmek ve söylemesine yardımcı olmak sünnettir. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur. ‘’Ölülerinize; ‘’ La ilahe İllallah’ı ‘’ telkin ediniz. Çünkü ölüm halinde onu söyleyen bir mümini bu kelime Cehennem’ den kurtarır ‘’.
Hastanın yanında şehadet ‘’ Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü ‘’ getirilir. O da hatırlayıp şehadet getirsin diye. Kişi vefat edince ağzı kapatılır, bir bez ile çenesi başının üstünden bağlanır. Gözleri yumulur. Elleri yanlarına getirilir. Bunu yaparken dua okunur. Sonra ölünün üstüne bir örtü çekilir. Öldükten sonra yıkanıncaya kadar yanında kuran okumak mekruh (dinen yapılmaması istenen) dur. Öldüğü iyice anlaşılınca hemen yıkanır
İslam’ın Ölüm Anlayışı
- Bir Geçiş Noktası: Ölüm dünya hayatının sonu, ebedi ahiret hayatının ise başlangıcıdır.
- Ruhun Baki Kalması: Beden ölür ve çürür; ancak insanı insan yapan ruh ölmez, varlığını sürdürmeye devam eder.
- İlahi Takdir: Ölüm zamanı ve şekli Allah tarafından önceden belirlenmiştir ve tamamen ilahi iradeye bağlıdır.
Kabir Hayatında Ne Olur?
- Kabirde ilk gece hangi sorular sorulur? Mezarda insan defnedildikten sonra Münker ve Nekir adı verilen iki melek gelir ; kabirde kişiyi sorguya çeker;
Temel kabir soruları ve cevapları 3 tanedir.
Rabbin kimdir? (Cevap: Rabbim Allah’tır),
Dinin nedir? (Cevap: Dinim İslam’dır),
Peygamberin kim? (Cevap: Hz. Muhammed’dir)
Bazı kaynaklara göre ek sorular.
Kitabın nedir? (Cevap: Kur’an-ı Kerim),
Kıblen Neresidir? (Cevap: Kabe’ dir),
İtikatta ve amelde mezhebin nedir? ( Cevap: Hanefi, Şafi vb.)
Kişinin imanı’ nın ve amelin durumuna göre kabir hayatı şekillenir. İnananlar ve iyi kullar için kabir bir cennet bahçesi gibi huzurlu ve hızlı geçer. İnanmayanlar veya günahkarlar için ise amellerine göre sıkıntılı ve azaplı bir süreç olabilir.
Kabir Hayatında Görüşme Olur mu?
- Ruhların Buluşması: İman edip güzel işler yapanlar ve iyilik içinde olan ruhlar, kabir hayatında birbirleriyle görüşür, konuşur ve ziyarette bulunulur.
- Karşılama: Vefat eden bir kişinin ruhu, o alemdeki diğer yakınları ve kalbinde Allah’ın merhametini taşıyan, çevresine sevgi, şefkat ve huzur veren güzel ahlaklı kimseler tarafından karşılanır.
- Derece Durumu: Ruhlar kendi amel ve manevi derecelerine göre bir araya gelir. Eğer anne ve babası da oradaysa aralarında bir tanışma ve buluşma gerçekleşir.
Ölen kişi kıyamet gününe kadar kabir hayatında yaşar. Kabir hayatı dünya ile ahiret arasında bir geçiş bölgesidir. Ruh, bedenimizden ayrıldıktan sonra bu aleme geçer. Bu dönemde zaman dünyadan farklı akar.
Kıyamet Alametleri
Hadisler ve İslam Bilginleri’ ne göre kıyamet alametleri, kıyametin yaklaşmakta olduğunu gösteren işaretlerdir ve küçük alametler ve büyük alametler olmak üzere ikiye ayrılır. Allah’ın Kuran’da verdiği haberlerden biri evrenin yaratıldığı ve bir sonunun olduğu gerçeğidir. Tüm insanlar ve canlılar gibi evrenin de bir ölümü vardır. Milyarlarca senedir işleyen kusursuz düzen her şeyi yaratan Rabbimizin eseridir ve bu düzen O’nun emriyle ve O’nun belirlediği bir zamanda görkemli bir şekilde son bulacaktır.
Kıyametten Sonra Yaşam var mı?
Kıyametten sonra hayat devam edecek, ancak bu yaşam dünya üzerindeki gibi olmayıp ahiret alemin de cennet ve cehennemde sonsuz bir şekilde sürecektir. Mevcut evren ve dünya yok olacak, ardından tüm insanlar yeniden diriltilerek hesaba çekilecektir.
İslami kaynaklara ve rivayetlere göre, ölen kişinin ruhu bedeninden ayrıldıktan sonra yıkandığını, kefenlendiğini ve cenazesine gelenleri, taşıyanları ve defnedenleri görür ve hisseder. Mezara konulana kadar kendi cesedine bakar kimin yıkadığını, nasıl kefenlendiğini fark eder. Cenazenin taşınması, cenaze namazına katılanları ve kabre konuluş anı ruh tarafından müşahede edilir. Ölen kişiler, kabirlerini sonradan ziyaret edenleri ve kendileri için yapılan duaları da bilir ve hisseder.
İslam inancına ve hadislere göre ölüler kabir hayatında ve ahirette birbirlerini tanıyıp görüşebilirler. İyi ve mümin ruhlar birbirleri ile buluşur, dünyadaki halleri konuşur ve sohbet ederler. Azap çeken ruhlar veya cezalandırılan ruhlar, sıkıntılı ve kısıtlı bir durumda oldukları için bu tür serbest görüşmelere ve tanışmalara katılamayabilirler. Cennete giden aile bireyleri ve dostlar orada bir araya gelip birbirlerini tanıyacaktır.
Kıyamette Sorulacak Sorular:
Mahşer gününde herkesin önüne, dünyada iken yaptığı bütün iyilik ve kötülükleri gösteren amel defterleri açılacak. İnsanlar amel defterlerini ellerine aldıktan ve yaptıklarının en ince detayına kadar yazıldığını gördükten sonra Allah Teala tarafından hesaba çekilecektir. Hesap ve sorgulama sırasında amel defterlerinden başka, insanın organları ve yeryüzündeki mevcut insanlar yaptıklarına şahitlik edecektir. Zerre ölçüsü hayır işleyenin mükafatını, kötülük işleyenin cezasını göreceği ve hiçbir adaletsizliğin söz konusu olmayacağı sorgu ve hesap sırasında hadis kaynaklarında belirtilen ve kulun mutlaka cevap vereceği beş temel sorular sorulur.
- Ömrünü nerede ve nasıl tükettiği
- Gençliğini verede ve nasıl geçirdiği
- Malını nereden kazandığı
- Malını nerede harcadığı
- Bildiklerini uygulayıp uygulamadığı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.